Kürtler hakkında o kadar çok senaryolar yazılıyor ki, hangisinin doğru olduğunu anlayabilmek hiç kolay değildir. Zira Araplar Kürtleri s...
Kürtler
hakkında o kadar çok senaryolar yazılıyor ki, hangisinin doğru olduğunu
anlayabilmek hiç kolay değildir. Zira Araplar Kürtleri sahipleniyor, farslar
sahipleniyor, Ermeniler sahipleniyor, Ezidiler sahipleniyor, Lurlar
sahipleniyor, Hintler sahipleniyor, Yahudiler sahipleniyor, en önemlisi sosyo
kültürel yaşantılarının benzerliği sebebi ile Türkler sahipleniyor… Ki, bu gün
Selçuklularda başlayan Fars dili konuşma zorunluluğu ve Osmanlıların
Türkmenlere karşı uyguladıkları politikalar sebebiyle, Kürtleşen Türkmenlerin
sayısı, Kürt nüfusu içinde büyük ekseriyeti temsil etmektedir. Yaşadıkları
bölgelerin kültürlerini benimsemeleri ve yaşantılarında yer vermeleri, belki de
sahiplenme düşüncesini geliştiriyor.
Yine ABD;
CİA ile Fransa Kürdoloji enstitüsü vasıtası ile İsrail MOSSAD marifeti ile
Rusya ve İran bölgesel siyasi etkinlik için siyasi bir stratejinin parçası
olarak Kürt kartını kullanmaktadırlar. Her kes kendince bir Kürt tarihi ihdas
etmektedir. Gerçekten Kürtler köklerini mi arıyor yoksa emperyalistlerin
kullanmaya çalıştığı ve bölgede yeni bir kimlik inşası ile ilgili bir siyasetin
peşindeler mi? konuyu jeopolitik strateji boyutu ile tarihi perspektifle ele
almalıyız.
Bu konu hem tarihsel hem de jeopolitik açıdan oldukça
tartışmalıdır. Ancak akademik bir değerlendirme yaparken, tarihsel veriler ile
siyasi söylemleri birbirinden ayırmak gerekir.
Öncelikle şu hususu belirtmek gerekir: Kürtler,
günümüzde başta Türkiye, Irak, İran ve Suriye olmak üzere geniş bir coğrafyada
yaşayan, Hint-Avrupa dil ailesinin İranî koluna mensup lehçeler konuşan bir
halk topluluğu olarak kabul edilmektedir. Ancak etnik kökenlerinin hangi
tarihsel topluluklara dayandığı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır.
Medler, Karduklar, Gutiler, Huriler veya çeşitli İranî kavimlerle
ilişkilendiren tezler vardır. Bunların hiçbiri kesin olarak kanıtlanmış
değildir.
Kürtler gerçekten köklerini mi
arıyor?
Bu soruya tek bir cevap vermek mümkün değildir. Çünkü
"Kürtler" homojen bir siyasi topluluk değildir.
Kürt toplumu içerisinde: Kendisini öncelikle Kürt
olarak tanımlayan milliyetçi çevreler, Dini kimliği ön planda tutan çevreler,
Yaşadığı devletle bütünleşmiş kesimler, Aşiret yapısını koruyan gruplar, Sol
ideolojilere yakın hareketler, aynı anda varlığını sürdürmektedir. Bu nedenle
"Kürtler köklerini arıyor" ifadesi bütün Kürtleri kapsayan bir durum
değildir. Ancak özellikle 19. yüzyıldan itibaren yükselen milliyetçilik
akımları çerçevesinde Kürt aydınları arasında tarihsel köken araştırmalarının
yoğunlaştığı görülmektedir. Bu durum sadece Kürtlere özgü değildir; aynı süreç
Türk, Arap, Ermeni, Sırp, Bulgar ve Yunan milliyetçiliklerinde de yaşanmıştır.
Dış güçlerin rolü; Jeopolitik açıdan bakıldığında Kürt
meselesinin uluslararası güçler tarafından kullanıldığı inkâr edilemez.
İngiltere Dönemi; Birinci Dünya Savaşı sonrasında
meydana gelen Sykes–Picot Anlaşması ve ardından gelen Sevr Antlaşması
süreçlerinde İngilizler, Osmanlı sonrası Ortadoğu düzenini şekillendirirken
Kürt unsurunu çeşitli dönemlerde bir denge unsuru olarak değerlendirmiştir.
Soğuk Savaş Dönemi; Soğuk Savaş boyunca hem Sovyetler
Birliği hem de Amerika Birleşik Devletleri bölgedeki Kürt hareketleriyle
dönemsel ilişkiler geliştirmiştir. Ancak bu ilişkiler çoğunlukla ideolojik
değil, stratejik nitelik taşımıştır.
1991 Sonrası; Özellikle Körfez Savaşı sonrasında
Irak'ın kuzeyinde oluşan fiilî özerk yapı Kürt siyasetinde yeni bir dönüm
noktası olmuştur.
Suriye İç Savaşı; 2011 sonrasında başlayan Suriye İç
Savaşı sırasında ABD'nin bazı Kürt gruplarıyla geliştirdiği iş birliği, Kürt
meselesinin uluslararası jeopolitiğin önemli araçlarından biri hâline geldiğini
göstermiştir. Dolayısıyla büyük güçlerin "Kürt kartını" zaman
zaman kullandıkları yönündeki değerlendirme tamamen temelsiz değildir. Ancak
aynı durum Ortadoğu'daki birçok etnik ve mezhepsel grup için de geçerlidir.
Yeni bir kimlik inşası mı? Bu noktada iki farklı yaklaşım
vardır.
Birinci görüş; Bu görüşe göre Kürt kimliği tarihsel
olarak zaten mevcuttur. Günümüzde yaşanan süreç, bastırılmış veya zayıflamış
ulusal kimliğin yeniden canlanmasından ibarettir.
İkinci görüş; Bu görüşe göre ise modern Kürt
milliyetçiliği büyük ölçüde 19. ve 20. yüzyıllarda şekillenmiş, modern siyasi
ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden tanımlanmış bir kimliktir. Bu yaklaşım, bütün
modern ulusların benzer süreçlerden geçtiğini savunur. bu konuda Fransızlar
Paris Kürdoloji enstitüsünde, tıpkı 18. Asırda Rusların Minorski ve Nikitin ile
yaptığı saptırma tarih çalışmaları ile yönlendirme içindedirler.
Gerçekte her iki yaklaşımın da belirli ölçüde doğruluk
payı bulunmaktadır. Çünkü modern ulusların tamamı tarihsel kökler ile modern
siyasi inşa süreçlerinin birleşiminden doğmuştur.
Jeopolitik açıdan mesele; Ortadoğu'nun en önemli
özelliklerinden biri enerji yolları, su kaynakları ve ulaşım koridorlarının
kesişme alanı olmasıdır.
Kürt nüfusunun yoğun yaşadığı alanlar; Mezopotamya
havzasına, Zagros Dağları kuşağına, Petrol ve doğal gaz rezervlerine,
Türkiye-Irak-İran-Suriye sınırlarının kesişim bölgesine, yakın konumdadır. Bu nedenle Kürt meselesi
sadece etnik kimlik meselesi değil, aynı zamanda enerji, güvenlik ve bölgesel
güç dengeleri meselesidir.
Sonuç; "Kürtler köklerini mi arıyor,
yoksa emperyalist projelerin parçası mı?" sorusuna verilebilecek en
dengeli cevap şudur:
Kürtler arasında tarihlerini ve kimliklerini araştıran
gerçek bir kültürel ve siyasal arayış bulunmaktadır. Bunun yanında, tarih
boyunca bölgesel ve küresel güçler de Kürt hareketlerini kendi stratejik
çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışmıştır. Bu iki olgu birbirini dışlayan
değil, çoğu zaman aynı anda var olan süreçlerdir.
Dolayısıyla meseleyi yalnızca "kimlik
arayışı" ya da yalnızca "emperyalist proje" şeklinde açıklamak,
Ortadoğu'nun karmaşık tarihsel ve jeopolitik gerçekliğini tam olarak yansıtmaz.
Tarihsel süreç, yerel toplumsal dinamiklerle büyük güç rekabetinin iç içe
geçtiği çok katmanlı bir yapı ortaya koymaktadır.
Nesim Yalvarıcı
Kaynakça
- Ahmad, Feroz. Modern
Türkiye'nin Oluşumu. İstanbul: Kaynak Yayınları, 2014.
- Barkey, Henri J. ve Graham E.
Fuller. Türkiye'nin Kürt Meselesi. İstanbul: Profil Yayıncılık,
2011.
- Bozarslan, Hamit. Kürt
Milliyetçiliği ve Kürt Hareketi. İstanbul: İletişim Yayınları, 2008.
- Bruinessen, Martin van. Ağa,
Şeyh ve Devlet: Kürdistan'ın Sosyal ve Siyasal Yapıları. İstanbul:
İletişim Yayınları, 2013.
- Chaliand, Gérard. Kürtler ve
Kürdistan. İstanbul: Doz Yayınları, 1998.
- Gunter, Michael M. The
Kurds: A Modern History. Princeton: Markus Wiener Publishers, 2016.
- Hobsbawm, Eric. Milletler ve
Milliyetçilik: Program, Mit ve Gerçeklik. İstanbul: Ayrıntı Yayınları,
2014.
- Jwaideh, Wadie. The Kurdish
National Movement: Its Origins and Development. Syracuse: Syracuse
University Press, 2006.
- Karpat, Kemal H. Osmanlı'dan
Günümüze Etnik Yapılanma ve Göçler. İstanbul: Timaş Yayınları, 2010.
- Kirişçi, Kemal ve Gareth M.
Winrow. Kürt Sorunu: Kökeni ve Gelişimi. İstanbul: Tarih Vakfı Yurt
Yayınları, 2010.
- Lewis, Bernard. Modern
Türkiye'nin Doğuşu. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2018.
- McDowall, David. A Modern
History of the Kurds. London: I.B. Tauris, 2021.
- Olson, Robert. The Emergence
of Kurdish Nationalism and the Sheikh Said Rebellion, 1880–1925.
Austin: University of Texas Press, 1989.
- Said, Edward. Oryantalizm.
İstanbul: Metis Yayınları, 2017.
- Smith, Anthony D. Ulusların
Etnik Kökenleri. Ankara: Dost Kitabevi, 2002.
- Yavuz, M. Hakan. Kürt Sorunu
ve Türkiye'nin Dönüşümü. İstanbul: Kitap Yayınevi, 2012.
- Yeğen, Mesut. Devlet
Söyleminde Kürt Sorunu. İstanbul: İletişim Yayınları, 2015.
- Zürcher, Erik Jan. Modernleşen
Türkiye'nin Tarihi. İstanbul: İletişim Yayınları, 2022.
YORUMLAR