Türk milletinin varlığı, nüfus yapısı (demografisi), siyasi etkinliği, ekonomik kaynakları ve askeri gücü itibariyle jeopolitik strateji...
Türk milletinin varlığı, nüfus
yapısı (demografisi), siyasi etkinliği, ekonomik kaynakları ve askeri gücü
itibariyle jeopolitik stratejilerde esas alınan bir millettir. Ne var ki
cesamet ve varlığının ona kazandırdığı üstünlüğü yeterince kullana bilmediğini
ifade etmek durumundayız. Zira küresel aktör olabilecek potansiyele sahip bir
konumunu hayata geçirebilecek bir organizasyondan mahrumdur. Bu konunun
incelenmesi, güçlü ve zayıf noktalarını tespit ederek, küresel bir aktör
olabilmesini sağlayacak stratejik şartları nasıl oluşturmalıyız?
Türk milletinin küresel bir aktör olamamasının yapısal
nedenlerini tahlil
eden; ardından güçlü–zayıf yönleri esas alarak stratejik bir “yeniden inşa”
çerçevesi öneren analitik bir metin ortaya koymalıyız. Politik bir dil
yerine, Akademik–stratejik dil tercih edilmelidir.
Türk Milletinin Nesnel Jeopolitik
Ağırlığı:
Türk milleti; Demografik büyüklük (Türkiye +
Türk dünyası ≈ 300 -400 milyon), Jeostratejik konum
(Avrasya–Ortadoğu–Akdeniz ekseni), Askerî kapasite (Türkiye’nin bölgesel
güç projeksiyonu), Tarihsel devlet geleneği (imparatorluk hafızası),Enerji,
ulaşım ve ticaret koridorları üzerindeki hâkimiyet bakımından nesnel
olarak küresel aktörlüğe elverişli bir millettir. Buna rağmen bu potansiyel
stratejik üstünlüğe dönüşememektedir. Bu durum güç eksikliğinden değil, organizasyon
ve strateji eksikliğinden kaynaklanmaktadır.
Temel Problem: Güç Var, Organizasyon
Yok
Devlet Gücü – Millet Gücü Ayrışması;
Türk
tarihinde devlet güçlü olmuş; ancak milletin tüm kapasitesi uzun vadeli bir
stratejiye bağlanamamıştır. Devlet merkezlidir, millet merkezli
değildir. Toplum, karar verici değil; reaksiyon göstericidir. Stratejik
süreklilik zayıftır.
Stratejik Akıl Eksikliği
Türkiye’de: Siyasi akıl, Askerî akıl, Ekonomik
akıl, Kültürel akıl bir üst stratejik çatı altında senkronize
edilememektedir. Sonuçta, Parçalı güç,
etkisiz toplam mevcuttur. Bütüncül bir zihin gücü olmalıdır.
Güçlü ve Zayıf Yönlerin Analizi
(SWOT Temelli)
Güçlü Yönler: Demografik ve kültürel
süreklilik; Asimilasyona
dirençli kimlik, Tarih bilinci (tam bastırılamamış)
Askerî kapasite, Konvansiyonel güç, Savunma sanayi altyapısı, Saha
tecrübesi (Suriye, Libya, Karabağ)
Jeopolitik konum; Boğazlar, Enerji geçiş hatları, NATO–Avrasya kesişimidir.
Zayıf Yönler; Stratejik birlik
eksikliği, Millet
hedefi yok, Uzun vadeli ulusal doktrin yoktur.
Ekonomik bağımlılık; Finansman ve teknoloji dışa bağımlı, Üretim değil
tüketim odaklı yapı mevcuttur.
Entelektüel kopukluk; Akademi–devlet–toplum arasında bağ zayıf, Yerli
strateji üretimi sınırlıdır.
Türk dünyasıyla bağların zayıflığı; Kültürel bağ var, kurumsal bağ
zayıf, Ortak savunma, ekonomi ve dil politikası yoktur.
Neden Küresel Aktör Olamıyoruz?
Millet Tanımı Net Değil; Etnik mi? Vatandaşlık mı? Medeniyet
mi? Bu belirsizlik, stratejik hedef üretimini imkânsız kılar.
Uzun Vadeli Doktrin Yok; ABD’nin “Manifest Destiny”si, Çin’in
“Kuşak–Yol”u,
Rusya’nın “Yakın Çevre” doktrini varken, Türkiye’nin millet merkezli
bir büyük stratejisi yoktur. “Turan idealinin” veya “Büyük Türk İlhanlığı ”stratejik
doktrin haline getirilmelidir.
Çözüm: Küresel Aktörlük İçin
Stratejik Şartlar
Millet Merkezli Üst Strateji (Büyük
Doktrin)
Amaç: Türk milletinin güvenliğini, refahını ve kültürel
sürekliliğini küresel ölçekte garanti altına almak. Bu doktrin: Siyaset üstü
olmalı, Hükümetler değişse de sürmelidir.
Stratejik Organizasyonun İnşası
Ulusal Strateji Kurumu; Sivil–asker–akademik yapı, 30–50
yıllık senaryolar, Devlet politikalarına yön veren merkez olmalıdır.
Türk Dünyası Entegrasyonu, Ortak dil politikası, Ortak
savunma sanayi, Ortak pazar ve finans mekanizmasıdır.
Ekonomik Egemenlik; Yüksek teknoloji, Enerji
bağımsızlığı, Finansal araçların millîleştirilmesidir. Ekonomik
bağımsızlık olmadan jeopolitik bağımsızlık olmaz.
Kültürel ve Zihinsel Yeniden İnşa; Eğitim sistemi millet merkezli
olmalı, Tarih ve kimlik komplekssiz öğretilmeli, Aydın–millet
kopukluğu giderilmelidir.
Güçlü Millet, Stratejili Millet
Olmak Zorundadır. Türk
milleti, Zayıf değil, Yetersiz değil, Geride kalmış değil.
Sorun şudur; Türk milleti, gücünü stratejik bir
organizasyona dönüştürememektedir.
Eğer; Net bir millet tanımı, Uzun vadeli bir büyük
strateji, Kurumsal süreklilik, Türk dünyası merkezli jeopolitik geniş
görüşlülük (vizyon) inşa edilebilirse; Türk milleti yalnızca bölgesel değil,
küresel bir aktör hâline gelebilir.
Nesim Yalvarıcı
YENİ
MİLLET–DEVLET SÖZLEŞMESİ
YORUMLAR