Konuyu tarihsel arka plan siyasi işbirliği askerî/güvenlik boyutu güncel çerçeve şeklinde, analitik biçimde ele alalım. Bağların oluş...
Konuyu tarihsel arka plan siyasi işbirliği askerî/güvenlik
boyutu güncel çerçeve şeklinde, analitik biçimde ele alalım.
Bağların oluşmasının arka planına baktığımızda; İngiliz
Mandası ve İsrail’in Doğuşu (1917–1948) Balfour Deklarasyonu (1917)
ile İngiltere, Filistin’de bir “Yahudi ulusal yurdu” kurulmasını destekledi.
Dünya Savaşı sonrası Filistin, İngiliz Mandası
altına girdi. İngiltere, bu dönemde: Yahudi göçünü fiilen mümkün kıldı, Siyonist
kurumların (Haganah gibi) örgütlenmesine dolaylı alan açtı. 1948’de İsrail’in
kuruluşu, İngiltere’nin bölgeden çekilmesiyle gerçekleşti. Bu dönem,
İngiltere–İsrail ilişkisinin ideolojik ve stratejik temelini oluşturur.
Siyasi işbirliği ise,
Ortak Stratejik Yaklaşım; İngiltere ile İsrail: ABD eksenli
Batı ittifak sisteminin parçasıdır, Orta Doğu’da: İran karşıtlığı, Radikal
İslamcı örgütlere karşı mücadele, Güvenlik merkezli statüko korunması gibi
konularda büyük ölçüde örtüşür.
Diplomatik Destek İngiltere, AB içinde İsrail’e
yönelik sert yaptırımlara çoğu zaman mesafeli durmuştur.
BM platformlarında: İsrail’i açıkça mahkûm eden
tasarılara ya çekimser kalmış ya da dili yumuşatmaya çalışmıştır. İsrail’in
“kendini savunma hakkı” vurgusu, İngiliz resmi söyleminde sıklıkla yer alır.
İç Politika Etkileşimi İngiltere’de: Güçlü bir İsrail
yanlısı lobi, Yahudi toplumu ve evanjelik çevrelerin siyasi etkisi
bulunmaktadır. Muhafazakâr Parti, tarihsel olarak İsrail’e daha yakın
bir çizgide olmuştur. Askeri ve güvenlik işbirliği İstihbarat İşbirliği İngiltere
(MI5 – MI6) ile İsrail (Mossad – Shin Bet) arasında: Terörle mücadele, Ortadoğu’daki
silahlı gruplar, İran ve bölgesel aktörlere dair yoğun istihbarat paylaşımı
yapılmaktadır. Bu işbirliği, resmi belgelerden çok örtük ve süreklidir.
Sanayi savunma ve teknolojik yönden;
İngiltere: İsrail’den İHA, gözetleme, siber güvenlik teknolojileri
tedarik etmiştir. İsrail: İngiliz firmalarıyla ortak Ar-Ge ve alt sistem
çalışmaları yürütmektedir. Özellikle: Sınır güvenliği, Kent savaşları,
Elektronik harp alanlarında İsrail tecrübesi İngiltere için değerlidir.
Ortak tatbikat ve eğitim; NATO
çerçevesinde dolaylı, İkili düzeyde doğrudan askerî temaslar ve eğitim
programları yürütülmektedir.
Güncel çerçeve (Gazza-Ortadoğu
Krizleri;İngiltere, kamuoyunda artan baskıya rağmen İsrail’e yönelik silah
satışlarını tamamen kesmemiştir. Resmi tutum genellikle: “İnsani hukuk
ihlalleri incelenmeli “İsrail’in güvenliği vazgeçilmez” şeklinde dengeci ama
fiilen destekleyici bir çizgidedir. Bu durum: İngiliz kamuoyunda, Akademide,
İnsan hakları çevrelerinde ciddi tartışmalara yol açmaktadır.
Stratejik değerlendirmeye tabi
tuttuğumuzda; İngiltere–İsrail ilişkisi: Duygusal değil, çıkar
temellidir, Ortadoğu’da Batı’nın ileri güvenlik hattının bir parçası olarak
görülür, Askerî–istihbarî işbirliği, siyasi söylemden daha derindir. İngiltere
için İsrail: “Demokratik müttefik” söyleminin ötesinde, Bölgesel istihbarat
üssü ve ileri karakol niteliği taşır.
Güvenlik ve istihbarat
boyutu(Türkiye açısından en kritik alan); Doğu Akdeniz ve Ortadoğu
istihbarat dengesi, İngiltere–İsrail istihbarat işbirliği: Doğu Akdeniz,
Suriye–Irak hattı, İran bağlantılı ağlar üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Bu ağlar, Türkiye’nin: Suriye’deki askerî varlığı, Irak
kuzeyindeki operasyonları, İran’la dengeli ilişkileri hakkında yakın ve
sürekli gözlem üretmektedir.
Etkisi nedir? Türkiye, sahada fiilî aktör olmasına
rağmen, bilgi üstünlüğü bakımından Anglo–İsrail ekseninin radarındadır.
PKK/YPG bağlamı (örtük risk); İngiltere: YPG’yi doğrudan
silahlandırmasa da, ABD ve İsrail’in YPG’yi “DEAŞ karşıtı unsur” olarak
konumlandırmasına itiraz üretmeyen bir çizgidedir. İsrail ise:
Kuzey Suriye’de Türkiye’nin güçlenmesini,İran kadar stratejik denge
unsuru olarak görmektedir.
Etkisi nedir? Türkiye’nin terörle
mücadele söylemi, bu eksende siyasi meşruiyet aşındırmasına maruz
kalmaktadır.
Dış politika ve diploması alanına
bakıldığında; Türkiye’nin “denge politikası”nın daralması Türkiye: Filistin
meselesinde daha sert, İsrail’e karşı daha açık eleştirel pozisyon
alırken;
İngiltere: İsrail’i koruyan, Türkiye’yi “öngörülemez
bölgesel aktör” olarak çerçeveleyen
bir söylemi Batı platformlarında dolaylı biçimde besleyebilmektedir.
Etkisi; Türkiye’nin: AB ile ilişkilerinde, NATO içi
algısında siyasi alanı daralmaktadır.
Uluslararası bloklaşma da ise, BM,
Avrupa Konseyi, insan hakları mekanizmalarında: İsrail eleştirilerinde
Türkiye daha yalnız kalabilmekte, İngiltere diplomatik ağırlığıyla dengeyi
Batı lehine kurmaktadır. Etkisi; Türkiye’nin “ahlaki–hukuki argümanları”, siyasi
güçle desteklenmediğinde etkisizleşmektedir.
Sanayi ve askeri rekabeti; Türkiye’nin
yükselen savunma sanayii = rekabet alanı
İsrail: İHA, elektronik harp, sınır güvenliği
teknolojilerinde, Türkiye’nin doğrudan rakibidir.
İngiltere: İsrail teknolojisini NATO standartlarıyla bütünleşmiş
olarak Türkiye’nin pazar payını sınırlayıcı bir rol oynayabilmektedir.
Etkisi; Türkiye’nin Afrika, Körfez ve Orta Asya savunma
ihracatındAnglo–İsrail rekabetiyle karşılaşması.
Teknoloji transferlerini dolaylı engellemeleri; İngiltere
üzerinden: Motor, Aviyonik, Yazılım
gibi kritik alanlarda Türkiye’ye yönelik örtük kısıtlamalar
oluşabilmektedir.
Etkisi; Türkiye’nin “tam bağımsız savunma” hedefi zaman
ve maliyet açısından zorlanmaktadır.
Doğu Akdeniz- Enerji jeopolitiği; İsrail–GKRY–(Güney Kıbrıs Rum Yönetimi)Yunanistan
hattı, İsrail’in enerji politikaları: GKRY–Yunanistan eksenine daha
yakındır.
İngiltere: Kıbrıs’taki üsleri ve diplomatik
ağırlığıyla bu hattı dengeleyici değil, koruyucu pozisyondadır.
Etkisi; Türkiye: Deniz yetki alanları konusunda Enerji
projelerinde yalnızlaştırılma riski ile karşı karşıyadır.
Türkiye’nin “merkez ülke” iddiası; İngiltere–İsrail işbirliği:
Türkiye’nin: Enerji transit merkezi, Bölgesel arabulucu
rolünü dolaylı olarak sınırlayan bir denge üretmektedir.
Bütün bu
görünen büyük resimde, türkiye için stratejik anlam nedir?
Türkiye açısından bu işbirliği: Doğrudan askerî tehdit değildir,
Ancak: Algı yönetimi, Diplomatik
yalnızlaştırma, İstihbarî baskı, Ekonomik–teknolojik rekabet boyutlarıyla
çok katmanlı bir sınama üretmektedir.
Bu durumun
bir stratejik özeti yapıldığında;
İngiltere–İsrail işbirliği Türkiye için: Sahada değil, masada ve algıda
risk üretir.
Türkiye’nin: Sert güç kapasitesi güçlü, Yumuşak güç ve
ittifak yönetimi ise sürekli test altındadır.
Türkiye’nin bu dengeye karşı avantajı:
jeopolitik zorunluluk, askerî kapasite ve sahadaki vazgeçilmezliğidir.
Türkiye siyasi olarak iyi yönetilememesine rağmen, İngiltere-israil için endişe
kaynağı olmaktadır. Zira dinamik bir toplum, gelişen dünya olaylarında, Türk
dünyasının milli uyanışı, en önemlisi jeopoltiği, önemli bir avantaj olarak
değerlendirilmektedir.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR