TOM BARRACK DOKTRİNİ (1) ABD; kendi ülkesini cennete çevirmek arzusu ile dünyayı cehenneme çevirme ideali taşımaktadır. Dünyanın her yer...
TOM BARRACK
DOKTRİNİ (1)
ABD; kendi
ülkesini cennete çevirmek arzusu ile dünyayı cehenneme çevirme ideali
taşımaktadır. Dünyanın her yerindeki kaynakların ABD’ye akışını sağlamak üzere,
her değeri, her medeniyeti yıkmakta asla tereddüt etmemektedir. Zengin petrol
Kaynaklarını, yeraltı madenlerini, su kaynaklarını elde edebilmek üzere, kendi
emperyalist emelleri için “”demografik mühendislik yapmak üzere, Müslüman
ülkeleri tasarımlamak üzere bir görev yürütmektedir.
“Tom Barrack
Doktrini: ABD’nin Türkiye–Suriye–Irak–İsrail–Kürt Dosyasını Birleştiren
Bölgesel Stratejisi” başlığıyla çok daha derin, emperyalist bir jeopolitik doktrindir.
“Tom Barrack
Doktrini”ni resmî olarak ilan edilmiş bir ABD doktrini gibi sunmadan,
Barrack’ın 2025–2026 dönemindeki görevleri, açıklamaları ve Washington’ın
Türkiye–Suriye–Irak–İsrail–Kürt dosyalarında ortaya çıkan politika eşgüdümünü
açıklamak için analitik bir kavram olarak kurulabilir. Özellikle önemli
bir gelişme, Barrack’ın 2026’da Türkiye büyükelçiliğinin yanı sıra Suriye ve
Irak özel temsilciliği görevlerini üstlenmesi ve Türkiye–Suriye–Irak
hattını ABD açısından tek bir stratejik alan olarak tarif etmesidir. Bölgede
gelişmekte olan ve gelişen bütün siyasi, ekonomik ve askeri problemlerin
kaynağı ABD dir. Bu problemleri sevk ve idare eden şahıs ise,TOM Barracktır.
ABD politikalarını,izole edebilmek için de,” Tom Barrack doktrini” olarak
sunmaktadırlar. Bu yazı dizimizde bunun anlaşılmasına katkı sağlamak arzusundayım.
“Tom Barrack Doktrini: ABD’nin
Türkiye–Suriye–Irak–İsrail–Kürt Dosyasını Birleştiren Bölgesel Stratejisi”
başlığıyla çok daha derin, kaynakçalı bir jeopolitik doktrindir.
“Tom Barrack
Doktrini”ni resmî olarak ilan edilmiş bir ABD doktrini gibi sunmadan,
Barrack’ın 2025–2026 dönemindeki görevleri, açıklamaları ve Washington’ın
Türkiye–Suriye–Irak–İsrail–Kürt dosyalarında ortaya çıkan politika eşgüdümünü
açıklamak için analitik bir kavram olarak kurulabilir.
Özellikle önemli bir gelişme, Barrack’ın 2026’da Türkiye
büyükelçiliğinin yanı sıra Suriye ve Irak özel temsilciliği görevlerini
üstlenmesi ve Türkiye–Suriye–Irak hattını ABD açısından tek bir stratejik alan
olarak tarif etmesidir.
ABD’nin
Türkiye–Suriye–Irak–İsrail–Kürt Dosyasını Birleştiren Bölgesel Stratejisi
Jeopolitik Analiz Raporu¸2025–2026 döneminde Tom Barrack'ın
Washington tarafından Türkiye Büyükelçisi, Suriye Özel Temsilcisi ve Irak
dosyasında özel temsilci olarak konumlandırılması, klasik diplomatik görev
dağılımından daha geniş bir bölgesel koordinasyon işlevine işaret etmektedir.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı da Barrack'ı Haziran 2026'da “ABD'nin Ankara
Büyükelçisi ve Suriye ve Irak Başkanlık Özel Temsilcisi” olarak tanımlamıştır.
Bu nedenle “Tom Barrack Doktrini” kavramı, Washington
tarafından resmen ilan edilmiş bir doktrin değil, ABD'nin Türkiye, Suriye,
Irak, İsrail ve Kürt siyasi/askerî aktörleri arasındaki ilişkileri daha
bütünleşik bir bölgesel denklem içinde yönetme eğilimini açıklamak için
kullanılabilecek analitik bir model olarak ele alınmalıdır.
Bu modelin merkezinde beş temel hedef olduğu ileri
sürülebilir: Suriye'nin parçalanmasını önlemek fakat Suriye'yi ABD açısından
yönetilebilir bir yapıya dönüştürmek, Türkiye'yi Suriye ve Irak
dosyalarında temel bölgesel ortak haline getirmek, Kürt siyasi ve askerî
aktörlerini tamamen kaybetmeden yeni bölgesel düzen içine entegre etmek, İran'ın
Suriye–Irak–Lübnan hattındaki etkisini sınırlandırmak, İsrail ile
Türkiye arasındaki doğrudan çatışma riskini kontrol altında tutarak İsrail'in
güvenlik çıkarlarını korumak.
Bu yaklaşım, Barrack'ın Irak, Suriye ve Türkiye'yi
bölgesel istikrar açısından aynı stratejik eksende değerlendiren
açıklamalarıyla birlikte okunabilir.
1. “Tom
Barrack Doktrini” Neyi İfade Ediyor? Buradaki “doktrin” kavramı hukuki veya resmî bir ABD
doktrini anlamında kullanılmamalıdır. Daha
doğru tanımlama: Tom Barrack
Doktrini, ABD'nin Türkiye, Suriye ve Irak arasındaki jeopolitik bağlantıları
tek bir stratejik dosya halinde yönetirken, Kürt aktörlerini ve İsrail'in
güvenlik kaygılarını bu yeni bölgesel düzenin içerisine yerleştirme arayışını
ifade eden analitik bir çerçevedir.
Barrack'ın 2026'da Türkiye, Suriye ve Irak'ı birlikte
ele alan açıklamaları bu yaklaşımın önemli göstergelerindendir. Burada dikkat çekici nokta şudur: Türkiye
artık yalnızca NATO müttefiki olarak değil, Suriye ve Irak'ın geleceğini
etkileyebilecek temel bölgesel güç olarak ele alınmaktadır. Dolayısıyla
Washington açısından Ankara'nın dışarıda bırakıldığı bir Suriye veya Irak
düzeninin sürdürülebilirliği zorlaşmaktadır.
2. Neden
Barrack? Barrack'ın
görevlendirilmesindeki en önemli stratejik unsur, farklı dosyaları aynı
diplomatik merkezde birleştirmesidir.
|
Dosya |
Barrack'ın konumu |
|
Türkiye |
ABD
Büyükelçisi |
|
Suriye |
Özel
Temsilci |
|
Irak |
Özel
Temsilci |
|
Kürt
aktörler |
Suriye ve
Irak dosyaları üzerinden |
|
İsrail |
Suriye
güvenliği ve bölgesel denge üzerinden |
|
İran |
Irak–Suriye–Lübnan
hattı üzerinden |
Bu yapı Washington'a Ankara–Bağdat–Şam–Erbil
hattını aynı diplomatik mekanizma içerisinde değerlendirme imkânı
sağlamaktadır. Nitekim Barrack'ın Kürt Bölgesi yönetimiyle doğrudan temasları
da bulunmaktadır. Şubat 2026'da Mesud Barzani ile görüşmesinde ABD'nin Irak ve
Kürt Bölgesi ile ilişkilerini ve ortaklığını vurguladığı bildirildi.
Mart 2026'da ise Mesrur Barzani ile görüşerek Irak,
Kürt Bölgesi ve bölgesel gelişmeleri ele aldı. Bu nedenle Barrack'ın görevi yalnızca “Suriye'deki
Amerikan politikasını yürütmek” değildir. Daha geniş perspektiften
bakıldığında: Barrack, ABD'nin Türkiye merkezli yeni Suriye–Irak
düzenlemesinin diplomatik koordinatörü olarak değerlendirilebilir.
3. Türkiye
Dosyası: Washington Ankara'yı Yeniden Merkeze mi Alıyor? ABD'nin Suriye politikasındaki en
önemli değişimlerden biri, Türkiye'nin dışarıda bırakıldığı önceki modellerin
sürdürülebilirliğinin sorgulanmasıdır. Türkiye: NATO üyesidir, Suriye ile
doğrudan sınır paylaşmaktadır, Irak'ın kuzeyinde güvenlik kapasitesine
sahiptir, Suriye'nin yeni yönetimi üzerinde önemli nüfuza sahiptir, Kürt
silahlı yapılanmaları konusunda doğrudan güvenlik çıkarına sahiptir, Rusya ve
İran'la aynı anda ilişki kurabilmektedir. Bu nedenle Washington açısından Türkiye'nin
devre dışı bırakıldığı bir bölgesel mimari oldukça maliyetlidir. Barrack'ın
Ankara'daki görevi ile Suriye ve Irak dosyalarının aynı kişide toplanması bu
açıdan anlamlıdır.
4. Suriye:
Yeni Bölgesel Düzenin Merkez Ülkesi; Suriye, Barrack modelinin merkezinde bulunmaktadır. Çünkü Suriye aynı anda: Türkiye–Kürtler–İran–İsrail–ABD–Rusya–Arap
ülkeleri arasındaki rekabetin
kesişme noktasıdır.
ABD'nin önündeki temel sorun şudur: Suriye parçalanırsa:Türkiye'nin
güvenlik endişeleri büyür, İsrail'in kuzey güvenlik sorunu büyür, İran'ın
yeniden nüfuz alanı oluşturması mümkün olabilir, Irak'ın istikrarı
zarar görebilir, Kürt siyasi/askerî yapılarının
statüsü belirsizleşir.
Suriye merkezîleşirse: Washington; Türkiye ile daha
kolay koordinasyon sağlayabilir, İsrail'in güvenlik kaygılarını yönetebilir,
İran'ın etkisini sınırlayabilir, Kürt silahlı yapılarının geleceğini yeniden
düzenleyebilir. Bu nedenle ABD açısından yeni Suriye modeli: “Suriye'nin
parçalanması değil, kontrollü bütünleşmesi” şeklinde okunabilir. (Devam
edecek…)
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR