“ÇÖZÜM SÜRECİNİN” SİYASİ SONUCU NEDİR? Sömürge valisi gibi hareket eden ABD’nin Ankara Büyükelçisi TOM Barak; Çözüm sürecinin dört ülked...
“ÇÖZÜM SÜRECİNİN” SİYASİ SONUCU NEDİR?
Sömürge valisi gibi hareket eden ABD’nin Ankara
Büyükelçisi TOM Barak; Çözüm sürecinin dört ülkede(Türkiye, İran, Irak ve
Suriye) yaşayan Kürtleri bir araya getireceğinden bahsetti. Gerek dışişleri
bakanından gerekse Cumhurbaşkanından bu haddini bilmeze en ufak bir karşılık
verilmedi. Hele Devlet Bahçeli, duymamış edasındadır. Ancak, mesele vahametini koruyarak orta yerde
durmaktadır. Hükümet ve Devlet bahçeli, sömürge valisinin direktiflerine uygun
sürecin yürütülmesi yönünde gayretlerini sürdürüyorlar.
CHP içindeki gelişmelerin de bir bakıma bu
gelişmelerle irtibatlandırmak doğru olur. Zira hükümetin dümen suyuna göre
politik hamlelerin varlığını artık “sağır sultan” bile duymaktadır.
Türkiye’de
farklı dönemlerde gündeme gelen ve kamuoyunda "çözüm süreci" olarak
adlandırılan girişimlerin beklenen siyasi sonuçları konusunda farklı görüşler
bulunmaktadır. Bu konuda tek ve kesin bir sonuçtan söz etmek mümkün değildir;
çünkü devlet kurumları, siyasi partiler, akademisyenler ve toplum kesimleri
farklı beklentiler taşımıştır.
Genel olarak çözüm sürecinden beklenen siyasi sonuçlar
şunlar olarak ifade edilmiştir:
Silahlı çatışmanın sona ermesi; Devlet ile PKK arasındaki silahlı
mücadelenin sonlandırılması, Terör olaylarının azalması ve güvenlik
maliyetlerinin düşmesi.
Demokratikleşme ve siyasi normalleşme; Kürt vatandaşların kültürel ve
dilsel taleplerinin demokratik yöntemlerle karşılanması, Siyasi sorunların
silah yerine parlamento ve hukuk zemininde çözülmesi.
Toplumsal bütünleşmenin güçlenmesi; Türkler ve Kürtler arasındaki
toplumsal gerilimlerin azaltılması, Ortak vatandaşlık anlayışının
geliştirilmesi.
Bölgesel istikrarın artırılması; Türkiye'nin özellikle Irak ve Suriye
kaynaklı güvenlik sorunlarını daha etkin yönetebilmesi, Sınır bölgelerinde
istikrarın sağlanması.
Ekonomik kalkınmanın hızlanması; Özellikle Doğu ve Güneydoğu
Anadolu'da yatırım ortamının iyileşmesi, Göç, işsizlik ve güvenlik kaynaklı
ekonomik sorunların azalması.
Bunun yanında sürece eleştirel yaklaşan kesimler ise
çözüm sürecinin; Üniter devlet yapısının tartışmaya açılabileceği, Yerel
yönetimlerin yetkilerinin genişletilmesi taleplerini artırabileceği, Etnik
temelli siyaseti güçlendirebileceği yönünde endişeler dile getirmiştir.
Dolayısıyla çözüm sürecinin beklenen siyasi sonucu,
destekleyenler açısından "silahların bırakıldığı, demokratik siyaset
kanallarının güçlendiği ve toplumsal barışın sağlandığı bir Türkiye";
eleştirenler açısından ise "devletin bütünlüğü ve siyasi yapısı üzerinde riskler
doğurabilecek bir süreç" olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle konu,
Türkiye siyasetinde farklı perspektiflerden yorumlanmaya devam etmektedir.
PKK ve onun içte ve dışta destekçilerinden, hükümetin
önermeleri doğrultusunda bir tek beyanat yoktur. ABD Ankara, Büyükelçisi,
Suriye özel temsilcisi ve esas görevi Sömürge valisi olan TOM Barak ise siyasi
neticesi hakkında net bir beyanda bulundu. Şimdi kim bu meselenin muhalifinde
durabilir ki? Dışişleri bakanı mı, Cumhurbaşkanı mı, Devlet Bahçeli mi?
Hadi oradan be…
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR