Güney Kafkasya (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve çevresinde; jeopolitik dinamikleri kapsamlı ama anlaşılması kolay bir analiz şeklind...
Güney Kafkasya (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan ve çevresinde; jeopolitik dinamikleri kapsamlı ama anlaşılması kolay bir analiz şeklinde ele alıp, geçmiş-kısa tarihçe, ana aktörler ve çıkarları, kritik altyapı/koridorlar, güvenlik dengesi, Türkiye için politik önerileri sunmak, gereği olduğuna inanmaktayım.
Güney Kafkasya, 2020 sonrası yeniden şekillenen bir bölge: Azerbaycan’ın 2020 zaferi, Rus barış gücünün rolü ve kademeli çekilmesi, Türkiye’nin Baku ile yakın stratejik ortaklığı, İran’ın bölgedeki güvensizlikleri ve dış aktörlerin (ABD, AB, Çin) artan ilgisi bölgesel dengeyi dinamik ve kırılgan hâle getirdi. Son dönemde ekonomik-ulaşım koridorları (Zangezur gibi) ve büyük güçlerin rekabeti, çatışma riski ile ekonomik entegrasyon arasında bir gerilim yaratıyor.(Reuters, cacianalist.og)
Yakın tarihimizde, oluşan gelişmeler ışığında güney Kafkasya’daki gelişmelerdeki aktörleri anlamamız mümkün olur.
2020 İkinci Karabağ Savaşı: Azerbaycan toprak kazanımları ve Moskova arabuluculuğunda bir ateşkes; Rus barış gücü konuşlandı.
2022–2024: Sınır ve güvenlik gerilimleri devam etti; 2024’te Rus barış gücü/izleme mekanizmalarında çekilme/azalma işaretleri görüldü. Bu, Moskova’nın geleneksel garantörlük imajını sarstı. (Reuters)
2024–2025: Rusya-İran yakınlaşması ekonomik ve lojistik projelere odaklanırken, ABD/AB bölgeyi istikrara bağlama ve yeni transit hatlarla (batı-doğu / kuzey-güney) alternatifi desteklemeye başladı. Bu durum aktörler arası rekabeti artırıyor. (Cacianalalist.org)
Bölgede, ana aktörler ve çıkarlarını anlamamız gerekir.
Azerbaycan;
Ana hedef: Karabağ sonrası kazanımları güvenceye almak, Nahchivan ile kara bağlantısını güçlendirmek, enerji ihracatını ve transit gelirlerini artırmak. Zangezur koridoru fikri bunun ekonomik/stratejik bir parçası. (Vikipedya)
Ermenistan;
Ana hedef: toprak bütünlüğü ve egemenlik güvencesi; iç siyasette barış adımları ile Rusya-ile dengelenmiş güvenlik arayışları (aynı zamanda Batı’ya yönelim eğilimleri). Zorunlu iç uzlaşma gereksinimi var.
Gürcistan;
Batı yönelimi (AB/NATO yakınlığı), altyapı/transit koridorları üzerinden ekonomik fayda sağlama; toprak bütünlüğü (Abhazya, Güney Osetya) konuları halen hassas.
Türkiye;
Stratejik müttefik, Azerbaycan ile “bir millet, iki devlet” yaklaşımı; enerji ve ulaşım hatlarından fayda, bölgedeki Türk etkileşimini güçlendirme. Ayrıca Türkiye, arabuluculuk ve enerji/transit aktörü olarak konumunu pekiştirmek istiyor. Türk Devlet Teşkilatları ile doğrudan iletişimde olmak, “Dilde,Fik,rde iş te birlik” idealinin hayata geçirmektir.(Trends Resarch)
Rusya;
Hedef, bölgede geleneksel nüfuzu korumak; askeri ve siyasi nüfuzu kullanarak denge kurmak. Ancak Ukrayna savaşı sonrası kaynak/pay azaldı; bazı mekanizmalarda nüfuz erozyonu görüldü ( barış gücü rolündeki değişimler). (Reuters)
İran;
Kayıtsız değil: kuzey sınırına yakın yeni koridorlar (Zangezur vb.), Türkiye-Azerbaycan yakınlaşması ve bölgesel güç dengesindeki kaymalar Tahran’ı kaygılandırıyor. Ayrıca İran’ın Azeri nüfuslu bölgelerde iç politika riskleri var; ekonomik ve lojistik işbirliği arıyor ama aynı zamanda kendine tehdit algılıyor. (Cacainamalist.org)
ABD/AB/ÇİN; ABD/AB: barışı sağlamaya, Rus etkisini sınırlamaya yönelik diplomasi ve ekonomik teşvikler; son dönemde arabuluculuk çabaları arttı.
Çin: altyapı/lojistik (Kuşak ve Yol) yatırımlarıyla ilgileniyor; bölgesel projeler üzerinde ekonomik nüfuz arıyor.
Transit koridorları niçin stratejik öneme sahiptir?
Zangezur Koridoru: Azerbaycan (ve Türkiye) için Nakhchivan bağlantısını sağlayacak stratejik geçit. Ermenistan için egemenlik ve güvenlik kaygısı oluşturuyor; formül ve denetim esasları hâlâ pazarlık konusu. (Vikipedya)
Kuzey–Güney (INSTC / İran rotaları): Rusya-İran-Azerbaycan hattı; alternatif enerji ve ticaret koridorları bölgesel aktörlerin ekonomilerini yeniden bağlama potansiyeli taşıyor. Rusya-İran işbirliği bu koridorları öne çıkarıyor.(cacainalalyst.org)
Türkiye bağlantıları: Türkiye, Kafkasya üzerinden Avrupa-Asya ticaretinde ana aktör olmaya çalışıyor; bu sebeple bölgesel barış ve transit düzenlemeler Ankara için doğrudan ekonomik çıkar demek. (Trends Research)
Güvenlik durumu ve askeri faktörler bakımından ele aldığımızda;
Rus barış gücünün rolündeki belirsizlik Moskova’nın tek başına garantör rolünü zayıflattı; bu boşluk yerel aktörler ve dış güçler arasında rekabete yol açıyor. Reuters
Azerbaycan’ın askeri üstünlüğü sonrası Ermenistan’da güvenlik kaygıları arttı; bu da Erivan’ı yeni güvenlik ortaklıkları aramaya itiyor (Batı, Fransa, vs.).
İran ve Rusya ortaklığı bazı durumlarda askeri ve lojistik koordinasyon getirebilse de (özellikle deniz/enerji projelerinde), iki ülke bölgeyi farklı açılardan görüyor; bu yüzden her zaman uyumlu değiller. (Cacaianalyst.org)
20224-2025 te oluşan gelişmeler; Rus barış gücü merkezlerinin kapanması / çekilme işaretleri bölgesel güvenlik mimarisini etkiledi. (Reuters) 2025 yaz–sonbaharında ABD aracılığıyla yapılan diplomatik teşebbüsler ve bazı sulh girişimleri, transit kolaylıklar ve ekonomik bağlantılar üzerinde yeni ivme yarattı (bunun bölgesel güç dengelerini nasıl değiştireceği hâlâ tartışmalı). Reuters
Gelişmeleri farklı açılardan ele aldığımızda, üç şekilde değerlendirebilmekteyiz. Olumlu gelişme; Kalıcı normalleşme ve ekonomik entegrasyon; Ermenistan ve Azerbaycan arasında kapsamlı bir anlaşma (denetimli transit hakları, güvence mekanizmaları) imzalanır; Zangezur tipi projeler şeffaf, egemenlik koruması ile düzenlenir; Türkiye, Rusya, İran ve Batılı aktörlerin rızasıyla bölge lojistik bir merkez haline gelir. Sonuç: ekonomik büyüme, Rusya’nın tek başına hâkimiyeti azalır, dış yatırımlar artar. (Bu senaryo hâlihazırda diplomatik teşebbüslerle kısmen ilerletiliyor.) (Vikipedya)
Gerilimli ama kontrol edilebilir mevcut durum, Kademeli normalleşme adımları atılır; transit projeler kısmen açılır fakat denetim, gümrük ve güvenlik meselelerinde sürekli pazarlık olur. Bölge dış güçlerin etkinliğine göre dalgalanır; zaman zaman sınır olayları görülebilir ama geniş çaplı çatışma önlenir.
Kötü durum ise, Güvenlik garantilerinin zayıflığı, provokasyonlar ya da yanlış hesaplama sonucu mahallî askeri tırmanma; dış aktörlerin doğrudan müdahalesiyle bölgesel kriz genişleyebilir. Bu durum enerji/koridor projelerini durdurur ve ekonomik maliyeti artırır.
Türkiye için çıkarlar, riskler ve politik önerilerin üzerinde fikir yürütmek ve zihin egzersizleri son derece önemlidir.
Çıkarlar: Transit gelirleri ve enerji işbirliği; Bakü ile stratejik derinlik; bölgesel liderlik imajı. (Trends Research)
Riskler: İran’la gerilim (özellikle Zangezur ve sınır güvenliği konularında), Rusya ile dengede yanlış adımlar, Batı ile ilişkilerde sürpriz maliyetler.
Zaman yaymak sureti ile uygulanabilir politik öneriler:
Çok yönlü arabuluculuk: Türkiye, Baku-Erivan görüşmelerinde ekonomik teşvikleri ön plana koyarak (. Ulaşım-gümrük kolaylıkları, yatırım paketleri) barışı cazip hale getirsin.
Şeffaf koridor modelleri: Zangezur ve benzeri koridorlar için egemenlik garantilerini yazılı ve uluslararası gözlemli modellerle güvence altına almak; yerel yönetimler ve BM/EU mekanizmalarını devreye sokmak. (Vikipedya)
İran ile ikili temas: Tahran’ın güvenlik endişelerini küçümsemeyip, ekonomik ortaklık fırsatları (transit projelerde paydaşlık) sunarak itidal sağlamak.
Rusya ile dengeli yaklaşım: Moskova’yla doğrudan iletişim kanallarını açık tutmak; bölgedeki askeri gerilimleri tırmandırmayacak güvenlik mekanizmaları üzerinde uzlaşma aramak.
Çok taraflı ekonomik paketler: AB/ABD/Çin finansmanının birlikte kullanıldığı mega-projeler Türkiye’nin liderliğini meşrulaştırır ve denge unsurunu güçlendirir.
Bu uygulamalarda dikkat edilmesi gereken risk unsurlarını da göz önünde bulundurmak gerekir.
Koridorların “egemenlikten feragat” gerekçesiyle tartışmaya açılması: Herhangi bir teknik çözüme siyasi meşruiyet eklenmeli.
İran’ın tepkileri yalnızca dış politika değil iç politika (güney Azerbaycan nüfus, Kaş Kaylar, Türkmenler, vs) dinamikleriyle de bağlantılı; bu yüzden ekonomik fırsatlar yanında güvenlik garantileri de sunulmalı.
Rusların, Sovyet sınırlarını yeniden elde etmek isteği, batının bölgedeki kaynaklara kolaylıkla ulaşabilmek isteği bölgenin stratejik önemini ortaya çıkarmaktadır.
Güney Kafkasya şu an uygulamada hâlâ değişken bir saha: ekonomik ağların genişletilmesi bölgeyi barışa çekebilecek en kuvvetli araç, fakat güvenlik garantileri, egemenlik endişeleri ve büyük güç rekabeti bu süreci kırılgan kılıyor. Türkiye, bölgedeki ekonomik ve diplomatik fırsatlardan en çok faydalanabilecek aktörlerden biri; fakat bunun için hem Rusya hem İran hem de Batı ile eş zamanlı ve dikkatli denge kurması gerekiyor.
Güney Kafkasya da siyasi dinamiklerin kilit aktörü durumunda olan Türkiye’nin, hem uyanık, hem de diplomasiyi iyi kullanabileceği esnek politikalara ihtiyaç vardır. Uygulayacağı politikalarda, hem Azerbaycan, hem Türkistan’daki Türk devletleri ile eşgüdüm içinde olması, elini güçlendirir. Hem de, Türk devletleri teşkilatının yapısal oluşumunun temeli güçlendirilmiş olur.
NESİM YALVARICI
YORUMLAR