(Türkiye Cumhuriyeti için Stratejik Kurucu Metin Taslağı) Küresel güç olma iddiası, millet devlet bütünlüğünü sağlayan fertlerin, varl...
(Türkiye Cumhuriyeti için Stratejik Kurucu Metin
Taslağı)
Küresel güç olma iddiası, millet devlet bütünlüğünü
sağlayan fertlerin, varlıklarını yürekten bağlılık esasına göre, kalıcı davranışa
dönüştürmesi ile kabildir. Bunu eğitim müessesesi yürürlüğe koymalı ve
gelişmeyi takip etmelidir.
Türk milletinin ve devletinin, küresel bir güç olması,
zamanın ruhunu yakalamak ve ona uygun şartlarda yaşamak ile mümkündür.
Aşındırılmış bir devlet yapısı, milleti yorgun hale düşürür. Kendini aşabilmek üzere kendimizi yeniden
konumlandırmak ve kendimizi güncelleyerek, zamana hükmetmek gerekmektedir. Bu
çerçevede devlet- millet olgusunu gözden geçirmenin zamanı ve zeminini
oluşturmak küresel güç olmak iddiasını güçlendirecektir.
Türkiye için “Yeni Millet–Devlet Sözleşmesi’ni;
tarihsel sürekliliği gözeten, modern devlet gerekleriyle uyumlu, millet
merkezli ve stratejik bir kurucu metin taslağı olarak ele almaktadır.
Mesele, bir anayasa değil; anayasal üst doktrin niteliğinde olmalıdır.
Bu durumu bütün Türk illeri(Ülkeleri) kendi ülkelerinde uygulayabilmelidirler.
Sözleşmenin felsefi temeli;
“Millet Devleti Kurar, Devlet
Milleti Yaşatır” Bu sözleşme,
devletin milletin iradesinden doğduğunu; milletin ise devlet sayesinde tarihsel
sürekliliğini koruduğunu kabul eder.
Devlet: Egemenliğin sahibi değil, Millet adına
egemenliği kullanan organizasyondur.
Millet: Etnik bir kategori değil, Ortak tarih, dil,
kader ve vatandaşlık bilinciyle oluşmuş siyasi–kültürel bir bütündür.
Millet tanımı ve aidiyet rejimi;
Milletin Tanımı: Türk milleti; Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşlığı çatısı altında, Türkçeyi ortak kamusal dil olarak kabul eden,
ortak tarih ve kader bilinciyle devlete bağlılık iradesi gösteren bireylerin
oluşturduğu siyasi millettir.
Aidiyetin Esası: Aidiyet; Zorunlu değil iradîdir, Etnik
kökenle değil, Anayasal sadakat ve ortak kültürle kurulur. Hiçbir alt
kimlik, millet kimliğinin alternatifi veya üstü olarak konumlandırılamaz.
Devletin meşruiyet kaynağı;
Egemenliğin Kaynağı; Egemenlik kayıtsız şartsız millete
aittir. Devlet kurumları, bu egemenliği emanetçi sıfatıyla kullanır.
Devletin Temel Görevleri Devletin varlık sebebi: Milletin
güvenliğini sağlamak, Toprak bütünlüğünü korumak, Milletin ekonomik ve kültürel
varlığını geliştirmek, Gelecek nesiller için stratejik sürekliliği teminat
altına almaktır.
Vatandaşlık ve sorumluluk dengesi;
Hak–Ödev Dengesi; Vatandaşlık yalnızca haklar bütünü
değil; sorumluluklar rejimidir.
Her vatandaş: Devlete anayasal sadakatle bağlıdır, Kamusal
düzeni ve milletin birliğini zedeleyici faaliyetlerden kaçınmakla yükümlüdür.
Sadakat İlkesi; Devlete ve millete sadakat: İfade özgürlüğünü
sınırlamaz, Ancak milletin varlığını inkâr eden faaliyetler meşru kabul
edilemez.
Kültür, Dil ve eğitim rejimi;
Ortak Dil; Türkçe: Milletin kurucu dili, Devletin
tek kamusal dilidir. Farklı kültürel diller, özel alanda korunur; ancak kamusal
egemenlik alanı tek dilli yapıdadır.
Eğitimde Millet Bilinci; Eğitim sistemi, Millet bilincini
güçlendirmeyi, Tarihsel sürekliliği aktarmayı, Stratejik düşünceyi geliştirmeyi
amaçlar.
Devletin stratejik planlaması;
Stratejik Süreklilik; Devlet, Günübirlik siyasi
tercihlerle değil, Uzun vadeli millî stratejiyle yönetilir. Bu
amaçla: Millet merkezli bir Ulusal Strateji Kurumu kurulur. Bu kurum,
hükümetlerden bağımsız fakat millete karşı sorumludur.
Türk Dünyası ve dış aidiyet;
Türk Dünyası ile İlişkiler Türkiye Cumhuriyeti: Türk dünyasını
tarihsel, kültürel ve stratejik bir bütün olarak görür. Bu coğrafyayla siyasi,
ekonomik ve savunma alanlarında entegrasyonu devlet politikası kabul
eder.
Adalet ve eşitlik ilkesi
Hukuk Önünde Eşitlik Devlet: Vatandaşlar arasında köken,
inanç ve düşünce temelinde ayrım yapmaz. Ancak milletin birliğini bozmayı hedefleyen
faaliyetlere karşı tavizsizdir.
Sözleşmenin koruyucu mekanizması;
Anayasal Sadakat Doktrini¸ Bu sözleşmenin ilkeleri: Anayasanın
yorumu ve uygulanmasında esas alınır. Devlet kurumları, bu ilkelere aykırı
tasarrufta bulunamaz.
Tarihsel sorumluluk;
Gelecek Nesiller; Bu sözleşme: Sadece bugünü değil, Türk
milletinin geleceğini esas alır. Millet ve devlet, bu sözleşmeyle ortak
kader bilinci temelinde birbirine bağlanmıştır.
Bu “Yeni Millet–Devlet Sözleşmesi”: Ne geçmişin
tekrarıdır, Ne de köksüz bir modernleşme denemesidir.
Bu metin: Türk milletinin tarihsel birikimini, 21.
yüzyılın jeopolitik gerçekleriyle birleştiren kurucu bir irade beyanıdır.
Bu beyanın içeriğini hayata geçirmek, küresel güç olma yolunda, bir aşama ve
mesafe kaydetmektir. Cenap Şahabettin’in dediği gibi; “görebildiğin kadar git,
oradan ötesini de görürsün.”
Nesim
Yalvarıcı
YORUMLAR