Kadim insanlık tarihi, Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat’ı referans göstererek, Yahudi olmayan bütün milletler Yahudilerin hizmeti için y...
Kadim insanlık tarihi, Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat’ı
referans göstererek, Yahudi olmayan bütün milletler Yahudilerin hizmeti için
yaratıldığına inanmaktadırlar. Bilinen adıyla, “Arz-ı mevut” vaad edilmiş
topraklar sanıldığı gibi sadece Nil ile Fırat arasındaki yer değildir. Üç
aşamalı bir durumda vücuda gelen bir sosyo-politik ve teolojik bir inançtır.
İlki Filistin’de bağımsız İsrail devletini kurmak,
ikincisi Kenan bölgesine hâkim olmak, üçüncüsü ise bütün dünyaya hükmetmektir. Yani
dünya hükümeti yoluyla dünya hâkimiyeti…
Yaşadıkları bütün coğrafyalarda bu oluşumun
mücadelesini vermektedirler. Bütün beşeri sistemler, Yahudiliğe hizmet
etmekledirler. Gelinen noktada, politik
olarak küresel emperyalizmin sevk ve idaresinde etkili olmalarından ötürü,
”dünya hükümeti yoluyla dünya hâkimiyeti” için insanlığa ait hiçbir değeri
tanımadan her yerde zulüm ve gözyaşının arkasındaki iradeyi temsil
etmektedirler. Bu da, Yahudileri düşman görmek için gerekçe olmaktadır.
Antisemitizm yani Yahudi karşıtlığının kaynağı budur.
Antisemitizmin (Yahudi karşıtlığının) ortaya çıkışını
tek bir nedene bağlamak doğru olmaz. Bu olgu, tarih boyunca farklı
coğrafyalarda farklı sebeplerle ortaya çıkmış, zamanla biçim değiştirerek
“periyodik” şekilde yeniden yükselmiştir. Sorunu daha sağlıklı anlamak için
birkaç temel noktayı ayırmak gerekir:
“Semitik düşünce diğer milletlere karşı politika
uyguladı” tezi ne kadar doğru? Öncelikle “Semitik düşünce” diye tek ve homojen bir
ideolojik yapı yoktur. “Semitik” kavramı dil ailesini ifade eder (İbranice,
Arapça vb.). Bu nedenle Yahudileri tek bir siyasi-stratejik aklın temsilcisi
gibi görmek tarihsel olarak isabetli değildir.
Yahudiler tarih boyunca çoğunlukla: Devletsiz yaşamış
(özellikle Diaspora sonrası), Azınlık topluluklar olarak farklı
imparatorluklarda var olmuşlardır. Dolayısıyla sistematik olarak “diğer
milletlere karşı politika uygulayan merkezi bir güç” olmaktan çok, çoğu zaman bulundukları
toplumların politikalarına maruz kalan bir grup olmuşlardır. Bu sebeple de,
yaşadıkları her yerde, “koloni” şeklinde kendi içine dönük bir yaşantıyı tercih
ettiler.
Antisemitizmin tarihsel kökleri; Antik ve dini kökenler; Antisemitizmin
ilk biçimleri antik çağda ortaya çıkar: Yahudilerin tek tanrılı inancı,
çok tanrılı toplumlarda “farklılık” ve “uyumsuzluk” olarak algılandı, Hristiyanlık
içinde, özellikle Orta Çağ’da “İsa’nın öldürülmesi” suçlamasıyla Yahudilere
karşı teolojik düşmanlık gelişti.
Orta Çağ: Ekonomik ve sosyal
gerilimler; Avrupa’da:
Yahudiler bazı mesleklerden dışlandığı için faizle borç verme gibi alanlara
yöneldi, Bu durum ekonomik kriz dönemlerinde “günah keçisi” ilan
edilmelerine yol açtı. Hakikatte, Yahudiler, ekonomik hayatı etkileyen
etkinliklerini yaşadıkları her coğrafyada göstermişlerdir. Antisemitizmin
varlığına sebep olan yegâne etki alanı budur. Ayrıca infial yaratan; Kara
Veba sırasında Yahudiler kuyuları zehirlemekle suçlandı
Modern dönemde, Irkçı antisemitizmin
gelişmesi; 19.yüzyılda
antisemitizm dini olmaktan çıkıp “ırksal” hale geldi: Yahudiler artık
“asimile edilemez bir ırk” olarak tanımlandı. Komplo teorileri (küresel
kontrol iddiaları vb.) yaygınlaştı.
Bunun en uç noktası: Holokost (Nazi Almanyası
tarafından 6 milyon Yahudi’nin sistematik olarak öldürülmesi)
Antisemitizmin periyodik olarak yükselmesinin
nedenleri
Antisemitizm genellikle belli koşullarda “yeniden
üretilir”: Kriz dönemlerinde günah keçisi arayışı, Ekonomik çöküş, savaş
veya salgın dönemlerinde toplumlar suçlayacak bir grup arar. Azınlıklar bu rolü
kolayca üstlenir. “Farklı olanı”
tehdit olarak algılama Kültürel, dini ve sosyal farklılıklar, Kapalı
topluluk algısı.
Komplo teorilerinin cazibesi; Karmaşık sorunlara basit açıklamalar
sunar, “Gizli güçler” anlatısı politik mobilizasyon sağlar.
Siyasi araçsallaştırma; Liderler veya gruplar toplumu
konsolide etmek için antisemitizmi kullanabilir. Özellikle milliyetçi ve
otoriter dönemlerde artar.
Ortadoğu siyasetiyle bağlantılı
dalgalar; İsrail’in
politikaları ile Yahudi kimliği zaman zaman yanlış şekilde özdeşleştirilir, Bu
da antisemitizmin yeni biçimlerini tetikler (ancak bu, tüm Yahudilere
genellenemez)
Önemli bir nokta: Bir devletin
(örneğin İsrail’in) politikalarını eleştirmek, antisemitizm, Ancak tüm
Yahudileri kolektif bir özne gibi görmek
antisemitizmdir
Analitik bir çerçeve ile
değerlendirildiğinde, tarihsel süreçlerden doğduğu görülmektedir. “Yahudilerin diğer
milletlere uyguladığı politikaların sonucu” şeklinde indirgenemez. Daha
çok: Azınlık olma durumu, Kriz dönemleri, Dini/ideolojik
farklılıklar, Siyasi manipülasyonlar ile açıklanabilir.
Bu meyanda, Yahudilerin din
(teolojik) referansı, Yahudileri üstün ırk görmesi, kapalı bir kültürler
yaşıyor olmaları, ekonomik hayatı olumsuz yönlendirmeleri, Yahudi karşıtlığını
doğurmaktadır.
Yahudi göçlerinin sosyo-ekonomik ve
sosyo-politik gerekçelerini incelediğimizde, mısırdan çıkışlarından, ispanya
göçü ve Almanların ikinci dünya savaşı öncesi uygulamaları bunu göstermektedir.
Güçlü olduğu zamanlarda, “soykırım”
uygulamalarını esas alan fiili durumu göstermeleri, farklı milliyetlerin Yahudi
karşıtlığını her zaman potansiyel bir siyasi alternatif düşünmelerini,
varsaydıklarını görmek mümkündür.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR