Küresel emperyalizmin, geliştirdiği evanjelist anlayışa karşı, varlık mücadelesi verebilecek iki inanç sistemi de, emperyalizme meşruiye...
Küresel emperyalizmin, geliştirdiği evanjelist
anlayışa karşı, varlık mücadelesi verebilecek iki inanç sistemi de,
emperyalizme meşruiyet tanımamaktadır. Bu sebeple her iki inanç sistemini
ötekileştirip,birbiriyle mücadele ederek zayıflatmak ve evanjelizmin meşru
gördüğü emperyalizmin hâkimiyetini sağlamaktır. O sebeple antisemitizm ve
islamofobi yaratarak onlar ile mücadeleyi esas almışlardır.
Semitik düşünce ile İslam düşüncelerinin birbiri ile
mücadelesini ve boyutlarını bir tarafa bırakıp, bu düşüncelerin jeopolitikada
nasıl kullanıldığını yazmaya çalışacağım.
Antisemitizm ve İslamofobi, yalnızca toplumsal
önyargılar değil; jeopolitik rekabet, kimlik inşası ve güç mobilizasyonu
süreçlerinde zaman zaman araç sallaştırılan iki güçlü söylem biçimidir. Bunları
karşılaştırmalı analiz etmek için hem benzerliklerini hem de kritik farklarını
netleştirmek gerekir.
Konuyu
kavram çerçevesini bildirmekle başlayalım; Antisemitizm: Yahudilere yönelik tarihsel, dini,
ırksal ve modern dönemde komplo temelli düşmanlıktır. İslamofobi, Müslümanlara ve İslam’a yönelik korku, tehdit
algısı ve dışlayıcı söylemdir. İkisi
de: “öteki” üretir, kimlik sınırlarını keskinleştirir, kriz dönemlerinde hızla
yayılır.
Jeopolitik
kullanım mantığı (ortak mekanizma)
Jeopolitik kullanım mantığına baktığımızda; Her iki
söylem de benzer stratejik amaçlarla kullanılabilir:
İç politik konsolidasyon; Toplumu bir “tehdit” etrafında
birleştirme, Ekonomik/siyasi sorunları gölgelemek…
Dış politika meşrulaştırma, Askerî operasyonları haklı göstermek,
Güvenlik politikalarını sertleştirmek
Kimlik inşası; “Biz” ve “onlar” ayrımı, Medeniyet
söylemleri üretmek.
Antisemitizmin
jeopolitik kullanımı; Tarihsel Avrupa bağlamı, Ulus-devlet inşasında “iç düşman” üretimi, Ekonomik krizlerde Yahudilerin
günah keçisi ilan edilmesi. En
uç örnek: Holokost, Irkçı
ideolojinin devlet politikası haline gelmesi…
Modern Ortadoğu bağlamı; İsrail’in politikaları ile Yahudi
kimliğinin özdeşleştirilmesi Filistin meselesi üzerinden mobilizasyon.
Kullanım biçimleri: Rejimlerin iç meşruiyet üretmesi, Toplumsal
öfkenin yönlendirilmesi, Komplo anlatılarıyla dış güçlerin
şeytanlaştırılması.
İslamofobi’nin
jeopolitik kullanımı
11 Eylül sonrası kırılma; 11 Eylül Saldırıları sonrası, İslam
dünyası güvenlik tehdidi olarak çerçevelendi.
Batı’da güvenlik politikaları; Göç politikalarının sertleştirilmesi,
Müslüman toplumların “radikalleşme riski” üzerinden denetlenmesi. Bu
söylem: Askerî müdahaleleri meşrulaştırmada kullanıldı. (Afganistan,
Irak gibi örnekler)
Avrupa iç siyaseti; Aşırı sağ partilerin yükselişi, Göçmen
karşıtı politikaların yayılması
İslamofobi burada: Kültürel kimlik savunusu,
“medeniyet krizi” söylemi üzerinden araçsallaştırılır.
Kritik farklar:
Güç ve konum
farkı; Antisemitizm:
çoğunlukla azınlık bir topluluğa yöneliktir.
İslamofobi: küresel ölçekte büyük bir nüfusa (1.8 milyar)
yöneliktir.
Devlet boyutu; Antisemitizm: Tarihte
devletsiz Yahudilere yöneliyordu, Bugün İsrail faktörüyle karmaşıklaştı.
İslamofobi: Doğrudan bir “İslam devleti”ne değil, Dağınık
Müslüman topluluklara yönelir.
Meşrulaştırma dili; Antisemitizm: Komplo
teorileri (“gizli güç”)finansal/siyasi kontrol iddiaları. İslamofobi:
Güvenlik söylemi (“terör”, “radikalleşme”), kültürel uyumsuzluk
iddiası.
Uluslararası sistemde rol; Antisemitizm: Batı’da güçlü
şekilde delegitimize edilmiştir. Açık savunusu maliyetlidir. İslamofobi:
Daha gri bir alanda bulunur, bazı politik söylemlerde dolaylı
şekilde meşrulaştırılabilir.
Kesişim
noktası: Karşılıklı beslenme, Bu iki olgu bazen birbirini güçlendirir: Ortadoğu’daki çatışmalar; Batı’da
İslamofobi’yi artırır. Batı’daki
İslamofobi, İslam dünyasında antisemitik ve anti-Batı söylemleri besler. Bu bir geri besleme döngüsüdür.
Jeopolitik etkiler;
Kalıcı
çatışma üretimi, Kimlik temelli düşmanlıklar
çözümleri zorlaştırır. Radikalleşme
riski, Her iki tarafta aşırı
uçları güçlendirir. Diplomatik
tıkanma, Rasyonel politika
üretimini zorlaştırır.
Sonuç
(stratejik okuma) Antisemitizm
ve İslamofobi: Doğal değil, büyük ölçüde üretilen ve araçsallaştırılan
söylemlerdir.
Jeopolitikte: kriz yönetimi, güç konsolidasyonu, kimlik
inşası, için kullanılır. Ancak uzun vadede: devletleri değil, toplumları
zayıflatır, çatışma döngüsünü derinleştirir.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR