Formun Üstü BATUM MUHACİRLERİNİN HİCRET SEBEPLERİ VE YERLEŞTİRİLDİKLERİ COĞRAFYALAR Batum muhacirleri , 19. yüzyılın son çeyreğind...
BATUM
MUHACİRLERİNİN HİCRET SEBEPLERİ VE YERLEŞTİRİLDİKLERİ COĞRAFYALAR
Batum muhacirleri, 19. yüzyılın son çeyreğinde ve 20. yüzyılın
başlarında, günümüzde Batum ve çevresinden ayrılarak başta Osmanlı
İmparatorluğu topraklarına göç eden Müslüman halkı ifade eder. Bu muhacirlerin
büyük bölümü ülkemizde yaşayan Türkler, bölgede yaşayan, Müslüman
topluluklardan oluşuyordu. Ahıskalılar, Acara’lılar ve Mesket Türkleri… Yani
Atabek devletinin bakiyeleri…
19.yüzyılın ikinci yarısı, Osmanlı Devleti ile Rusya
arasında yaşanan siyasi ve askerî mücadelelerin yoğunlaştığı bir dönem
olmuştur. Bu mücadelelerin en önemli sonuçlarından biri, 1877–1878 Osmanlı-Rus
Savaşı'nın (93 Harbi) ardından Batum ve çevresinin Rus hâkimiyetine geçmesidir.
Bölgenin el değiştirmesi, burada yaşayan Müslüman halk arasında büyük bir nüfus
hareketliliğine yol açmış ve on binlerce kişi Osmanlı topraklarına göç
etmiştir. Tarih literatüründe bu nüfus hareketine katılanlar genel olarak
“Batum muhacirleri” olarak adlandırılmaktadır.
Batum Muhacirlerinin Hicret
Sebepleri; Batum
muhacirlerinin göç etmesinin temel sebeplerinin başında siyasi hâkimiyet
değişikliği gelmektedir. 1878 Berlin Antlaşması ile Batum'un Rusya'ya
bırakılması, bölgedeki Müslüman halkın geleceğe yönelik kaygılarını
artırmıştır. Osmanlı Devleti'nin egemenliğinde yaşamaya alışmış olan halkın
önemli bir kısmı, Rus yönetimi altında kalmayı tercih etmemiştir.¹
Göçün ikinci önemli nedeni dinî ve kültürel
endişelerdir. Rus İmparatorluğu'nun uyguladığı merkezileştirme ve Ruslaştırma
politikalarının, Müslüman toplulukların dinî ve kültürel kimliklerini tehdit
edeceği düşünülmüştür. Bu nedenle birçok aile, İslam hukukunun ve Osmanlı
idaresinin geçerli olduğu bölgelere yerleşmeyi tercih etmiştir.²
Bir diğer etken askerlik meselesidir. Rus yönetimi
altında yaşayan genç erkeklerin Rus ordusunda hizmet etmek zorunda kalacakları
düşüncesi, özellikle kırsal kesimde yaşayan nüfus arasında göç eğilimini
güçlendirmiştir.³
Ekonomik faktörler de göç sürecinde etkili olmuştur.
Yönetim değişikliğinin ardından ortaya çıkan arazi sorunları, vergi
uygulamalarındaki değişiklikler ve mülkiyet haklarına ilişkin belirsizlikler
birçok ailenin Osmanlı topraklarına yönelmesine neden olmuştur.⁴
Son olarak Osmanlı Devleti'nin muhacir kabul
politikaları da göçü teşvik eden unsurlar arasında yer almıştır. Devlet, gelen
muhacirlere arazi tahsis etmiş, belirli sürelerle vergi muafiyetleri sağlamış
ve iskân faaliyetlerini organize etmiştir.⁵
Batum Muhacirlerinin
Yerleştirildikleri Coğrafyalar
Osmanlı Devleti, Batum muhacirlerini demografik ve
ekonomik ihtiyaçlar doğrultusunda çeşitli bölgelere yerleştirmiştir.
Muhacirlerin önemli bir kısmı Karadeniz Bölgesi'nde Samsun, Ordu, Giresun ve
Trabzon çevresine iskân edilmiştir. Bu bölgelerin iklim ve coğrafi özellikleri
Batum çevresine benzerlik göstermekteydi.
Muhacirlerin yoğun olarak yerleştirildiği bir diğer
saha Marmara Bölgesi olmuştur. Özellikle Bursa, İzmit, Adapazarı, Yalova ve
Balıkesir çevresinde çok sayıda muhacir köyü kurulmuştur. Günümüzde Sakarya ve
Kocaeli illerindeki birçok köyün nüfus yapısında Batum muhacirlerinin izleri
görülmektedir.⁶
İç Anadolu'da Eskişehir, Ankara ve Konya çevresine de
belirli sayıda muhacir yerleştirilmiştir. Bu iskân politikası, hem boş
arazilerin değerlendirilmesi hem de tarımsal üretimin artırılması amacı
taşımaktaydı.
Bunun yanında Doğu Marmara ve Batı Karadeniz
bölgelerinde Düzce, Bilecik ve Bolu çevresinde yeni yerleşim alanları
oluşturulmuştur. Muhacirler, yerleştirildikleri bölgelerde tarım, hayvancılık
ve ticaret faaliyetleriyle yerel ekonomilere önemli katkılar sağlamışlardır.
Neticede; Batum muhacirlerinin göçü, Osmanlı Devleti'nin son
dönemindeki en önemli nüfus hareketlerinden biridir. Bu göçün temel sebepleri
arasında siyasi hâkimiyet değişikliği, dinî ve kültürel kaygılar, askerlik
yükümlülüğü, ekonomik sorunlar ve Osmanlı Devleti'nin iskân politikaları
bulunmaktadır. Batum muhacirleri başta Karadeniz, Marmara ve İç Anadolu
bölgeleri olmak üzere Anadolu'nun farklı coğrafyalarına yerleştirilmiş ve
bulundukları bölgelerin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısına önemli katkılar
sunmuşlardır.
Acı olan durum
ise, yerlerinden yurtlarından edilen bu insanları,5. Kol faaliyeti” ile
yerleştirilen bölgelerde, ”Gürcü” olarak tanıtmaları öz be öz Türk olan bu
kesimlerin de zamanla karşılaştıkları muameleler neticesinde, gürcü dilini
biliyor olmaları sebebi ile Gürcü’lüğe sahip çıkmışlardır.
Kaynakça
Eren, Ahmet Cevat. Türkiye'de Göç ve Göçmen
Meseleleri. İstanbul: Nurgök Matbaası, 1966.
İpek, Nedim. İmparatorluktan Ulus Devlete Göçler.
Trabzon: Serander Yayınları, 2006.
Karpat, Kemal H. Osmanlı'dan Günümüze Etnik Yapılanma
ve Göçler. İstanbul: Timaş Yayınları, 2010.
McCarthy, Justin. Ölüm ve Sürgün. Çev. Bilge
Umar. İstanbul: İnkılâp Yayınları, 1998.
Saydam, Abdullah. Kırım ve Kafkas Göçleri
(1856–1876). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1997.
YORUMLAR