KÜRT SİYASETİ, BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK VE BÜYÜK GÜÇLERİN JEOPOLİTİK REKABETİ (2) İsrail faktörü: Kürt meselesi ile İsrail'in bölgese...
KÜRT
SİYASETİ, BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK VE BÜYÜK GÜÇLERİN JEOPOLİTİK REKABETİ (2)
İsrail faktörü: Kürt meselesi ile
İsrail'in bölgesel güvenlik stratejisi; Kürt siyasi aktörlerinin İsrail ile ilişkileri de
bölgesel jeopolitik açısından önemlidir. İsrail'in bazı Kürt siyasi
aktörleriyle temas kurması yeni değildir. Ancak buradan hareketle bütün Kürt
hareketlerinin İsrail tarafından yönetildiği veya Kürtlerin tamamının İsrail'in
bölgesel projesinin parçası olduğu sonucuna varmak doğru değildir. Daha
doğru analiz, İsrail'in tarihsel olarak Arap devletlerinin çevrelenmesi ve
rakip bölgesel güçlerin dengelenmesi bağlamında devlet dışı aktörlerle
ilişkiler geliştirmesidir. Bu bağlamda Kürtler, İsrail açısından zaman
zaman Türkiye, İran, Irak ve Suriye gibi devletlerin bulunduğu bölgesel
denklemde stratejik bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
Bununla birlikte "Kürtlerin toprak talepleri
doğrudan Arz-ı Mevud projesinin parçasıdır" şeklindeki iddianın kesin bir
tarihsel veya devlet politikası kanıtı olarak sunulması mümkün değildir.
İsrail'in güvenlik ve sınır stratejileri ile bazı Kürt siyasi hareketlerinin
coğrafi talepleri arasında dönemsel çıkar kesişmeleri bulunabilir; fakat bu
durum otomatik olarak tek merkezden yönetilen bir proje anlamına gelmez. Ne var
ki, İsrail Kürtleri; bölgedeki unsurları zayıf düşürmek ve öncü kuvvet olarak
kullanmak noktasında yönlendirmeleri mevcuttur.
Nitekim 2026'daki Suriye gelişmeleri de İsrail'in
güçlü ve merkezî bir Suriye devletine ilişkin kaygılarının bulunduğunu
göstermektedir. Polonya merkezli OSW'nin değerlendirmesine göre Suriye'nin
parçalanması İsrail açısından bazı stratejik avantajlar sağlayabilecek bir
gelişme olarak görülürken, Şam'ın yeniden güçlenmesi İsrail açısından yeni bir
stratejik sorun yaratmaktadır.
Dolayısıyla İsrail-Kürt ilişkisini "ideolojik kardeşlik
“ten ziyade konjonktürel jeopolitik çıkarların kesişmesi üzerinden
değerlendirmek daha açıklayıcıdır.
ABD'nin Kürt politikası: vekil güç, güvenlik
ortaklığı ve enerji-jeopolitik bağlantısı; Amerika Birleşik Devletleri'nin özellikle Suriye ve
Irak'taki Kürt aktörlerle ilişkisi, son yıllarda bölgesel güvenlik mimarisinin
önemli parçalarından biri olmuştur. Suriye'de SDG, IŞİD'e karşı
mücadelede ABD'nin temel yerel ortaklarından biri hâline gelmiştir. Bu ortaklık
Kürt siyasi ve askerî yapılarına ciddi bir askerî kapasite kazandırmıştır. Ancak
burada temel bir jeopolitik gerçek ortaya çıkmıştır: ABD'nin desteği
Kürtlerin bağımsız devlet hedefini desteklemekle aynı şey değildir.
Washington açısından SDG'nin değeri öncelikle IŞİD'le
mücadele, Suriye'nin güvenlik dengesi, İran'ın bölgesel etkisinin
sınırlandırılması ve bölgesel istikrarın yönetilmesi bağlamında ortaya
çıkmıştır. 2026'daki gelişmeler bu gerçeği açık biçimde göstermiştir. Daha önce
SDG'nin önemli destekçisi olan Washington, Suriye'deki yeni devlet
yapılanmasıyla işbirliğini artırmış ve SDG'nin Suriye devletine entegrasyonuna
karşı çıkmamıştır.
Bu durum Kürt siyasi hareketleri açısından önemli bir
ders taşımaktadır: Büyük güçlerin desteği çoğu zaman stratejik çıkarların
ürünüdür; kalıcı bir siyasi taahhüt değildir.
İran'daki Kürt muhalif hareketler bakımından da benzer
bir tablo görülmektedir. 2026 İran-ABD/İsrail savaşı sırasında İran Kürt
gruplarının potansiyel olarak kullanılması tartışılmış, ancak bu grupların
geniş çaplı bir askerî operasyon gerçekleştirme kapasitesi ve toplumsal desteği
konusunda ciddi şüpheler ortaya çıkmıştır.
Rusya'nın Kürt siyaseti: destek
değil, kaldıraç politikası Rusya'nın Kürt siyasi aktörleriyle ilişkisi de benzer biçimde okunmalıdır.
Moskova'nın temel amacı bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasını sağlamak
değildir. Rusya açısından Kürt aktörler; Türkiye'ye karşı diplomatik baskı
unsuru, Suriye'deki pazarlıkların bir parçası, ABD'nin bölgesel etkisini
dengeleme aracı, Suriye'deki askerî varlığını destekleyen bir unsur, Irak ve
Suriye'deki enerji ve ulaşım hatları üzerinde nüfuz sağlayabilecek bir araç olarak
değerlendirilebilmektedir.
Rusya'nın Suriye Kürtleriyle ilişkileri tarih boyunca faydacı
(pragmatik) olmuştur. Washington Institute'un değerlendirmesine göre Moskova,
Suriye'deki Kürt aktörlerle ilişkilerini Suriye rejimiyle yürüttüğü daha geniş
müzakerelerin bir parçası olarak kullanmış; aynı zamanda Irak Kürtleri ile de
ilişkilerini sürdürmüştür.
Bu nedenle Kürt siyasi aktörlerinin hem Washington hem
Moskova ile aynı anda ilişki kurması bir "çok yönlü diplomasi" olarak
görülebilir. Fakat bunun önemli bir riski vardır:
Büyük güçler arasındaki rekabetin derinleştiği
dönemlerde Kürt aktörleri pazarlık gücü kazanabilir; büyük güçler arasında
uzlaşma oluştuğunda ise aynı aktörler pazarlık konusu hâline gelebilir. Suriye'de 2026'da yaşanan
gelişmeler bunun somut örneklerinden biridir.
İran'ın Kürt meselesi: güvenlik
sorunu ile bölgesel nüfuz mücadelesi; İran açısından Kürt meselesi yalnızca bir etnik sorun
değildir. Tahran, ülkenin batı ve kuzeybatısındaki Kürt bölgelerini; Irak
Kürtleri, Türkiye, Suriye, Irak-İran sınırı ile bağlantılı geniş bir güvenlik
kuşağının parçası olarak değerlendirmektedir. Bu nedenle İran, Kürt
siyasi hareketlerini hem iç güvenlik hem de dış politika bağlamında ele
almaktadır.
2026'daki ABD-İsrail-İran savaşı sırasında İran'ın
Irak Kürt bölgesindeki İranlı Kürt muhalif gruplara yönelik füze ve insansız
hava aracı saldırıları gerçekleştirmesi, Kürt meselesinin İran açısından
doğrudan askerî güvenlik meselesi olduğunu göstermiştir.
Burada İran'ın tarihsel Pers mirasına ilişkin politik
söylemi de dikkate alınabilir. Ancak bunu "İran'ın yeniden Pers
İmparatorluğu kurma projesi" şeklinde tek başına açıklamak yetersizdir. İran'ın
bölgesel politikasının arkasında tarihsel-kültürel kimliğin yanında güvenlik
kuşağı oluşturma, sınır güvenliği, enerji yolları, Şii siyasi ağları ve
bölgesel caydırıcılık gibi çok daha somut faktörler bulunmaktadır.
Bu nedenle Kürt meselesi İran açısından hem içeride
yönetilmesi gereken bir kimlik meselesi hem de dış güçlerin İran'a karşı
kullanabileceği potansiyel bir jeopolitik araçtır. (devam edecek…)
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR