Küresel emperyalizmde, en önemli argüman, iletişim dili olan İngilizcedir. İngilizcenin iletişim dili olmaktan çıkması dünyada nasıl bir...
Küresel
emperyalizmde, en önemli argüman, iletişim dili olan İngilizcedir. İngilizcenin
iletişim dili olmaktan çıkması dünyada nasıl bir sosyo-politik oluşumu
sağlayabilir?
İngilizce küresel emperyalizmin “ana unsuru” olduğunu
söylemek eksik kalır. Dil, daha çok güç ilişkilerinin taşıyıcısıdır, ekonomi,
teknoloji, askeri güç ve kültürel üretimle birlikte çalışır. Yine de
İngilizcenin küresel iletişim dili olmaktan çıkması, dünyada ciddi bir
sosyo-politik kırılma yaratır. Bunu birkaç katmanda net şekilde inceleyelim:
Tek Kutuplu Kültürel Alanın Dağılması; Bugün İngilizce; akademiden
internete, diplomasiden popüler kültüre kadar küresel “ortak zemin”dir. Eğer bu
zemin ortadan kalkarsa: Küresel kültür parçalanır, Ortak referanslar azalır,
“Batı merkezli anlatı” zayıflar. Sonuçta, Dünya daha çok merkezli
(multipolar) bir kültürel yapıya evrilir.
Bölgesel Güç Bloklarının Yükselişi; İngilizcenin zayıflamasıyla birlikte
farklı diller etrafında bölgesel bloklar güç kazanır. Çince- Doğu Asya ve
ekonomik ağlar, Arapça- Orta Doğu ve dini-kültürel alan, İspanyolca- Latin
Amerika, Rusça- Avrasya. Sonuç: Küreselleşme yerini bölgeselleşmeye
bırakır. Bu, siyasi olarak da “bloklaşmayı” artırır.
Bilgiye Erişimde Eşitsizlik
Artabilir; Bugün
bilimsel bilginin büyük kısmı İngilizce üretiliyor. Bu sistem kırıldığında: Bilgi
akışı yavaşlar, Çeviri bağımlılığı artar Bilimsel üretim bölgeselleşir. Paradoks:
İngilizce hegemonyası kırılır ama bilgi parçalanır.
Dijital Dünyada Fragmentasyon
(Parçalanma) İnternet
büyük ölçüde İngilizce altyapıya dayanır. Dilin merkez rolü zayıflarsa, Ayrı
“internet ekosistemleri” oluşur, Algoritmalar ve içerik akışı bölgeselleşir, Küresel
sosyal medya etkisi azalır. Sonuç,
“Tek bir küresel dijital kamuoyu” yerine birden fazla dijital evren
oluşur.
Kültürel Emperyalizmin Form
Değiştirmesi; İngilizce
gider ama emperyalizm bitmez, sadece şekil değiştirir. Teknoloji şirketleri
(yapay zekâ, yazılım) yeni hegemonya kurar Veri dili (kodlama, algoritma) yeni “egemen
dil” haline gelir Görsel kültür (video, kısa içerik) dilin yerini kısmen alır Sonuç; Dil temelli güç, teknoloji
temelli güce dönüşür.
Kimlik Siyasetinin Güçlenmesi Dil, kimliğin en güçlü unsurlarından
biridir. İngilizce zayıfladığında, Yerel diller ve milliyetçilik güçlenir, Kültürel
aidiyetler sertleşir “Biz ve onlar” ayrımı artar Risk: Kültürel özgürleşme, çatışma
potansiyeline dönüşebilir
Türkiye Gibi Ülkeler İçin Fırsat ve
Risk
Fırsatlar, Türkçe bölgesel bir güç dili
olabilir (Orta Asya, Balkanlar) Yerli kültürel üretim artar. “Aracı ülke” rolü
güçlenir
Riskler, Küresel bilgiye erişim zorlaşır, Eğitim
ve bilim sistemi yeniden yapılanma gerektirir, Ekonomik entegrasyon zorlaşabilir
İngilizcenin küresel dil olmaktan çıkması: Tek kutuplu kültürel
düzeni yıkar, Çok merkezli ama
daha parçalı bir dünya yaratır,
Bütün akademik çalışmaların kabulü, İngilizce
ile temellendirildikten sonra olması, teknoloji ve bilimsel çalışmaların sadece
ABD ve İngiltere’nin lehine olması, emperyalizmin teminatı gibi görülmektedir. Oysa
Asya ve Avrupa’da farklı dillerde yapılan çalışmaların patent hakkı gibi
düşünüldüğünde, hem ilgili dillerin gelişimi, hem de teknolojide ve bilimsel
gelişimde “tekelleşmenin” önüne “bariyer” koyma anlamı doğar. Ve çalışmaların
kaynak ve sahiplerinde değer bulması sağlanır. Milletlerin ve dillerin
varlığının korunması, şahsiyet bulması mümkündür. Çünkü kültürel sömürü İngilizce
ile sürdürülmektedir. Aynı zamanda, arz ve talebin belirlendiği çok önemli bir
etki yaratmaktadır.
Emperyalizmi bitirmez, sadece
biçimini değiştirir. En kritik
çıkarım şu; Dil ortadan kalksa bile güç boşluğu kalmaz. O boşluğu ya başka bir
dil ya da teknoloji doldurur.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR