TOM BARRACK DOKTRİNİ (3) 12. Türkiye Açısından En Kritik Soru; Türkiye açısından asıl soru: ABD gerçekten Türkiye'yi bölgesel strat...
TOM BARRACK
DOKTRİNİ (3)
12. Türkiye Açısından En Kritik Soru; Türkiye açısından asıl soru: ABD gerçekten Türkiye'yi bölgesel stratejik ortak olarak
yeniden merkeze mi alıyor, yoksa Türkiye'yi kendi bölgesel mimarisinin
uygulayıcı gücü olarak mı kullanıyor?
İki ihtimal birbirinden farklıdır. Birinci ihtimal:
Türkiye gerçek stratejik ortak olur. Bu durumda: Suriye'nin bütünlüğü
desteklenir, PKK/YPG yapılanması tasfiye
edilir, Irak'la güvenlik işbirliği artırılır, Türkiye'nin bölgesel rolü güçlenir.
İkinci ihtimal: Türkiye ABD stratejisinin bölgesel
uygulayıcısı olur. Bu durumda Washington: Türkiye'nin askerî
kapasitesini kullanır, Kürt dosyasını Türkiye üzerinden yeniden yapılandırır,
İran'a karşı Ankara'yı denge unsuru yapar, İsrail ile Türkiye arasındaki
çatışmayı kontrol eder. Dolayısıyla
Türkiye açısından stratejik özerklik meselesi kritik hale gelir.
13. “Kürt
Devleti” Senaryosundan “Kürt Aktörlerinin Entegrasyonu” Senaryosuna; Burada önemli bir paradigma
değişikliği görülebilir. Önceki dönem için tartışılan model: Irak Kürdistanı Suriye Kürt bölgesi +
İran Kürtleri + Türkiye Kürt siyaseti üzerinden
bölgesel bir Kürt jeopolitiğinin oluşmasıydı. Yeni dönemde ise Washington açısından daha uygulanabilir
görünen model: Irak'ta federal
Kürt bölgesi, Suriye'de merkezi
devlet içinde Kürt siyasi hakları, Türkiye'de
silahsız siyasi süreç, İran'daki
Kürt aktörlerle ilişkiyi sürdürme şeklinde
olabilir. Bu nedenle: ABD'nin Kürt politikasının mutlaka
“bağımsız Kürdistan” hedefi üzerinden okunması analitik açıdan yetersiz
kalabilir.
Daha gerçekçi soru şudur: Washington, Kürtleri
hangi devletlerin sınırları içerisinde ve hangi siyasal statüyle kendi bölgesel
güvenlik mimarisinin parçası haline getirmek istiyor?
14. En Büyük
Risk: Türkiye–İsrail Çatışması; Barrack'ın karşı karşıya olduğu en zor meselelerden
biri budur. Türkiye'nin
Suriye'deki askerî ve siyasi etkisinin artması İsrail açısından güvenlik sorunu
olarak algılanabilir. İsrail'in
Suriye'deki askerî operasyonları ise Ankara'nın doğrudan güvenlik çıkarlarına
dokunabilir.
2026'daki hava saldırısı tartışması bu riskin teorik
olmadığını göstermiştir. Washington bu nedenle Türkiye, İsrail ve Suriye
arasında doğrudan iletişim ve çatışmayı önleme mekanizması kurmaya
çalışmaktadır. Dolayısıyla Barrack'ın
rolü burada: “taraf tutmak”tan çok “çatışmayı yönetmek” haline
gelmektedir.
15. Doktrinin
Muhtemel Nihai Hedefi Bütün dosyalar birlikte değerlendirildiğinde ortaya şu tablo çıkmaktadır: ABD'nin
olası bölgesel modeli; Türkiye, Suriye’nin istikrarı, Irak’ın bütünlüğü,
Kürtlerin kontrollü entegrasyonu, İranın çevrelenmesi, İsrailin güvenlik kaygılarının yönetilmesi, enerji ve
ulaşım koridorlarının yeniden kurulması, ABDnin bölgedeki askeri yükünün
azaltılması hedeflenmektedir.
Bu son nokta özellikle önemlidir. ABD'nin hedefi her
bölgede doğrudan askerî güç bulundurmak yerine yerel ve bölgesel ortakların
kapasitesini kullanarak bölgesel düzen kurmak olabilir.
16.Türkiye
İçin Stratejik Sonuç; Türkiye açısından bu yeni dönemin en önemli sonucu şudur: Washington'ın Türkiye'ye ihtiyacı
artmış olabilir; fakat Türkiye'nin Washington'a bağımlılığı aynı ölçüde artmak
zorunda değildir.
Ankara; Suriye, Irak, Katar, Körfez, Azerbaycan, Orta
Asya, Rusya, Avrupa ile çok yönlü ilişkiler geliştirdiği ölçüde pazarlık
kapasitesini artırabilir. Dolayısıyla Türkiye'nin izlemesi gereken strateji: ABD'nin
yeni bölgesel mimarisinin pasif unsuru olmak değil, bu mimarinin oluşumunda
kendi güvenlik ve ekonomik çıkarlarını belirleyen aktör olmak.
17. Sonuç:
“Barrack Doktrini”nin Jeopolitik Formülü; Bu analiz sonucunda “Tom Barrack Doktrini” şu şekilde
formüle edilebilir: Türkiye'yi kaybetmeden Kürtleri kaybetmemek; Kürtleri
kaybetmeden Suriye'yi parçalamamak; Suriye'yi parçalamadan İsrail'in
güvenliğini sağlamak; bütün bunları yaparken İran'ın bölgesel nüfuzunu
sınırlamak ve ABD'nin doğrudan askerî yükünü azaltmak.
Bu nedenle doktrinin temel denklemi: TÜRKİYE-
SURİYE- IRAK- KÜRTLER- İSRAİL- İRAN dosyalarının birbirinden bağımsız
değil, tek bir bölgesel güvenlik sistemi içinde yönetilmesidir.
Ancak burada çok önemli bir metodolojik uyarı
bulunmaktadır: “Tom Barrack Doktrini” Washington'ın resmî olarak
adlandırdığı bir doktrin değildir. Bu kavram, Barrack'ın görev alanı ve
açıklamalarından hareketle oluşturulan analitik bir tanımlamadır. Barrack'ın
Türkiye, Suriye ve Irak dosyalarını aynı çerçevede yürütmesi bu kavramın
kullanılmasını anlamlı kılmaktadır. ABD, burada doğrudan muhatap olmayı gözden
kaçırmak ve muhatap devletleri küçümser bir psikoloji ile TOM Barrack’ı muhatap
hale getirmiştir.
Nesim Yalvarıcı
Temel kaynaklar
- ABD
Büyükelçiliği/Tom Barrack'ın Türkiye ve Suriye görevleri üzerine
açıklamalar.
- Türkiye
Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, Tom Barrack görüşmeleri, 2025–2026.
- Anadolu
Ajansı, Barrack'ın Antalya Diplomasi Forumu 2026 açıklamaları.
- Reuters,
Türkiye–İsrail–Suriye çatışmasızlık mekanizması ve Suriye gelişmeleri.
- Reuters,
SDF'nin Suriye devlet yapısına entegrasyonu ve Türkiye'nin yaklaşımı.
- Rudaw,
Tom Barrack'ın ABD–Kürt ilişkileri ve Irak açıklamaları.
- Kürdistan
Bölgesel Hükümeti, Barrack–Mesrur Barzani görüşmesi.
- Mesud
Barzani Başkanlığı, Barrack görüşmesi.
- Associated
Press, Barrack'ın İsrail'in Suriye saldırıları ve Golan açıklamalarına
ilişkin değerlendirmeleri.
YORUMLAR