Papa’nın ülkemizi, özellikle İncilin bu günkü halini alan ve konsillerin toplanıp karar verdiği yer olan İznik’i ziyaret etmesi, üzerind...
Papa’nın
ülkemizi, özellikle İncilin bu günkü halini alan ve konsillerin toplanıp karar
verdiği yer olan İznik’i ziyaret etmesi, üzerinde durulması gereken bir
husustur. Elbette Papalığın ne anlama geldiğini duyarlılıkla bilmekte, o derece
önemlidir. Bu yazımdan sonra; “papalık sadece dini otorite merkezi midir?”
sorusunun cevabını vermek ve sorgulamak gerekecektir.
Papalık,
yaklaşık 1500 yıl boyunca Batı’da yalnızca dinî değil, aynı zamanda en
güçlü siyasal aktörlerden biri oldu. Bunu, dönemlere ayırarak daha net
anlatabiliriz.
Erken
dönem (5-8.yüzyıl) Batı Roma İmparatorluğu yıkılınca (476), geriye merkezi
otorite kalmadı. Papalar: Kent yönetimi, kamu hizmetleri, sosyal yardım gibi
işlevleri üstlendi.Barbar krallıklarla diplomatik ilişki kurarak fiilen
siyasal lider rolüne geçti. Bu dönemde papalık doğrudan siyasi güç
kullanmasa da otorite boşluğunu doldurdu.
Orta çağ
yükselişi (8-13.Yüzyıl) en güçlü dönem; Bu dönem papalığın. tepe noktasıdır.
Papalık devletinin kurulması; (760) Frank
kralı Pepin’in bağışıyla papalar kendi topraklarına sahip oldu. Böylece
papa: Hem dini
lider, Hem de devlet
başkanı oldu.
Taç giydirme yetkisi; Papa, Charlemagne gibi
hükümdarları taçlandırarak “yetkiyi Tanrı’dan alma” düzenini kutsadı.
Bu, papayı krallara karşı konumlandırdı.
İimparatorluk Papa çatışmaları;
Investiture Crisis (11. yüzyıl):
Papalar, imparatorların piskopos atamasına karşı çıktı. Bu kriz, papalığın dünyevi
otoriteyi dengeleme gücünü gösterdi.
Haçlı seferlerini başlatma yetkisi
Papa II.
Urban (1095), Avrupalı devletleri harekete geçirerek kıta politikasını
yönlendirdi.
Bu, papalığın askerî-siyasi güç kullanabilmesinin zirvesiydi. 13. yüzyılda
papa, Batı’nın en etkin siyasal aktörüdür.
Geç Orta
Çağ-Güç kaybı (14.-16. Yüzyıl) Avigon Papalığı; (1307-13779 Papalık Fransa’ya
taşınınca, Avrupalı güçler papayı “Fransa’nın kuklası” görmekteydi. Saygınlık
düştü.
Schisma
(1378-14179; Aynı anda iki hatta üç papa ortaya çıktı. Bu da otoriteyi
zayıflattı.
Reformasyon
(1517 sonrası)
Luther’le
başlayan süreçte: Birçok ülke Katolik otoritesinden çıktı. Papalığın siyasal
gücü Avrupa’nın büyük bölümünde çöktü.
Modern
Devletlerin Yükselişi (17.-19.Yüzyıl) Ulus-devletlerin güçlenmesiyle: Papalık
yalnızca Papalık Devleti içinde iktidarlıydı. Diplomatik etkisi azaldı.
1870 Papalık
Devletinin kaybedilmesi
İtalya’nın
birleşmesi sürecinde papalık tüm topraklarını kaybetti. Papa siyasal
egemenliğini yitirdi.
Vatikan
Devletinin doğuşu (1929) Yeni dönem;
Laterano
Antlaşması ile: Vatikan küçük ama bağımsız bir devlet oldu. Papalık
artık askerî veya toprak temelli güç değil, ahlaki ve diplomatik güç
kullanıyordu Bu modern dönemin başlangıcıdır.
Modern
jeopolitikte papalığın dönüşen rolü; Bugün papalık artık krallara emir veren
bir güç değil. Ancak küresel jeopolitikte etkisi hâlâ önemli, sadece
formu değişmiş durumdadır. Etkili alanları ve biçimi şu şekilde izah
edilebilir.
Ahlaki-yumuşak
güç (softPower)Merkez,; Papalık modern çağda, Göç, yoksulluk, savaş, iklim,
çevre gibi küresel konularda ahlakî çerçeve belirler.“Laudato Si”
(iklim) gibi belgeler uluslararası tartışmaları etkiler. Bu güç türü ahlakî
ve kültürel bir stratejik etki üretir.
Diplomatic
Aktörlük;Vatikan, 180’den fazla devletle diplomatik ilişki yürütür.Birleşmiş
Milletler’de daimi gözlemcidir. Birçok çatışmada arabulucu rolü üstlenir
(Küba–ABD yakınlaşması gibi) Bu nedenle küçük bir devlet olsa da diplomatik
ağı büyük bir aktördür.
Küresel
Katolik topluluğu üzerindeki etki;
1.3 milyar
katolik nüfus; Latin Amerika, Afrika, Filipinlerve Batı Avrupa üzerinde ciddi
sosyal ve politik etkiler oluşturur.
Bu nüfus
üzerinden papalık: Siyasetçilere ahlaki baskı kurabilir, Toplumsal hareketleri
motive edebilir.
Ulus
devletler üzeri doğrudan güç yoktur.
Modern
dönemde papalık: Askerî güç kullanmaz, Devletlere emir vermez, Vergi toplamaz Siyasi
kurumlara doğrudan hükmetmez.
Bu
yönüyle artık “devletler üstü siyasal otorite” değildir.
Ancak anti-otoriter
değil; küresel yumuşak güce sahip ahlaki bir lider konumundadır.
Papalığın
siyasal gücü: orta Çağ- doğrudan siyasal ve askeri güç doğrudan kullananbilen,
Modern çağ; ahlaki,diplomatic,kültürel gücün dolaylı olarak kullanabilen bir
dönüşüm ilşkisi; “soft power” yumuşak güç unsuruna dönüşmesidir.
Bu
dönüşüm, hem ulus-devletlerin yükselişi hem de dini otoritelerin değişen
toplumsal rolüyle ilişkilidir.
Papalığın
küresel siyasette, önemli bir aktör haline gelmesi, ayasofya,İznik, Antakya,Nasıra
ve Kudüsün kontrolünü ve hakimiyetinin alt yapısı olabilecek çalışmaların
stratejisini belirlemek üzere, yumuşak güç (Soft Power) olarak öncü
çalışmaların peşinde oldukları anlaşılmaktadır.
Milli
duyarlılık duygusuna uzak bir iktidarın tedbir olarak geleceğe dair neler
olabileceği bir feraset ve öngörüden uzak olduğumuz düşüncesi milli duyarlılığı
olanların en büyük endişeleri olacaktır.
Nesim
Yalvarıcı
YORUMLAR