TÜRK SOLU İDEOLOJİK VE SİYASAL ÇÖKÜŞ MÜ YAŞIYOR? Türk solunun günümüzde ideolojik ve siyasal bir çöküş yaşayıp yaşamadığı, akademik ve s...
TÜRK SOLU İDEOLOJİK VE SİYASAL ÇÖKÜŞ MÜ YAŞIYOR?
Türk solunun günümüzde ideolojik ve siyasal bir çöküş
yaşayıp yaşamadığı, akademik ve siyasi çevrelerde tartışılan önemli konulardan
biridir. Bu soruya verilecek cevap, "çöküş" kavramının nasıl tanımlandığına
bağlıdır. Bazı araştırmacılar Türk solunun ciddi bir kriz içinde olduğunu
savunurken, bazıları ise bunun bir çöküş değil, dönüşüm süreci olduğunu ileri
sürmektedir.
İdeolojik Kriz Boyutu; Türk solu, tarihsel olarak sınıf
mücadelesi, emek-sermaye çelişkisi, anti-emperyalizm, kamuculuk ve toplumsal
eşitlik gibi temel ilkeler üzerine inşa edilmiştir. Ancak özellikle 1990'larda
Sovyetler Birliği'nin Dağılması sonrasında dünya genelinde sosyalist
ideolojilerin yaşadığı gerileme, Türkiye'deki sol hareketleri de etkilemiştir.
Bu süreçte; İşçi sınıfı merkezli siyaset
zayıflamıştır. Kimlik siyaseti, çevre hareketleri ve kültürel talepler ön plana
çıkmıştır. Küreselleşme karşısında ortak bir sol program oluşturulamamıştır.
Sol örgütler arasında ideolojik parçalanma derinleşmiştir.
Eleştirmenlere göre Türk solu, emek eksenli siyasetten
uzaklaşarak toplumun geniş kesimleriyle olan bağını kaybetmiştir. Bu durum,
ideolojik bir yön kaybı olarak değerlendirilmektedir. Sermayenin tabana
yayılması gereği ile herhangi bir iddia ve öngörüsü kalmamıştır.
Siyasal Kriz Boyutu; Türk solunun yaşadığı tartışmaların
ikinci boyutu siyasal temsil sorunudur. Sol hareketler uzun yıllardır, Birleşik
bir siyasi cephe oluşturmakta zorlanmaktadır. Seçmen tabanını genişletememektedir.
İşçi ve alt gelir grupları üzerindeki etkisini önemli ölçüde kaybetmiştir.
Muhafazakâr ve milliyetçi söylemler karşısında güçlü alternatifler
geliştirememektedir.
Özellikle 1980 sonrasında uygulanan ekonomik
dönüşümler ve toplumsal değişimler, geleneksel sol tabanın önemli ölçüde
dağılmasına yol açmıştır.
Çöküş Tezine Karşı Görüşler; Buna karşılık bazı siyaset
bilimciler, Türk solunun tamamen çöktüğünü söylemenin doğru olmadığını
belirtmektedir. Onlara göre; Sendikal hareketler hâlen varlığını sürdürmektedir.
Çevre, kadın hakları ve insan hakları alanlarında sol düşünce etkisini
korumaktadır. Genç kuşaklar arasında sosyal adalet, gelir eşitsizliği ve
demokrasi talepleri yeniden güç kazanmaktadır. Sol düşünce farklı örgütlenme
biçimleriyle yaşamaya devam etmektedir.
Bu görüşe göre yaşanan durum bir "çöküş"
değil, klasik Marksist sol anlayıştan daha çoğulcu ve kimlik temelli sol
anlayışlara geçiş sürecidir.
Türk Solunun Karşılaştığı Temel
Sorunlar; İdeolojik
parçalanmışlık. Toplumun kültürel değerleriyle yeterince bağ kuramama. İşçi
sınıfı ile organik ilişkilerin zayıflaması. Ortak bir gelecek vizyonu
oluşturamama. Liderlik ve örgütlenme sorunları. Küresel sol krizinin Türkiye'ye
yansımaları.
Türk solunun tamamen ortadan kalktığını veya siyasal
hayattan silindiğini söylemek doğru değildir. Ancak ideolojik bütünlük,
toplumsal temsil ve siyasal etkinlik açısından ciddi sorunlar yaşadığı da
açıktır. Bu nedenle birçok siyaset bilimci Türk solunun bir "çöküş"
ten ziyade uzun süreli bir kimlik, temsil ve strateji krizi içinde
bulunduğunu değerlendirmektedir. Türk solunun geleceği ise emek, demokrasi,
özgürlük ve toplumsal adalet eksenlerinde yeni bir siyasal dil ve örgütlenme
modeli geliştirip geliştiremeyeceğine bağlı olacaktır.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR