SÖMÜRGE VALİSİ TOM BARRACK (3) Barrack neden "sömürge valisi" görüntüsü veriyor? Bunun üç nedeni var. Birincisi, görev alanını...
SÖMÜRGE
VALİSİ TOM BARRACK (3)
Barrack neden "sömürge valisi" görüntüsü veriyor? Bunun üç nedeni var. Birincisi,
görev alanının olağanüstü genişlemesi. Ankara Büyükelçiliği, Suriye Özel
Temsilciliği, Irak dosyasının eklenmesi, onu yalnızca Türkiye'deki Amerikan
diplomatı olmaktan çıkarıp Levant ve Mezopotamya'daki Amerikan politikasının
önemli koordinatörlerinden biri haline getiriyor.
İkincisi, kullandığı dil. Türkiye, Suriye ve Irak'ı tek
stratejik alan olarak değerlendirmesi ve bu alanı dengeleyecek Amerikan
temas/nüfuz mekanizmasından söz etmesi, klasik devletlerarası diplomasi
dilinden daha "üstten düzenleyici" bir görüntü oluşturuyor.
Üçüncüsü, bölgesel aktörlerin davranışlarını eşzamanlı
olarak düzenlemeye çalışması. Türkiye–Suriye ilişkileri, İsrail–Suriye ilişkileri,
Türkiye–İsrail gerilimi ve Lübnan–İsrail görüşmeleri gibi birbirinden farklı
dosyalarda Barrack'ın aynı anda görünür olması, bu algıyı güçlendiriyor. Özellikle
son Suriye hava üssü krizinde Washington'ın Türkiye, İsrail ve Suriye arasında
çatışmayı önleyici mekanizma kurmaya çalışması bunun somut örneği.
Fakat önemli
bir karşı argüman da var; Barrack'ın gerçekten "sömürge valisi" olduğunu söylemek analitik
olarak fazla ileri gidebilir. Çünkü
ABD'nin istediği her şey otomatik olarak gerçekleşmiyor. Türkiye'nin
kendi ordusu, ekonomisi, diplomatik ilişkileri ve Suriye'deki sahadaki
kapasitesi var. İsrail de Washington'ın her önerisini kabul etmiyor. Nitekim Barrack'ın
son günlerde İsrail'in Suriye saldırısı konusunda yaptığı eleştiriler
Washington–Tel Aviv arasında da görüş ayrılıklarının bulunabildiğini
gösteriyor.
Ayrıca Barrack'ın Golan açıklamasını 23 Ağustos'ta geri çekmesi
de önemli. Trump'ın 2019'da İsrail egemenliğini tanıyan politikasının
değişmediğini özellikle vurguladı.
Bu nedenle Barrack'ı "ABD'nin Ortadoğu'daki
sınırsız gücünün temsilcisi" olarak değil, ABD'nin bölgesel güçleri
birbirleriyle dengeleyerek Amerikan çıkarlarını koruma stratejisinin görünür
uygulayıcılarından biri olarak değerlendirmek daha sağlamdır.
ABD'nin hedefi ne? Benim değerlendirmeme göre Trump
dönemindeki bu yaklaşımın temel hedefi: Ortadoğu'yu doğrudan Amerikan
işgaliyle değil, bölgesel güçleri birbirine bağlayan ve gerektiğinde birbirini
dengeleten bir Amerikan düzeni içerisinde yeniden yapılandırmak. Bu düzenin
ana sütunları şöyle görünüyor: Türkiye, bölgesel askeri ve ekonomik güç, İsrail; ileri güvenlik/teknoloji gücü Körfez, sermaye ve enerji gücü Suriye, yeniden
yapılandırılacak merkez ülke Irak,İran etkisinin sınırlandırılacağı alan Kürt
aktörler, güvenlik ve siyasi denge kapasitesi İran, sınırlandırılacak bölgesel
rakip ABD, bütün bu aktörler arasındaki nihai dengeleyici…
Bu açıdan bakıldığında Barrack'ın rolü, klasik anlamda
"ABD'nin Türkiye'deki büyükelçisi" olmaktan çok daha geniştir.
Daha doğru kavram belki de "Amerikan bölgesel düzeninin
koordinatörü" olur.
Ve asıl stratejik soru şudur: Türkiye bu düzenin
yalnızca kendisine biçilen rolünü oynayan bir ülkesi mi olacak, yoksa kendi
bölgesel düzenini kurabilecek bağımsız bir merkez güç mü olacak? Eğer böyle bir olasılık yok ise “ Go Home
Barrack! ...” demek zamanı gelmiştir….
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR