Geriye dönüp baktığımızda, bir karakol komutanımızın onayına bağlı olarak, ülkemize girebilmek için saatlerce bekleyen Barzani, bütün pr...
Geriye dönüp baktığımızda, bir karakol komutanımızın
onayına bağlı olarak, ülkemize girebilmek için saatlerce bekleyen Barzani,
bütün protokol esaslarını hiçe sayan bir uygulamaya, devletimizin valisi, emniyet
müdürü, hatta içişleri bakan yardımcısının şahitliğinde imza attı. Kamuoyunda
büyük yankı uyandıran olayın arkasında, elbette “sahibinden cesaret alan
küstahlığın” gösterisi ve seremonisine şahit olduk.
En önemlisi, iktidar partisinin milletvekilinin beyanı
ile AKP’nin halini ve zayıflığını bölücülerle nasıl iç içe olduğunun da şahidi
olduk.
Mesud Barzani’nin Türkiye ziyareti, özellikle
Şırnak/Cizre’de uzun namlulu silahlı korumalarıyla görünmesi nedeniyle ciddi
bir siyasi krize yol açtı. Bu olay hem Türkiye iç siyasetinde hem de
Ankara-Erbil hattında gerilim yarattı; iktidar ve muhalefet farklı tepkiler
verirken, MHP ile Barzani cephesi arasında sert söz düellosu yaşandı.
Barzani, 29 Kasım 2025’te Şırnak’ın Cizre ilçesinde
düzenlenen Melayê Cizîrî Sempozyumu’na katılmak için Türkiye’ye geldi.
Korumalarının askeri üniforma ve uzun namlulu
silahlarla görüntülenmesi sosyal medyada hızla yayıldı ve büyük tepki çekti.
İçişleri Bakanlığı bu görüntülerle ilgili soruşturma
başlattı. AKP sözcüsü Ömer Çelik, “nahoş” bulduğunu belirtti ve Türkiye’nin
güvenliği sağlama kudretine vurgu yaptı.
MHP’nin Tepkisi: Devlet Bahçeli görüntüleri “rezalet” olarak
nitelendirdi. MHP, Türkiye’nin egemenlik haklarının ihlal edildiğini savundu.
Barzani Cephesi: Barzani’nin ofisi Bahçeli’ye sert yanıt verdi; onu
“eski Bozkurt, koyun postuna bürünmüş” sözleriyle eleştirdi.
İktidarın Duruşu: AKP kanadı, Barzani’nin resmi bir görevi olmadığını,
misafir olarak geldiğini ve güvenliğinin Türkiye tarafından sağlanabileceğini
vurguladı. Anlayacağınız, “ne şişi nede kebabı” yakmaya çalıştılar.
Muhalefet: Muhalefet partileri de ziyareti eleştirdi; özellikle
Türkiye’nin iç güvenlik hassasiyetleri açısından bu görüntülerin kabul edilemez
olduğunu dile getirdiler.
Diplomatik Boyut: Ziyaret, Türkiye ile Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi
(IKBY) arasındaki ilişkilerde yeni bir gerilim hattı oluşturdu mu? Bilmiyoruz.
Zira AKP ile karşılıklı anlaşma şeklinde bir organizasyon olduğunu anlamak
gerekir.
Sembolik Mesaj: Barzani’nin Cizre’ye gelişi, Kürt kimliğine ve
kültürel etkinliklere destek mesajı olarak okunabilir. Ancak silahlı
korumaların varlığı, bu sembolizmi gölgeledi ve Türkiye’de “egemenlik ihlali”
algısı yarattı.
Sonrası: Bu kriz, Türkiye’nin iç siyasetinde milliyetçi
söylemleri güçlendirdiği gibi, Ankara-Erbil hattında da güven sorununu
derinleştirdi.
Barzani’nin ziyareti, kültürel bir etkinlikten öte
siyasi bir krize dönüşmüş durumda. Türkiye açısından mesele, “misafirlik”
ile “egemenlik” arasındaki çizginin ihlali olarak görülüyor. Bu olay, hem
Türkiye’nin iç siyasetinde milliyetçi refleksleri tetikledi hem de Ankara-Erbil
ilişkilerinde yeni bir gerilim başlığı açtı.
Ancak görünmeyen tarafında, ince bir siyaset vardır.
Zira Irak’ın kuzeyinde yapılacak seçimlerde, bölgesel Kürt temsilciliğini
Talabani’ye karşı üstünlük kazansın diye Barzani’ye bu manevrayı
kazandırdıklarını düşünmek gerek… Çünkü Güneydoğuda seçmenin desteğini kaybeden
AKP’nin; Barzani’den talep edeceğini, kazan-kazan mantığını, işletmek
istediğini AKP milletvekilinin yaptığı konuşmadan anlayabiliyoruz.
Pragmatik bir anlayışı, çeyrek asırdır yürürlüğe sokan
AKP, giderayak milli bütünlüğümüze kast eden davranışları hoş görmesi,
desteklemesi kamu vicdanını yaralamıştır.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR