KÜRTLERİN ETNİK KÖKENİ ÜZERİNE TARİHSELVE BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR (1) Britannica, Rus Şarkiyatçılığı, Minorsky, Nikitin, Encyclopaedia Iran...
KÜRTLERİN
ETNİK KÖKENİ ÜZERİNE TARİHSELVE BİLİMSEL YAKLAŞIMLAR (1)
Britannica, Rus Şarkiyatçılığı,
Minorsky, Nikitin, Encyclopaedia Iranica, TDV ve Modern Genetik Bulguların
Karşılaştırmalı İncelenmesi
Kürtlerin etnik ve tarihsel kökeni, XIX. yüzyıldan
itibaren Batılı, Rus, Osmanlı ve daha sonra Sovyet araştırmacılarının üzerinde
çalıştığı tartışmalı konulardan biridir. Tartışmanın temelinde Kürtlerin antik
çağdaki hangi topluluklarla ilişkilendirilebileceği, Kürtçe'nin tarihsel
kökeninin hangi dil gruplarıyla bağlantılı olduğu ve modern Kürt kimliğinin
hangi tarihsel süreç içerisinde oluştuğu soruları bulunmaktadır.
Eski Encyclopaedia Britannica metinlerinde
Gutiler/Gūtūlar “Turanian tribe” olarak nitelendirilmiş, bunların Medlerle
birleşerek zaman içerisinde “Aryanized” oldukları ileri sürülmüştür. Bununla
birlikte aynı metin Kürtçeyi eski Farsçanın bir lehçesi olarak değerlendirmiş
ve Kürtçenin “Aryan stock” içerisinde bulunduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla
Britannica'nın eski kullanımındaki “Turanian” kavramının bugünkü “Türkî” veya
“Türk kökenli” kavramıyla özdeşleştirilmesi düşünülebilir..
Modern karşılaştırmalı dilbilim ise Kürtçeyi
Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-İran kolunda, İranî diller içerisinde
sınıflandırmaktadır. TDV İslâm Ansiklopedisi de Kürtçeyi İranî dillerin
kuzeybatı grubuna yerleştirmekte, ancak Medce ile Kürtçe arasındaki ilişkinin
doğrudan belgelenmesinin, günümüze ulaşmış yeterli Medce metin bulunmaması
nedeniyle güç olduğunu özellikle belirtmektedir.
Modern genetik araştırmalar ise daha karmaşık bir
tablo ortaya koymaktadır. Kürt grupları genel olarak Batı Asya nüfuslarıyla
yakınlık göstermekte, Orta Asya nüfuslarından uzaklaşmakta ve
Zagros–Anadolu–Kuzey Mezopotamya coğrafyasındaki uzun süreli nüfus sürekliliğine
işaret eden sonuçlar vermektedir. Bu bulgular, “dil = biyolojik soy” şeklindeki
basit eşitlemelerin bilimsel olarak yeterli olmadığını göstermektedir.
Bu çalışma, dolayısıyla Kürtlerin kökeni sorununu dil,
tarih, etnogenez (bir halkın ortaya çıkışı), coğrafya ve genetik boyutlarını birbirinden ayırarak
incelemektedir.
1. “Kürtlerin Kökeni”
Sorununun Bilimsel Çerçevesi
“Kürtler hangi kavimden gelmektedir?” sorusu ilk
bakışta basit görünmesine rağmen aslında birbirinden farklı en az beş soruyu içermektedir:
- Kürt
adı tarihî kaynaklarda ne zaman ortaya çıkmaktadır?
- Modern
Kürtlerin yaşadığı coğrafyanın eski halkları kimlerdir?
- Kürtçe
hangi dil ailesine mensuptur?
- Antik
Guti, Karduk, Cyrtii, Med ve diğer Zagros toplulukları modern Kürtlerle ne
ölçüde ilişkilendirilebilir?
- Modern
Kürt nüfuslarının genetik yapısı hangi eski nüfuslarla ilişkilidir?
Bu soruların her birinin kanıt türü farklıdır. Örneğin
Kürtçenin İranî bir dil olması, karşılaştırmalı dilbilim aracılığıyla
incelenebilir. Ancak bundan otomatik olarak “Kürtlerin tamamı İranî kökenli
biyolojik bir halktır” sonucu çıkarılamaz. Dil itibarıylal; Lur ve Belucilerin
konuştuğu eski Farsçadır.
Benzer biçimde bir antik topluluğun genetik olarak
modern Kürtlere yakın bulunması, o topluluğun “Kürt” olduğunu tek başına
kanıtlamaz. Bu nedenle Kürt etnogenezini incelemek için şu ayrımın yapılması
gerekir: Dilsel sınıflandırma, etnik kimlik, biyolojik soy, siyasi kimlik.
2. Eski
Britannica ve “Turanian” Meselesi
Kürtlerin kökeni konusunda en fazla yanlış yorumlanan
belgelerden biri eski Encyclopaedia Britannica maddeleridir. 1911 Britannica'nın
“Kūrdistān” maddesinde Gūtū/Gutiler hakkında oldukça dikkat çekici bir ifade
bulunmaktadır. Metin, Gutileri açık biçimde “Turanian tribe” olarak
nitelendirmekte ve bunların daha sonra Medlerle birleştiğini, yüksek İran ve
Anadolu platolarındaki halkların zaman içinde “Aryanized” olduğunu ileri
sürmektedir. Aynı Britannica maddesi ise Kürtçeyi: eski Farsçanın bir lehçesi olarak
değerlendirmekte ve Kürtçenin “Aryan stock” içerisinde bulunduğunu ifade
etmektedir. Bu iki ifade birlikte değerlendirildiğinde Britannica'nın XIX. ve
XX. yüzyıl başındaki tarih anlayışının bugünkü terminolojiden oldukça farklı
olduğu görülmektedir.
2.1. Buradaki kritik problem:
“Turanian” ne demekti?
XIX. yüzyıl Avrupa bilim literatüründe Turanian
kavramı bugünkü “Türkî” anlamında kullanılmıyordu. Bu kavram zaman zaman: Hint-Avrupa
olmayan Asya dilleri, Orta Asya halkları, Mezopotamya'nın bazı eski toplulukları,
Ural-Altay olarak düşünülen gruplar, hatta birbirleriyle doğrudan akrabalığı
kanıtlanmamış çeşitli halklar için kullanılan geniş ve bugün büyük ölçüde terk
edilmiş bir sınıflandırmaydı. Dahası, 1911 Britannica'nın “Persia” maddesinde
“Turanian” ile “Turks” arasında açık bir ayrım yapılmakta ve Turan/Turanian
kavramının daha sonraki Türklerle özdeş olmadığı belirtilmektedir. Bu iddia
İngilizlerin “Türk” olgusunun zayıf gösterilerek, Türklerin milletler
ailesindeki köklü yerini almak istemeyişinden kaynaklanan duygusal bir
karardır. Dolayısıyla: “Britannica Kürtleri Türk olarak kabul ediyordu.”
sonucu eski metinden çıkarılamaz. Fakat bundan daha önemli başka bir sonuç
çıkar: Eski Batı literatüründe Kürtlerin oluşumunda Turani olarak
adlandırılan eski Zagros topluluklarının rolünü tartışan ciddi bir tarihsel
yaklaşım bulunmaktaydı. Bu ikinci ifade tarihsel belgeyle desteklenmektedir.
(Devam edecek…)
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR