DİYARBEKİR YA DA DİYARBAKIR Diyarbakır, dünyanın kesintisiz yerleşim geleneğine sahip en eski şehirlerinden biridir. Yukarı Mezopotamya ...
DİYARBEKİR YA DA DİYARBAKIR
Diyarbakır, dünyanın kesintisiz yerleşim geleneğine
sahip en eski şehirlerinden biridir. Yukarı Mezopotamya ile Anadolu arasında
stratejik bir geçiş noktasında yer alan şehir, yaklaşık 10 bin yıllık yerleşim
geçmişiyle birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Dicle Nehri kıyısındaki
verimli konumu, ticaret yollarını kontrol etmesi ve doğal savunma imkânları
sayesinde tarih boyunca önemli bir siyasi, askerî, ekonomik ve kültürel merkez
olmuştur.
Tarih Öncesi Dönem; Diyarbakır ve çevresindeki insan
yerleşimi, Neolitik Çağ'a kadar uzanmaktadır. Özellikle Ergani yakınlarında
bulunan Çayönü yerleşmesi, dünyanın en eski tarım ve hayvancılık merkezlerinden
biri olarak kabul edilmektedir. Burada yapılan kazılar, insanların
avcı-toplayıcı yaşamdan yerleşik hayata geçiş sürecine ilişkin önemli bilgiler
sunmaktadır. Bu nedenle Diyarbakır, insanlık tarihindeki ilk köy yaşamının
geliştiği bölgelerden biri olarak değerlendirilmektedir.
İlk Çağ Medeniyetleri; MÖ III. binyıldan itibaren bölge
sırasıyla Hurriler, Mitanniler, Asurlar, Urartular, Medler ve Perslerin
egemenliği altına girmiştir. Asur kaynaklarında şehrin adı "Amidi"
veya "Amid" olarak geçmektedir. Şehir, Mezopotamya ile Anadolu
arasındaki ticaret yollarını kontrol ettiği için büyük devletlerin mücadele
alanı olmuştur.
Helenistik ve Roma Dönemi; Büyük İskender'in fetihlerinden
sonra şehir, Seleukoslar ve Partlar arasında el değiştirmiştir. MÖ I. yüzyılda
Roma hâkimiyetine giren kent, "Amida" adıyla önemli bir sınır
garnizonu hâline gelmiştir.
MS IV. yüzyılda Roma İmparatoru II. Constantius
döneminde bugün de ayakta duran Diyarbakır Surları büyük ölçüde yeniden inşa
edilmiştir. Yaklaşık 5,5 kilometre uzunluğundaki bu surlar, Çin Seddi'nden
sonra dünyanın en uzun ve en iyi korunmuş şehir surları arasında gösterilmektedir.
Bizans Dönemi; Roma İmparatorluğu'nun ikiye
ayrılmasının ardından Diyarbakır, Doğu Roma (Bizans) sınır kentlerinden biri
olmuştur. Sasani Devleti ile Bizans arasında sık sık el değiştiren şehir,
askerî bakımdan büyük önem taşımıştır. Bu dönemde surlar güçlendirilmiş, birçok
kilise ve kamu yapısı inşa edilmiştir.
İslam Fetihleri; 639 yılında Halid bin Velid’in Oğlu
Hz. Süleyman komutasındaki İslam orduları tarafından fethedilen Diyarbakır,
İslam medeniyetinin önemli şehirlerinden biri hâline gelmiştir. Şehrin adı
zamanla "Diyâr-ı Bekr" olarak anılmaya başlanmış; bu isim, bölgeye
yerleşen Bekr kabilesine atfen kullanılmıştır. Günümüzdeki
"Diyarbakır" adı ise Cumhuriyet döneminde resmî olarak
benimsenmiştir.
Türk-İslam Dönemi; 1071 Malazgirt Zaferi öncesinde
Büyük Selçuklu hâkimiyetine giren şehir, daha sonra İnaloğulları, Artuklular,
Eyyûbîler, Anadolu Selçukluları ve Akkoyunlular tarafından yönetilmiştir.
Özellikle Artuklular döneminde Diyarbakır bilim, sanat
ve mimaride büyük gelişme göstermiştir. Bu dönemde camiler, medreseler,
köprüler ve kervansaraylar inşa edilmiş; şehir bölgenin önemli kültür
merkezlerinden biri olmuştur.
Osmanlı Dönemi; 1515 yılında Yavuz Sultan Selim
döneminde, İdris-i Bitlis’inin diplomatik faaliyetleri sonucunda Diyarbakır
Osmanlı Devleti'ne katılmıştır. Şehir, kurulan Diyarbakır Eyaleti'nin merkezi
olmuş ve doğu sınırlarının güvenliği açısından büyük önem taşımıştır.
Osmanlı döneminde Diyarbakır; ticaret yollarının
kesişme noktası olması nedeniyle ekonomik canlılığını sürdürmüş, medreseleri,
hanları, hamamları ve camileriyle önemli bir kültür ve eğitim merkezi hâline
gelmiştir.
Bu arada, Kürtler, Diyarbakır’da yakın dönemde, yani
yaklaşık yüz elli yıllık bir geçmişe sahiptirler. 1915 tehcir hadisesinden
sonra Zağros dağlarından, Irak ve Suriye den göçlerle gelinmiştir. Yerleşim
merkezlerindeki mezarlardan anlaşılabilir… Özellikle Ermeni tehcirinden sonra
yoğun olarak Kürt yerleşimler olmuştur.
Cumhuriyet Dönemi; Cumhuriyet'in ilanından sonra
Diyarbakır, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en önemli idari, ekonomik ve kültürel
merkezlerinden biri hâline gelmiştir. Sanayi, tarım, ticaret, eğitim ve sağlık
alanlarında önemli gelişmeler yaşamış; aynı zamanda bölgesel ulaşım ağlarının merkezlerinden
biri olmuştur.
2015 yılında Diyarbakır Kalesi ve Hevsel Bahçeleri
Kültürel Peyzajı, UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınarak kentin evrensel
tarihî değeri uluslararası düzeyde tescillenmiştir.
Tarihî ve Kültürel Önemi; Diyarbakır, yaklaşık on bin yıllık
geçmişi boyunca Hurrilerden Osmanlılara kadar çok sayıda medeniyetin izlerini
taşıyan nadir şehirlerden biridir. Siyah bazalt taşından inşa edilen surları,
anıtsal camileri, kiliseleri, hanları, medreseleri ve geleneksel sivil
mimarisiyle Türkiye'nin en önemli tarih ve kültür merkezlerinden biri olarak
kabul edilmektedir. Kent, farklı dinlerin, dillerin ve kültürlerin yüzyıllar
boyunca bir arada yaşadığı çok katmanlı tarihî yapısıyla, Anadolu ve
Mezopotamya medeniyetleri arasında bir köprü görevi görmüştür.
“Şark Kültürü” ve Türk-İslam
medeniyet terbiyesinin merkezi hükmünde olan Diyarbakır, Arap, Ezidi Süryani ve
Ermeni kültürünün de belirgin bir hamiliğini yapması derin kültürel izleri
taşıyor olması, dünya kültür şehirleri arasında haklı bir yere sahip olmasını
sağlamaktadır.
Nesim Yalvarıcı
Kaynakça
Akyüz, J.
(1998). Diyarbakır Tarihi. Diyarbakır: Dicle Üniversitesi Yayınları.
Artuk, İ.
(1990). Diyarbakır Kitabeleri. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Beihammer,
A., Constantinou, S., & Parani, M. G. (Ed.). (2013). The Byzantine City
and the Eastern Frontier. Farnham: Ashgate.
Beysanoğlu,
Ş. (1987). Anıtları ve Kitabeleri ile Diyarbakır Tarihi (Cilt I–III).
Ankara: Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları.
Darkot, B.
(1994). "Diyarbakır". Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi,
Cilt 9, İstanbul: TDV Yayınları, ss. 464–469.
Gabriel, A.
(1940). Voyages Archéologiques dans la Turquie Orientale. Paris: E. de
Boccard.
Harmankaya,
S., Tanındı, O., & Özbaşaran, M. (1998). Türkiye Arkeolojik
Yerleşmeleri-1: Paleolitik/Epipaleolitik. İstanbul: Ege Yayınları.
Kılıç, A.
(2007). Diyarbakır Surları. Diyarbakır: Diyarbakır Valiliği Yayınları.
Liverani, M.
(2014). The Ancient Near East: History, Society and Economy. London:
Routledge.
Özdoğan, M.
(2011). 50 Soruda Arkeoloji. İstanbul: Bilim ve Gelecek Kitaplığı.
Özgüç, T.
(2002). Anadolu Uygarlıkları. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları.
Sinclair, T.
A. (1989). Eastern Turkey: An Architectural and Archaeological Survey
(Vol. III). London: Pindar Press.
Tuncel, M.
(1994). "Diyarbakır". Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi,
Cilt 9, İstanbul: TDV Yayınları.
Türk Tarih
Kurumu. (2014). Türkiye Tarihi: İlk Çağ Anadolu Uygarlıkları. Ankara:
Türk Tarih Kurumu Yayınları.
UNESCO World
Heritage Centre. (2015). Diyarbakır Fortress and Hevsel Gardens Cultural
Landscape. Paris: UNESCO.
Yıldız, H.
D. (1994). İslamiyet ve Türkler. İstanbul: İlgi Kültür Sanat Yayınları.
Yinanç, M.
H. (1997). Türkiye Tarihi Selçuklular Devri. Ankara: Türk Tarih Kurumu
Yayınları.
İnalcık, H.
(2009). Devlet-i Aliyye: Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar
(Cilt I). İstanbul: İş Bankası Kültür Yayınları.
Uzunçarşılı,
İ. H. (1988). Anadolu Beylikleri ve Akkoyunlu, Karakoyunlu Devletleri.
Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Redford, S.
(2010). The Art and Architecture of Islam in Anatolia. London: Thames
& Hudson.
YORUMLAR