Türkiye’de Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM) modeli, son 15 yılda ciddi bir dönüşüm yarattı. Ancak sistem hem güçlü yönler hem de ya...
Türkiye’de Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM)
modeli, son 15 yılda ciddi bir dönüşüm yarattı. Ancak sistem hem güçlü yönler
hem de yapısal sınırlılıklar barındırıyor. Bunu; net ve sahaya dönük bir
çerçevede ele almak gerekir. Zira sosyal devletin ruh sağlığı hizmetindeki
kapasitesi ve kalitesinin bilinmesi gerekir.
Kurumsal Sahiplenme ve Yaygınlaşma; Türkiye’de TRSM’ler, Sağlık
Bakanlığı tarafından merkezi bir politika olarak yürütülüyor. Ülke
genelinde yaygın bir ağ kuruldu. Ruh sağlığı hastanelerine bağımlılık azaldı, Hizmet
kamu güvencesi altında sunuluyor. Bu, birçok ülkeye göre önemli bir
avantajdır.
Hastane Merkezli Modelden Toplum
Temelli Modele Geçiş; Eskiden baskın olan “yatır-taburcu et” yaklaşımı yerine, Süreklilik esaslı
takip Hastayı toplum içinde tutma, Tekrarlayan yatışların azaltılması… Bu
dönüşüm, Dünya Sağlık Örgütü standartlarıyla uyumlu.
Ücretsiz ve Erişilebilir Hizmet; Hizmetler büyük ölçüde ücretsiz
Sosyoekonomik düzeyi düşük bireyler için kritik, İlaç takibi ve destek
sistematik yürütülüyor. Eşitsizlikleri azaltıcı etkisi var.
Multidisipliner Yaklaşım (Kısmen de
olsa); TRSM’lerde
genellikle, Psikiyatrist, Psikolog, Sosyal hizmet uzmanı, Hemşire bulunur. Bu, biyolojik, psikososyal yaklaşımı mümkün
kılar.
Aileyi Sürece Dâhil Etme; Türkiye’nin kültürel yapısına uygun
olarak, Aile eğitimi veriliyor, Bakım yükü paylaşılmaya çalışılıyor. Bu,
tedaviye uyumu artırır.
Türkiye’de
TRSM Sisteminin Zayıf Yönleri
Personel Yetersizliği ve Nitelik
Sorunu; En kritik
problem bu; TRSM başına düşen uzman sayısı yetersiz. Psikolog ve sosyal hizmet
uzmanı eksikliği yaygın, Personel sık rotasyon yaşıyor. Sonuç: hizmet “takibe”
indirgeniyor, rehabilitasyon zayıflıyor.
Rehabilitasyonun Yetersizliği; Teoride güçlü olan rehabilitasyon,
pratikte sınırlı, Mesleki rehabilitasyon çok zayıf,İşe yerleştirme mekanizması
yok denecek kadar az Günlük aktiviteler çoğu yerde sembolik kalıyor. Sistem
“iyileştirme” değil “idare etme” moduna kayabiliyor.
Kurumlar Arası Entegrasyon Eksikliği;
TRSM tek
başına yeterli değil ama, Belediyelerle işbirliği zayıf, İŞKUR, sosyal
yardımlar, eğitim sistemi entegrasyonu sınırlı, Sivil toplum katkısı düşük. Bu
da hastanın topluma tam dönüşünü engelliyor.
Damgalanma (Stigma) Sorunu; Toplumda ruhsal hastalıklara yönelik
algı hâlâ problemli; İş bulma zorlaşıyor,Sosyal dışlanma devam ediyor,Aileler
bile bazen gizleme eğiliminde. TRSM’nin
etkisi toplum algısına takılıyor.
Veri ve Performans Ölçüm Eksikliği; Kaç hasta gerçekten topluma
kazandırıldı? İşe yerleşme oranı nedir? Relaps (nüks) oranı ne kadar düştü? Bu sorulara sistematik ve şeffaf veri yok.
Bölgesel Eşitsizlikler; Büyük şehirlerde hizmet daha iyi, Anadolu’da
(özellikle küçük şehirlerde) kapasite sınırlı, Bazı TRSM’ler “kağıt üzerinde
var” gibi çalışıyor Standartizasyon sorunu var.
Ev Ziyaretlerinin Yetersizliği; Sahada aktif takip sınırlı, Yüksek
riskli hastalara ulaşım eksik. En kırılgan grup sistem dışında kalabiliyor.
Türkiye’de TRSM sistemi; Doğru model üzerine
kurulmuş, Ama uygulamada kapasite ve kalite sorunu var. Başka bir
ifadeyle; “Strateji doğru, uygulama
eksik”. Türkiye’de TRSM’ler şu an, Hastayı hayatta tutuyor. Ama
yeterince hayata katamıyor.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR