MEKKE ANLAŞMASI NE ANLAMA GELİYOR? (1)

  MEKKE ANLAŞMASI NE ANLAMA GELİYOR? (1) Mekke anlaşması, Türkiye Suudi Arabistan ve Pakistan destekli bir İslam ittifak siyaseti mi yoksa...

 

MEKKE ANLAŞMASI NE ANLAMA GELİYOR? (1)

Mekke anlaşması, Türkiye Suudi Arabistan ve Pakistan destekli bir İslam ittifak siyaseti mi yoksa ABD ve NATO’nun, Çin ve Rusya’nın Ortadoğu siyasetinde etkilerini azaltmak, lojistiği sağlamak üzere, enerji kaynaklarının kontrolü için mi yapıldı.

Evet; soruyu yalnızca “İslam dünyasında yeni bir ittifak mı?” diye okumak eksik kalır. 7 Ağustos 2026'da imzalanan Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan Mekke Müşterek Savunma Anlaşması, aynı anda bölgesel güvenlik, ABD'nin Körfez'deki rolünün yeniden tanımlanması, İran'ın dengelenmesi, Çin'in artan etkisi, enerji ve ulaştırma güvenliği gibi birkaç jeopolitik katmana sahiptir. Ancak mevcut kanıtlara dayanarak bunun “ABD/NATO tarafından enerji kaynaklarını kontrol etmek için kurulmuş bir proje” olduğunu söylemek için yeterli kanıt yoktur. Ancak işaretler, batının Çin siyasetini güney Asya da etkisiz hale getirebilmek için lojistik desteğin sağlanacağı bir yapıya işaret etmektedir. Tasarlanan demiryolu hattı bunu göstermektedir.

Önce anlaşmanın niteliğini doğru koyalım; Anlaşmanın temel mantığı, birine yönelik silahlı saldırının üçünün tamamına yapılmış kabul edilmesi ve savunma işbirliğinin geliştirilmesidir. Pakistan Dışişleri bunu açık biçimde “tamamen savunma amaçlı” olarak nitelendirdi; anlaşmanın belirli bir ülkeye karşı olmadığı ve başka ülkelerin de katılımına açık olduğu belirtildi.  Burada önemli bir ayrıntı var: Bu yapı sıfırdan ortaya çıkmadı.

2025'te Pakistan ile Suudi Arabistan zaten Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşma da birine yönelik saldırının diğerine yapılmış sayılmasını öngörüyordu.

Dolayısıyla 2026 Mekke Anlaşması, Pakistan–Suudi güvenlik eksenine Türkiye'nin eklenmesiyle ortaya çıkan üçlü bir genişleme olarak da okunabilir.

 “İslam NATO'su” yorumu ne kadar doğru? Kısmen doğru, fakat abartılıdır. Üç ülkenin seçilmesinin sembolik bir tarafı oldukça güçlü:

Ülke

İttifaka sağladığı temel kapasite

Türkiye;

NATO tecrübesi, güçlü konvansiyonel ordu, savunma sanayii, İHA/SİHA, füze ve elektronik harp teknolojisine sahip olması,

S.Arabistan

: Petrol/doğalgaz, finansal güç, Körfez coğrafyası, Kızıldeniz ve Hicaz

Pakistan:

Büyük ordu, nükleer caydırıcılık, Güney Asya tecrübesi, Çin ile güçlü savunma ilişkileri

Bu nedenle ortaya çıkan şey, İslam dünyasının üç farklı stratejik kapasitesini birleştiren bir güvenlik üçgenidir.

Fakat bunu henüz NATO ile eşitlememek gerekir. NATO'nun kurumsal yapısı, komuta sistemi, kuvvet planlaması, ortak bütçesi ve onlarca yıllık entegrasyonu vardır. Mekke Anlaşması için şu aşamada aynı düzeyde kurumsallaşmış bir yapıdan söz edemeyiz. Nitekim bazı analizler de bunun NATO'dan ziyade caydırıcılık ve bölgesel güvenlik mekanizması olduğunu vurguluyor.

Fakat asıl önemli soru: ABD'nin rolü ne? Burada ikinci tezinmiz daha ilginç. Ben bunu şöyle formüle ederdim: Mekke Anlaşması ABD karşıtı bir ittifak olmaktan ziyade, ABD'ye bağımlı Körfez güvenlik sisteminin bölgeselleştirilmesi girişimidir. Bu çok önemli bir farktır. Suudi Arabistan uzun yıllar boyunca güvenliğini büyük ölçüde ABD'ye dayandırdı. Ancak son yıllarda Riyad'ın yaklaşımı değişti. Suudi Arabistan artık: ABD- Çin -Rusya –Türkiye- Pakistan ile aynı anda ilişki kurarak stratejik özerklik alanını genişletmeye çalışıyor. Dolayısıyla Mekke Anlaşması: “Amerika'yı bölgeden çıkaralım” şeklinde değil; “Amerika'ya tek başımıza bağımlı olmayalım” şeklinde okunmaya daha uygundur.

İran'ın bugünkü değerlendirmesi de bunu destekliyor. İran Dışişleri Bakanlığı anlaşmanın bölgesel güvenlikte dış güçlere bağımlılığı azaltan bölgesel bir yönelim olabileceğini söyledi.

Çin açısından anlaşmanın anlamı çok daha karmaşık; Burada ilginç bir paradoks var. Pakistan ABD'nin müttefiki olduğu kadar Çin'in de çok önemli stratejik ortağıdır.

Çin: Pakistan'ın savunma sistemlerinin önemli bölümünü sağlıyor, Pakistan'ın nükleer altyapısında tarihsel olarak önemli rol oynadı, Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru'na (CPEC) yatırım yapıyor, Gwadar Limanı üzerinden Hint Okyanusu'na açılıyor.

Dolayısıyla Pakistan'ı içine alan bir üçlü ittifakı doğrudan “Çin'i dışlama projesi” olarak değerlendirmek çelişkili olur.

Tam tersine: Mekke sistemi Çin'i dışlamaktan çok Çin'in bölgesel etkisini dengelemeye çalışabilir. Çünkü Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan üçgeni; Akdeniz –Anadolu- Körfez –Pakistan- Hint Okyanusu hattında stratejik bir bağlantı oluşturuyor. Bu, Çin'in Kuşak ve Yol güzergâhlarıyla da kesişmektedir.

Enerji meselesi ise gerçekten çok önemli. Bizim  “enerji kaynaklarının kontrolü” şeklindeki sorunuzun en güçlü tarafı burası.

Suudi Arabistan: dünyanın en önemli petrol merkezlerinden biri. Türkiye: Avrupa ile Asya arasındaki enerji ve ulaştırma geçiş alanı. Pakistan: Arap Denizi ve Hint Okyanusu'na açılan stratejik kapı. Bu üç ülkeyi harita üzerinde birleştirdiğimizde: Körfez -Hürmüz -Umman Denizi - Pakistan - Hint Okyanusu ve Suudi Arabistan- Kızıldeniz-  Babülmendep - Süveyş - Akdeniz - Türkiye - Avrupa gibi iki büyük enerji/ticaret ekseni ortaya çıkıyor. Bu nedenle anlaşmanın enerji güvenliği boyutu kesinlikle vardır.

Ancak burada “enerji kaynaklarının kontrolü” ile “enerji ulaştırma hatlarının güvenliği”ni birbirinden ayırmak gerekir. Mevcut açık bilgiler ikinci yorumu daha fazla destekliyor.

Nitekim Pakistan Temmuz 2026'da Kızıldeniz ve Babülmendep'teki ticari trafiğin güvenliğine özellikle dikkat çekmiş ve bölgeden dünya ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiğini belirtmişti.

Hürmüz Boğazı anlaşmanın görünmeyen merkezlerinden biri olabilir, Bence gelecekteki gelişmeleri anlamak açısından en önemli yerlerden biri Hürmüz Boğazı. Çünkü: Suudi petrolü - Hürmüz, Katar LNG'si- Hürmüz, BAE enerji ihracatı , büyük ölçüde Hürmüz üzerinden dünya piyasalarına ulaşıyor. Dolayısıyla Hürmüz'ün güvenliği bozulduğunda sadece Suudi Arabistan değil: Türkiye, Pakistan, Avrupa, Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore etkileniyor. Bu nedenle Mekke Anlaşması'nın uzun vadede enerji güvenliği, deniz güvenliği, ticaret koridorları boyutu kazanması oldukça muhtemeldir. Nesim Yalvarıcı   (devam edecek….)

YORUMLAR

Ad

Makale,131,Şiir,12,
ltr
item
Nesim Yalvarıcı Blog: MEKKE ANLAŞMASI NE ANLAMA GELİYOR? (1)
MEKKE ANLAŞMASI NE ANLAMA GELİYOR? (1)
Nesim Yalvarıcı Blog
https://www.nesimyalvarici.com/2026/08/mekke-anlasmasi-ne-anlama-geliyor-1.html
https://www.nesimyalvarici.com/
https://www.nesimyalvarici.com/
https://www.nesimyalvarici.com/2026/08/mekke-anlasmasi-ne-anlama-geliyor-1.html
true
4680738629484459283
UTF-8
Tüm Yazılar Görüntülendi Hiç yazı bulunamadı TÜMÜNÜ GÖSTER Devamını oku Cevapla Cevabı iptal et Sil Yazar: Anasayfa SAYFALAR GÖNDERİLER Hepsini gör SİZİN İÇİN TAVSİYE EDİLEN ETİKET ARŞİV SEARCH TÜM GÖNDERİLER İsteğinizle eşleşen bir yayın bulunamadı Anasayfaya Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Paz Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Oca Şub Mar Nis Mayıs Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 haftadan daha önce Takipçiler Takip et BU PREMIUM İÇERİK KİLİTLENDİ ADIM 1: Bir sosyal ağda paylaşın 2. ADIM: Sosyal ağınızdaki bağlantıyı tıklayın Tüm Kodu Kopyala Tüm Kodu Seç Tüm kodlar panonuza kopyalandı Kodlar / metinler kopyalanamıyor, lütfen kopyalamak için [CTRL] + [C] (veya Mac ile CMD + C) tuşlarına basın İçerik Tablosu