LİDER ODAKLI DEVLET Mİ, SİSTEM ODAKLI DEVLET Mİ? Bir ülkenin kalkınmasında liderliği desteklemek mi, sistemi desteklemek mi gelişmenin d...
LİDER ODAKLI
DEVLET Mİ, SİSTEM ODAKLI DEVLET Mİ?
Bir ülkenin
kalkınmasında liderliği desteklemek mi, sistemi desteklemek mi gelişmenin
dinamiklerini kuvvetlendirir? Günümüz dünyasında ve ülkemizde, üzerinde fikir
yürütülmesi gereken ve cevap bulması gereken bir konudur.
Tek başına ne lider ne de sistem yeterlidir. Sürdürülebilir kalkınmayı asıl
hızlandıran şey, güçlü bir sistem, hesap verebilir liderlik
birleşimidir. Ama zor bir tercih yapmamız gerekirse, uzun vadede sistemi
desteklemek daha güvenilir ve kalıcı sonuç üretir.
Lider odaklı kalkınma, Hızlı ama kırılgandır. Tarihte bazı ülkeler güçlü
liderlerle sıçrama yaptı. Örneğin; Lee Kuan Yew (Singapur), Mustafa Kemal
Atatürk (Türkiye’nin erken dönemi). Netice alınmış ise aynı liderlik
performansı gösterilemediği için kırılgan ve statik bir yapıya dönüşebilmiştir.
Lider odaklı siyaset; Hızlı karar
alma, Krizlerde yön belirleme, Reformları kısa sürede başlatmak… Sorunları; Lider
değişince, sistem çökerse kazanımlar eriyebilir, Kurumlar zayıf kalabilir, Keyfiliğe
kayma riski vardır. Yani lider, “kalkış motoru” olabilir ama tek başına uçağı
uçuramaz. 1938 sonrası Türkiye örneğinde yaşanmış bir vakıadır.
Sistem odaklı kalkınma: Yavaş ama kalıcıdır. Gelişmiş ülkelerin ortak
noktası: Güçlü kurumlar, Hukukun üstünlüğü, Şeffaflık ve denetimdir. Devlete
ne sağlar; Kişilere bağlı olmayan istikrar, Yatırımcı güveni, Uzun vadeli
büyümedir. Sorunları; başlangıçta yavaş ilerleme, krizlerde karar alma
süreci ağır olabilir. Sistem, “motorun kendisidir”; lider sadece sürücüdür. Bu
gün ülkemizin içindeki problemi algı yaratarak oluşturulan liderlik odaklı
yönetim örnek verilebilir.
En güçlü model: Lider - sistem
dengesidir. En başarılı örneklerde şu denge
vardır: Lider, genişgörüşlük (vizyon)
koyar ve sistemi kurar, Sistem, lideri sınırlar ve devamlılığı sağlar.
Yani ideal formül: Karizmatik lider- Kurumsallaşma- Kuralların liderden
daha güçlü hale gelmesidir. Devlet, kurumsal mantığın egemen olduğu keyfiliğin
yok sayıldığı bir denge ile oluşur.
Türkiye gibi ülkeler için kritik
nokta; Türkiye gibi gelişmekte olan
ülkelerde genelde hata şu olur: Ya lider aşırı güçlenir, sistem zayıflar, Ya da sistem kurulamadan lider
değişir. Oysa kalkınma için kritik eşik: Kurumların kişiden bağımsız çalışması, Liyakat ve
hesap verebilirlik, Uzun vadeli politika sürekliliği…
Uygulamalara bakıldığında; Kısa vadede, Liderlik ivme yaratır, Uzun
vadede; Sistem kalkınmayı taşır. Eğer kalıcı refah istiyorsan: “Lideri
değil, sistemi güçlendiren liderleri desteklemek” en doğru yaklaşımdır.
Devletin, bir zümre ve sınıfın kontrolüne girmemesi
için sistem odaklı bir siyasal yapı ve yönetimi egemen kılmak, gelişme
dinamiğinin garantisidir. Aksi takdirde, cemaat, parti, sınıf farklılıkları,
kendi aralarında, misyon yükledikleri, algı ile benimsettikleri lideri, zamanla
kullanmaya başlar ve devletin zaafa uğramasını sağlarlar.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR