Sovyetler birliği dağıldığında, KGB başkanına gazeteciler soruyor: neden başaramadınız? O da, cevap veriyor; “güneyimizdeki sivil direni...
Sovyetler birliği
dağıldığında, KGB başkanına gazeteciler soruyor: neden başaramadınız? O da,
cevap veriyor; “güneyimizdeki sivil direnişi” aşamadık.
İki kutuplu dünyada,
siyasal İslamcılar ABD’nin kuklası, sol siyaset erbabı da, Çin ve Rusya’nın
kuklaları…
Ülkücülerde Sloganlar:
“ne ABD, ne Rusya ne de Çin, Her şey Türk milleti için…”
Solcu sloganlar: Çin’
çiler Mao yu öne çıkarıyor, Rus’çular, Lenin’i, Stalin’i Marks’ı öne çıkarıyor.
Siyasal İslamcılar, Sosyalist
Seyyid Kutup ve avenesini…
Dışarıda, ABD, SSCB
(Rusya)-ÇİN, içeride, sol siyaset içinde kümelenmiş bölücü ve emperyalist
maşalar… Diğer taraftan, kendilerini İslamcı olarak takdim eden ancak İslam’a
yapılan taarruzlara sessiz bir kabul içinde siyasal İslamcılar…
İşte Ülkücünün sivil
direnişindeki bariyerler…
Bu sebeple sivil direnişi
ele alıyor, önemini etkisini ve gereğini ortaya koyuyoruz…
Sivil direniş, bir toplumun veya toplumsal grubun; silahlı
mücadeleye başvurmadan, siyasi otoriteye, işgale, baskıya, haksızlığa ya da
antidemokratik uygulamalara karşı örgütlü ve kitlesel şekilde direnmesidir. Temel
özelliği, şiddet kullanmadan güç üretmeye çalışmasıdır.
Sivil direnişin temel araçları; Sivil direniş çok farklı yöntemlerle
uygulanabilir: Protesto ve gösteriler, Boykotlar, Grevler, Oturma
eylemleri, Sivil İtaatsizlik kampanyaları, Alternatif kurumlar oluşturma, Medya
ve kültürel kampanyalar, Dijital aktivizm
Bu yöntemler devletin, şirketlerin veya başka güç
merkezlerinin “toplumsal rıza”ya dayandığı fikrinden hareket eder. Yani halk iş
birliğini çekerse sistem zorlanır.
Teorik temeli; Sivil direniş düşüncesi özellikle şu
isimlerle ilişkilidir: Mahatma Gandhi İngiliz sömürge yönetimine karşı
“pasif direniş” ve “satyagraha” anlayışını geliştirdi. Martin Luther King Jr. ABD’de
siyahların eşit yurttaşlık mücadelesinde şiddetsiz direnişi kullandı. Gene
Sharp Modern sivil direniş yöntemlerini sistematik biçimde sınıflandırdı.
Sivil direnişin amaçları; Sivil direniş farklı amaçlarla
ortaya çıkabilir: Demokratik hak talebi, İşgale karşı toplumsal direnç, Diktatörlüklere
karşı mücadele Ekonomik adalet arayışı, Çevre hareketleri, İnsan hakları
savunusu…
Başarılı örnekler; Tarih boyunca birçok önemli örnek
vardır: Hindistan Bağımsızlık Hareketi, ABD Sivil Haklar Hareketi,
Solidarnosc Hareketi (Solidarnosc Hareketi, 1980 yılında Polonya'da Gdansk'taki tersanelerinde başlayan ve komünist rejimine karşı bağımsızlık taleplerini dile getiren bir toplumsal hareket olarak ortaya çıkmıştır. Hareket, işçi sınıfının yanı sıra öğrenciler, entelektüeller ve diğer toplumsal kesimlerden destek görmüştür. 1989'da demokratik seçimlerin yapılmasını sağlamış ve Polonya'da demokratik reformların yolunu açmıştır. ) Kadife Devrimi, Arap Baharı (bazı ülkelerde başarı,
bazılarında iç çatışma doğurdu)
Güçlü yönleri; Toplumun geniş kesimlerini dâhil
edebilir; Meşruiyet üretme kapasitesi yüksektir. Silahlı çatışmaya göre insan
maliyeti daha düşük olabilir. Uluslararası destek alma ihtimali daha yüksektir.
Zayıf yönleri ve riskleri; Uzun süreli örgütlenme gerektirir, Devlet
baskısı karşısında kırılgan olabilir, Liderlik ve disiplin kaybı hareketi
parçalayabilir, Dış müdahaleye açık hale gelebilir, Bazı durumlarda şiddet sarmalına
dönüşebilir.
Sivil direniş ile pasiflik aynı şey
değildir; Sivil
direniş “hiçbir şey yapmamak” değildir. Aksine, siyasi baskı üretmeye çalışan
aktif bir mücadele biçimidir. Şiddetsiz olması, etkisiz olduğu anlamına gelmez.
Türkiye’de
Sivil Direnişin Temel Özellikleri; Türkiye’deki sivil direniş hareketlerinin ortak
yönleri şunlardır: Şiddetsiz protesto yöntemleri kullanmaları, Toplumsal
görünürlük oluşturmayı hedeflemeleri Hukuk, medya ve kamuoyu baskısını araç
olarak kullanmaları, Çoğu zaman farklı ideolojik kesimlerden destek
alabilmeleri, Devlet-toplum ilişkileri üzerinde etkili olmalarıdır.
Sivil direnişin öncüsü olan Ülkücüler, SSCB’nin sıcak
denizlere inmesi ve “Çar Grad ideali” dedikleri İstanbul’un Ortodoks dini
otorite merkezi olması önlendi. Ancak, ABD bu durumdan ders çıkarmış olduğu
için, 1980 İhtilali ile Ülkücüleri hedef aldı. Daha sonra askeri darbenin
yapamadıklarını ise, “ ihtilalin Sivil generali” Turgut Özal ile farklı bir
boyutta yürüttü. Başbuğ Alpaslan Türkeş’in vefatından sonra, Devlet bahçeli
Ülkücü yapılanmayı “atomize” edercesine parçaladı.
Bu gün küresel emperyalizme karşı milli duyarlılık ve
milli farkındalık oluşturacak bir irade kalmadı. ABD de temeli atılan; Alaca
Karanlık Partisi, dikensiz gül bahçesinde ülkeyi hücre hücre Pay mal etmekte,
kimseden en ufak bir tepki çıkmamaktadır. Oluşturulan “”tek adam yönetimi” ile
keyfi idare sürdürülmektedir. Üstelik “sivil direnişin” merkezi hükmündeki
ülkücülerin karargâhını da teslim almak suretiyle… Ülkücüler ise birbirlerini
boğazlamak üzere ellerini birbirlerinin boğazını sıkmakla meşguldürler…
“Sivil direnişin” tekrar başlaması, ülkücüleri
kapsayıcı bir milliyetçi şuurun gelişmesi ve küreselcilere teslim olmuş bu gün
ki yapılanmaların ilga ve devre dışı bırakılması ile mümkün olabilecektir.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR