BU GÜNKÜ İRAN’IN ANTİK KODLARI

  Batı emperyalizmi, oryantalist anlayışla, Asya’yı bütün kaynakları ile yönetip sömürebilmesi, kendi kontrolünde bir devletin vücuda geti...

 


Batı emperyalizmi, oryantalist anlayışla, Asya’yı bütün kaynakları ile yönetip sömürebilmesi, kendi kontrolünde bir devletin vücuda getirebilmesi ile mümkün olacağını düşünmektedir. Bu sebeple köklü devlet geleneğine sahip Sasanilerin (Fars-İran) bakiyelerini ihya etmek üzere İran denilen ülkeyi inşa etti. Monarşi ile yönetilen İran beklenilen neticeyi vermediği için, Sasani devletinin hafızasına ve kodlarına inerek “İran İslam cumhuriyetini” vücuda getirdi. Bu yazımızda Sasani devleti ile İran İslam devlet kodlarının farklı zaman dilimleri içinde birbirlerine benzerlikleri ve Sasani İmparatorluğu'ndan Günümüze Kalan dört Şaşırtıcı Devlet Geleneğini aktarmaya çalışacağım.

Tarihin Derinliklerindeki Modern Devlet

Günümüz İran siyaseti, dışarıdan bakıldığında genellikle karmaşık ve anlaşılması zor bir yapı olarak algılanır. Liderlik makamları, dini konseyler ve seçilmiş organlar arasındaki hassas denge, birçok kişi için bir bilmecedir. Peki, bu karmaşık yapıyı anlamak için 1500 yıl öncesine, Sasani İmparatorluğu'nun koridorlarına uzanmaya ne dersiniz? Modern İran devlet yapısında, antik Pers imparatorluklarının ne gibi izler taşıdığı sorusu, sıradan bir tarih merakının ötesine geçer. Bu sorunun cevabı, İran'ın siyasi DNA'sının binlerce yıllık bir süreklilik taşıdığını ve bugünün manşetlerinin aslında antik yankılarla dolu olduğunu gösteriyor.

Bu yazıda, Sasani İmparatorluğu ile günümüz İran İslam Cumhuriyeti'nin devlet teşkilatları arasındaki en çarpıcı ve şaşırtıcı dört benzerliği inceleyerek, tarihin derinliklerinden süzülüp gelen yönetim geleneklerinin günümüz siyasetini nasıl şekillendirdiğini ortaya koyacağız.

Sasani ve Modern İran Arasındaki Şaşırtıcı Süreklilikler

1. Değişmez Zirve: İlahi Meşruiyetin İki Farklı Yüzü

Her iki devlet yapısının da en tepesinde, mutlak ve sorgulanamaz bir otorite figürü yer alır. Sasanilerde bu figür, "Şahanshah" (Kralların Kralı) unvanını taşıyan hükümdardı. Şahanshah, sadece bir yönetici değil, aynı zamanda tanrı Ahura Mazda’nın yeryüzündeki temsilcisi olarak kabul edilirdi. Bu statü ona devlet, ordu ve din üzerinde mutlak bir güç veriyordu.

Sâsânîlerde hükümdarlık ilahî bir nitelik taşır; kral Mazda’nın yeryüzündeki temsilcisi kabul edilirdi.

Modern İran'da ise bu makamın karşılığı Dini Lider (Rehber / Velâyet-i Fakih) olarak karşımıza çıkar. Anayasal olarak devletin en yetkili kişisi olan Rehber; genel devlet politikalarını belirleme, silahlı kuvvetlerin başkomutanı olma, yargı başkanını ve diğer kilit kurumların üyelerini atama gibi olağanüstü yetkilere sahiptir. İki liderlik modeli arasındaki temel paralellik açıktır: Her iki sistemin zirvesinde de meşruiyetini büyük ölçüde dinden veya ilahi bir görevden alan, nihai karar mercii olan tek bir otorite bulunur. Bu durum, İran devlet geleneğinde gücün kişiselleştirilmesi ve meşruiyetin her zaman dünyevi alanın ötesinde bir kaynağa dayandırılması eğilimini gösterir. İster Mazda'nın temsilcisi, ister Velâyet-i Fakih olsun, zirvedeki figür siyasi olduğu kadar ruhani bir ağırlık da taşımaktadır.

2. İdeolojik Filtre: Kutsal Metinlerden Anayasaya Yasaların Bekçileri

Yasama süreci üzerindeki dini ve ideolojik denetim, İran devlet geleneğinin en belirgin özelliklerinden biridir. Sasani İmparatorluğu'nda Zerdüşt rahip sınıfı (Mog – Magu), devlet yönetiminde muazzam bir etkiye sahipti. Hukuk, eğitim ve sosyal yaşam gibi alanları kontrol eden bu sınıfın başındaki en yetkili din adamı "Mobedan-Mobed" olarak anılırdı.

Modern İran'da bu görevi Anayasa Koruyucular Konseyi üstlenir. 12 üyeden oluşan konseyin altı üyesi doğrudan Dini Lider tarafından atanan din âlimlerinden, diğer altısı ise Yargı Başkanı'nın önerdiği adaylar arasından Meclis tarafından seçilen hukukçulardan oluşur. Konseyin temel görevi, Meclis'in çıkardığı tüm yasaların İslam'a ve Anayasaya uygunluğunu denetlemektir.

Meclis’in çıkardığı tüm kanunların İslam’a ve Anayasaya uygunluğunu denetlemek

Bununla da kalmayan konsey, seçimlere katılacak tüm adayları veto etme yetkisine sahiptir. Bu durum, tıpkı Sasanilerdeki rahip sınıfının toplumsal ve siyasi hayattaki belirleyici rolü gibi, günümüz İran siyasetini şekillendiren en güçlü mekanizmalardan biridir. Ayetullahlar gibi…

3. Yürütmenin İki Numarası: Vüzurg Framadar'dan Cumhurbaşkanı'na Değişmeyen Rol

Her iki sistemde de mutlak liderin altında, devletin gündelik yürütme işlerinden sorumlu olan güçlü bir "ikinci adam" figürü dikkat çeker. Sasanilerde bu makam, "Vüzurg Framadar" (Vezir/Başbakan) idi. Devletin ikinci adamı olan Vüzurg Framadar, sivil idare, diplomasi ve saray işlerinin yönetiminden sorumluydu.

Modern İran'da ise bu role en yakın pozisyon Cumhurbaşkanı makamıdır. Halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı, Dini Lider'den sonraki en yüksek makamdır ve yürütmenin başı olarak kabul edilir. Bakanlar kurulunu yönetmek, ekonomi politikalarını yürütmek ve yasaları uygulamak gibi temel görevleri vardır. Yapısal benzerlik şaşırtıcıdır: Zirvede nihai otoriteye sahip bir lider ve onun altında devletin gündelik işleyişini organize eden güçlü bir yürütme başkanı. Ancak modern sistemde Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesi, fakat Dini Lider tarafından azledilebilmesi, bu tarihsel dinamiğe karmaşık bir boyut eklemektedir. Bu ikilik, antik mutlakiyetçi yapı ile modern cumhuriyetçi unsurlar arasındaki gerilimi özetler; 'ikinci adam' halka karşı sorumlu olsa da, nihai sadakati tepedeki sorgulanamaz otoriteyedir.

4. Devletin Omurgası: Binlerce Yıllık Bürokrasi Refleksi

İran coğrafyası, binlerce yıllık köklü ve gelişmiş bir bürokrasi geleneğine ev sahipliği yapar. Sasaniler, dönemlerine göre oldukça sistemli ve gelişmiş bir "Dīwānlar" (Bakanlıklar) teşkilatına sahipti. Vergi Divanı (Dīvān-ı Āmārgar), Yazışma Divanı (Dīvān-ı Dabīrān) ve Ordu Divanı (Dīvān-ı Spāh) gibi kurumlar, imparatorluğun geniş topraklarını etkin bir şekilde yönetmeyi sağlıyordu.

Bu gelenek, modern İran devlet yapısında da varlığını sürdürmektedir. Günümüz İran'ı da bakanlıklar, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi gibi üst kurullar ve Devlet Denetleme Kurumu gibi çeşitli organlar aracılığıyla yönetilen karmaşık ve katmanlı bir bürokrasiye sahiptir. Her iki dönemde de devletin gücünü ve kontrolünü sağlamak için detaylı bir memuriyet sistemine dayanması, binlerce yıldır süregelen bir devlet aklının veya yönetim kültürünün en somut göstergesidir. Bu, coğrafyanın zorluklarına ve sürekli dış tehditlere karşı merkezi kontrolü elden bırakmama, vergi ve asker toplama kapasitesini her daim en üst düzeyde tutma ve devleti karmaşık bir bürokratik aygıtla ayakta tutma refleksidir.

Coğrafyanın Kaderi Olarak Devlet Aklı

İncelediğimiz dört temel süreklilik —mutlak liderlik, yasama üzerinde dini denetim, "ikinci adam" yapısı ve gelişmiş bürokrasi— modern İran'ın devlet yapısının köklerinin ne kadar derinde olduğunu açıkça göstermektedir. Rejimler ve ideolojiler değişse de, binlerce yıldır bu topraklarda varlığını sürdüren bazı temel yönetim ilkeleri ve kurumsal yapılar varlığını korumaktadır. Bu durum, İran'ın devlet geleneğinin ne kadar köklü ve dayanıklı olduğunun kanıtıdır.

Peki, tüm bunlar ışığında şu soruyu sormak gerekmez mi: Tarih yalnızca tekerrür mü ediyor, yoksa bazı devlet gelenekleri coğrafyanın kaderi midir?

Günümüz bakış açısıyla konu değerlendirildiğinde, bu günkü İran ile dünün Persleri anlayış ve devlet yönetim mantığı arasında belirgin bir fark yoktur. Var olmalarına izin verilmesinde bir tarihi gerekçe vardır. O gerekçe de, Türklerin bölgede etkili olmalarından ziyade, Farsların egemenliği batı emperyalistlerinin hesabına uygun gelmektedir. Zira Rusya, Ermenistan, Fransa ve birçok batı ülkesi ile müttefik olması, bölgede kültür ve inanç benzerliği-birliği olan Türklere karşı olmalarından anlaşılmaktadır.

Sasani imparatorluğunun kodları üzerinden ihya edilen İran İslam Cumhuriyeti, tam da batının istediği politikaları inşa etmektedir. Batı emperyalizmine karşı duruşu olan unsurları ise, ya rejime karşı olarak yargılamakta veya emperyalistlere karşı göstermelik operasyonlarda, öne sürülerek, hedefe konulmak suretiyle etkisizleştirmektedir. Adeta batı ile gizli ittifak içinde, işleyen bir devlet teşkilat yapısı vardır. Sisteme müdahil olmak üzere niyet belirten bütün üst seviyedeki yönetici ve komutanların nokta atışlarla vurulmalarını tasavvur ettiğimizde, taşlar yerine oturmaktadır.

Anlaşılması gereken en önemli husus ise, bu günkü İran, kendi milli devlet yapısını İslam ile izole ederek, Fars şovenizmini ve ya Fars milliyetçiliğini diriltmek istiyor. Farsça konuşan Lurlar, Beluciler, Kürtler, Peştular ve Tacikler ile hem kendilerini güvenlik çemberi içinde gizlemektedirler, hem de, dillerini yaymak ve yaşatmaktadırlar.

Nesim Yalvarıcı

 

YORUMLAR

Ad

Makale,131,Şiir,12,
ltr
item
Nesim Yalvarıcı Blog: BU GÜNKÜ İRAN’IN ANTİK KODLARI
BU GÜNKÜ İRAN’IN ANTİK KODLARI
Nesim Yalvarıcı Blog
https://www.nesimyalvarici.com/2025/12/bu-gunku-iranin-antik-kodlari.html
https://www.nesimyalvarici.com/
https://www.nesimyalvarici.com/
https://www.nesimyalvarici.com/2025/12/bu-gunku-iranin-antik-kodlari.html
true
4680738629484459283
UTF-8
Tüm Yazılar Görüntülendi Hiç yazı bulunamadı TÜMÜNÜ GÖSTER Devamını oku Cevapla Cevabı iptal et Sil Yazar: Anasayfa SAYFALAR GÖNDERİLER Hepsini gör SİZİN İÇİN TAVSİYE EDİLEN ETİKET ARŞİV SEARCH TÜM GÖNDERİLER İsteğinizle eşleşen bir yayın bulunamadı Anasayfaya Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Paz Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Oca Şub Mar Nis Mayıs Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 haftadan daha önce Takipçiler Takip et BU PREMIUM İÇERİK KİLİTLENDİ ADIM 1: Bir sosyal ağda paylaşın 2. ADIM: Sosyal ağınızdaki bağlantıyı tıklayın Tüm Kodu Kopyala Tüm Kodu Seç Tüm kodlar panonuza kopyalandı Kodlar / metinler kopyalanamıyor, lütfen kopyalamak için [CTRL] + [C] (veya Mac ile CMD + C) tuşlarına basın İçerik Tablosu