Teknik güvenlik doktrini çerçevesinden bakıldığında, ABD ve İsrail’in güvenlik planlaması açısından Türkiye’nin nasıl konumlandırıld...
Teknik
güvenlik doktrini çerçevesinden bakıldığında, ABD ve İsrail’in güvenlik
planlaması açısından Türkiye’nin nasıl konumlandırıldığını; askerî,
jeopolitik, enerji ve normatif parametreler üzerinden teknik bir doktrin
formatında ele almaktadır.
Stratejik
Varsayım; ABD ve
İsrail açısından temel öncelik şudur: Türkiye dışlanamaz; ancak tam güvenilir
bir stratejik ortak da değildir.
Bu ikili algı, Türkiye’yi aynı anda hem zorunlu
ortak hem de dengeleyici risk aktörü konumuna yerleştirir.
Güney Kanat İstikrar Doktrini; Referans yapı: North Atlantic Treaty
Organization, ABD açısından Türkiye: NATO’nun güney kanadının kilit
ülkesi, Karadeniz–Orta Doğu geçiş hattı, Rusya’yı çevreleme mimarisinin parçası.
İsrail açısından ise Türkiye: Bölgesel askeri
kapasitesi yüksek tek Müslüman NATO ülkesi, Potansiyel kriz anında caydırıcı
denge unsuru, ABD için Türkiye’nin kopması = NATO güney kanadında boşluk.
İran’ı çevrelemek; ABD–İsrail güvenlik mimarisinin merkezinde
İran vardır. Bu çerçevede Türkiye’nin rolü üç boyutludur: Coğrafi Denge İran’ın
Akdeniz’e uzanan hattının kuzey tamponu. İstihbarat Kapasitesi Suriye ve
Irak sahasındaki saha bilgisi. Enerji Alternatifi İran gazına alternatif
transit ülke. Ancak Türkiye’nin İran’la açık çatışmaya girmemesi ABD–İsrail
planlamasında “kontrollü belirsizlik” olarak görülür.
Doğu Akdeniz Enerji Doktrini Doğu Akdeniz denklemi ABD ve İsrail
için üç nedenle kritiktir: Avrupa’nın enerji güvenliği, Rusya bağımlılığının azaltılması,
İsrail gazının küresel pazara erişimi İsrail gaz sahaları (örneğin Leviathan
Gaz Sahası) açısından en ekonomik güzergâh Türkiye’dir.
ABD perspektifinde: Türkiye dahil edilirse ekonomik
entegrasyon artar. Türkiye dışlanırsa Yunanistan–GKRY(Güney Kıbrıs Rum
Yönetimi) hattı güçlendirilir.
Suriye Sahası Güvenlik Doktrini ABD–İsrail için Suriye: İran
milislerinin konuşlandığı alan, Hizbullah lojistik hattı, Rusya’nın askeri
varlık gösterdiği bölge
Türkiye burada: Sınır güvenliği aktörü Mülteci akışını
kontrol eden ülke, Suriye kuzeyinde fiilî askerî varlık sahibi güçtür. ABD
açısından kritik soru: Türkiye, İran’ı sınırlayan bir aktör mü yoksa bağımsız
ajandası olan otonom güç mü?
Risk Matrisi
(ABD–İsrail Gözünden)
|
Alan |
Türkiye İş Birliği |
Türkiye Ayrışması |
|
NATO |
Güney
kanat güçlenir |
Stratejik
boşluk oluşur |
|
İran |
Çevreleme
kolaylaşır |
İran
manevra alanı genişler |
|
Enerji |
Ekonomik
entegrasyon |
Alternatif
hat maliyetli |
|
Filistin |
Diplomatik
denge |
Bölgesel
gerilim artar |
ABD- İsrail Türkiye için
düşündükleri role bakıldığında; Kontrollü Ortak; NATO uyumu, Enerji
iş birliği, Suriye koordinasyonu. Otonom Bölgesel Güç; ABD’ye mesafeli, İsrail’le
sınırlı ilişki, Çok kutuplu dış politika Jeopolitik Ayrışma; Avrasya
yönelimi, Doğu Akdeniz gerilimi, ABD yaptırım riski ABD–İsrail
perspektifinde tercih edilen model: Model 1 (Kontrollü Ortaklık).
2030- 2050 öngörüsü ile ABD’nin önceliği Çin rekabeti
olacak. Bu nedenle: Orta Doğu’da uzun süreli büyük savaş istemez. Türkiye’nin Batı
sisteminde kalmasını ister. İsrail’in askeri üstünlüğünü garanti altına alır.
İsrail açısından: Türkiye ile tam kopuş stratejik hata
olur. Ancak Türkiye’nin bölgesel liderlik iddiası sınırlanmak istenir.
Stratejik denklem olarak düşündüğümüzde, ABD–İsrail
perspektifinde Türkiye: Vazgeçilmez ama sınırlandırılması gereken güç. Bu
nedenle politika genellikle şu formüle dayanır; Askerî iş birliği açık,
Ekonomik temas faydacı, (pragmatik) Siyasi güven sınırlı, Kriz yönetimi sürekli
elde tutulacaktır.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR