İran’daki Yahudi nüfusunun büyük kısmı 1979’dan sonra ülkeyi terk etmiş olsa da bugün hâlâ binlerce Yahudi İran’da yaşamayı tercih etmek...
İran’daki Yahudi nüfusunun büyük kısmı 1979’dan sonra
ülkeyi terk etmiş olsa da bugün hâlâ binlerce Yahudi İran’da yaşamayı tercih
etmektedir. Bunun birkaç önemli nedeni vardır: tarihsel bağlar, ekonomik
durum, toplumsal entegrasyon ve siyasi gerçeklikler.
İran Yahudileri dünyanın en eski
Yahudi topluluklarından biridir. Bu topluluğun kökleri, MÖ 6. yüzyılda Pers
İmparatorluğu dönemine kadar uzanır. Bu süreçte önemli bir figür olan Kirus (Cyrus) Babil sürgünündeki
Yahudilere Kudüs’e dönme özgürlüğü tanımıştır.
Bu nedenle birçok İran Yahudisi kendisini sadece
“Yahudi” değil aynı zamanda “Pers Yahudisi” olarak görür. Yani İran,
onlar için sadece bir yaşam alanı değil tarihsel bir vatan olarak kabul
edilir. Bu Yahudilerin stratejik düşünme melekelerinin bir sonucudur.
İran’daki Yahudi topluluğunun önemli bir kısmı: ticaret,
kuyumculuk, tekstil, tıp, küçük ve orta ölçekli işletmeler gibi alanlarda
faaliyet gösterir. Bu meyanda, İran’ın elit bir sınıfını oluşturmakta
olduklarının da göstergesidir.
Birçok aile yerleşik ekonomik düzenini kaybetmemek
için ülkede kalmayı tercih etmiştir. Göç etmek her zaman yeni bir hayat kurma
riski taşır.
1979’daki İran devrimi sonrasında kurulan sistemde
Yahudiler: anayasal olarak tanınmış azınlıktır. Sinagoglarını açabilir, dini
eğitim verebilir, parlamentoda bir sandalye ile temsil edilir. Bu durum
Ortadoğu’daki bazı ülkelerle karşılaştırıldığında görece kurumsal bir
güvence sağlar. İranda kendi dilleri ile eğitim gören tek azınlık olma
özelliğindedirler.
İran yönetimi ideolojik olarak İsrail’e karşıdır.
Ancak resmî söylemde şu ayrım yapılır: Yahudilik, tanınan din, Siyonizm; siyasi
ideolojidir. Bu düşünce İran Yahudilerini ne kadar bağladığı bilinmemektedir.
Örneğin İran’ın ilk dini lideri Ayetullah Humeyni, Yahudilerin
İran toplumunun bir parçası olduğunu söylemiştir. Bu söylem, bazı Yahudi
ailelerin ülkede kalma kararını kolaylaştırmıştır.
1979 sonrası İran’dan çıkan Yahudilerin büyük kısmı: ABD
(özellikle Los Angeles),İsrail, Avrupa ülkelerine göç etti. Ancak göç eden bazı
aileler: ekonomik zorluklar, kültürel uyum sorunları, kimlik değişimi gibi
problemler yaşamıştır. Bu nedenle İran’da kalan bazı Yahudiler “kendi
kültürümüz içinde yaşamak daha güvenli” düşüncesini benimsemiştir.
İran’da yaşayan Yahudiler genellikle; politikadan uzak
durur, toplum içinde düşük profil sergiler, devletle açık çatışmadan kaçınır. Bu
strateji sayesinde birçok kişi nispeten istikrarlı bir yaşam
sürdürebilmektedir. Yaşadığı toprakların tümünde bu “sinme politikası”””
mevcuttur. Yani genel karakterdir.
İran’da kalan Yahudilerin ülkeden ayrılmamasının temel
nedenleri: 2500 yıllık tarihsel bağ, ekonomik ve sosyal yerleşiklik, anayasal
azınlık statüsü, İsrail–Yahudilik ayrımı söylemi, göçün riskleri, toplumsal
uyum stratejisini iyi uygulamalarıdır.
Bu nedenle İran’daki Yahudi toplumu küçük olsa da Ortadoğu’da
hâlâ varlığını sürdüren en eski Yahudi topluluklarından biridir.
Bilinmelidir ki; her Yahudi, büyük İsrail ideali ile
yaşar. İsrail’de olmasa da, kendisini kutsal davasının öncü kuvveti olarak, varlığını
stratejinin devamı için korur.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR