İran Yahudileri içinde İsrail’e göç edenler ile İran’da kalanlar arasında ciddi görüş farkları vardır. İran–İsrail gerilimi, İran’da yaş...
İran Yahudileri içinde İsrail’e göç edenler ile
İran’da kalanlar arasında ciddi görüş farkları vardır. İran–İsrail
gerilimi, İran’da yaşayan Yahudi toplumu üzerinde doğrudan askeri bir
etkiden çok siyasi, psikolojik ve sosyal etkiler oluşturur. İran Yahudileri
genellikle devlet ile toplum arasında denge kurarak varlıklarını sürdürmeye
çalışan küçük bir azınlık durumundadır. Bu etkiyi birkaç başlıkta incelemek
mümkündür.
İran yönetimi İsrail’i açık biçimde
düşman devlet olarak görür. Bu nedenle İran’daki Yahudiler: politik konularda çok temkinli davranır. İsrail hakkında açık siyasi görüş bildirmekten
kaçınır. Toplumsal görünürlüğünü genellikle sınırlı
tutar. Toplum içinde yaygın bir anlayış
vardır:
“Yahudi olmak sorun değildir, İsrail ile ilişkilendirilmek sorun olabilir.”
İran yönetimi ideolojik olarak şu ayrımı sürekli dile
getirir: Yahudilik; tanınmış din, Siyonizm,
siyasi ideoloji, Bu yaklaşımın kökeni büyük ölçüde Ruhullah Humeyni (Ruhollah
Khomeini)
dönemine kadar uzanır. Bu söylem sayesinde İran devleti, ülkedeki Yahudilerin
İran toplumunun bir parçası olduğunu vurgular. Ancak pratikte Yahudi toplumu her
zaman siyasi hassasiyet altında hissedebilir.
İran yasalarına göre: İsrail ile ticari ilişki, İsrail
ile siyasi bağlantı, İsrail istihbaratı ile ilişki çok ağır suçlar arasında
kabul edilir. Bu nedenle İran’daki Yahudi toplumu: İsrail’e seyahat konusunda
kısıtlıdır, aile bağları olsa bile açık temas kurmakta zorlanabilir, diaspora
ile iletişimde dikkatli davranır.
İran–İsrail geriliminin yükseldiği dönemlerde bazen, Yahudi
topluluğu içinde casusluk şüpheleri ortaya çıkabilir, bazı kişiler gözaltına
alınabilir veya sorgulanabilir. Örneğin 1999 yılında İran’da 13
Yahudi'nin İsrail için casusluk yaptığı iddiasıyla yargılandığı bir dava
uluslararası gündeme gelmişti. Bu tür olaylar toplum üzerinde güvenlik
baskısı hissi yaratır.
Gerilim dönemleri genellikle: İsrail, ABD, Avrupa gibi
ülkelere göçü artırır. 1979’da yaklaşık 80–100 bin olan İran Yahudi
nüfusu bugün yaklaşık 8–15 bin civarına düşmüştür. Bu azalışın önemli
nedenlerinden biri İran–İsrail ilişkileridir.
İran Yahudileri çoğu zaman iki kimliği birlikte taşır:
İranlı (Pers kültürü),Yahudi (dini kimlik)
Ancak İsrail ile yaşanan gerilim bu kimlikleri bazen siyasi
tartışmanın içine çekebilir. Bu yüzden birçok İran Yahudisi kendisini şöyle
tanımlar: “Biz İranlı Yahudiyiz; İsrail’in politikalarıyla özdeş değiliz.”
İran–İsrail gerilimi İran’daki Yahudi toplumu üzerinde
şu etkileri oluşturur: Politik açıdan temkinli yaşam, İsrail ile temas
konusunda kısıtlamalar, güvenlik şüpheleri ve baskı hissi, göç eğiliminin
artması, kimlik tartışmaları
Buna rağmen İran’daki Yahudi toplumu Ortadoğu’da
İsrail dışındaki en eski ve hâlâ varlığını sürdüren Yahudi topluluklarından
biridir. Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR