SOSYAL HİZMETLERDE SPORDAN YARARLANMA

  Modern dünyanın üzerinde önemle durduğu sosyal hizmet bilimi ve mesleği Batı dünyasında gereksinim gruplarıyla çalışırken giderek artan ...

 


Modern dünyanın üzerinde önemle durduğu sosyal hizmet bilimi ve mesleği Batı dünyasında gereksinim gruplarıyla çalışırken giderek artan oranda sportif faaliyetlerden yararlanmaktadır. Amaç bireyin içinde bulunduğu sosyal ilişkiler ağı içerisinde yaşam kalitesini ve yaşam doyumunu arttırmaktır. Bu amaçla , toplumun her katmanına ulaşılması özellikle de dezavantajlı sayılabilecek, yaşlı, kimsesiz çocuklar, afet ve savaş mağduru bireylerle, engellilere yönelik rekreatif ve sportif faaliyetlerin götürülmesi hedeflenmektedir.  Sosyal devlet ilkesi gereği Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidine göre kendini gerçekleştirmesi, benlik bütünlüğünü sağlaması, esenlik ve refahının teminat altına alınmasıdır. Bu amaçla makro düzeyde topluma yönelik bütüncül politikalar geliştirilmektedir. Bu çerçeveden bakıldığında, bireyin kendisini fiziksel ve psikolojik gelişme içinde olmasını sağlayacak olan spor alanı, sosyal hizmet alanı ile entegre edilmeli ve çalışmalarda hedef ve gaye birliğine ulaşılması arzu edilen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sosyal hizmet alanı da spor alanı gibi multidisipliner bir karakterdedir. Sosyal hizmet eklektik bir bilimdir, odağını insan davranışı ve sosyal sistem teorileri oluşturmaktadır. Sosyalliğin ayrılmaz bir parçası ise spordur.  Sportif uygulamalar yolu ile günümüzde otizm, Asperger sendromu, Rett sendromu, Down sendromu, Multiple Skleroz ve diğer engel gruplarıyla 1950’li yıllardan itibaren modern dünyada toplum temelli çalışmalar yürütülmeye başlanmış, bu çalışmalar 1980’li yıllardan itibaren hız kazanarak tedavide ekip çalışması odağında sosyal hizmet uzmanlarının vaka yöneticiliğinde, spor antrenörleri, beden eğitimi öğretmenleri, rekreasyon terapistleri ve iş uğraşı terapistleri iş birliği ve eş güdümü içerisinde iyileştirici ve geliştirici bir rehabilitasyon alanı doğmuştur.

Nitekim, spor, insanların, kinestetik özellikleri yanında, duygu, düşünce, beceri öğrenme ve sağlık yönleri üzerinde de olumlu etkileri olan önemli bir sağaltım aracıdır. Bu özelliği itibariyle de sosyal hizmet alanının vazgeçilmez bir unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır.

2. Dünya Savaşı’nda, 60 milyona yakın insan hayatını kaybederken, yaklaşık 100 milyon insan savaş malulü ve engelli durumuna düşmüştür. Avrupa’da, yaşanan travmanın en az zararla atlatılabileceği tedbirler üzerinde düşünülürken, İngiltere’de, savaş mağdurlarının rehabilitasyonunda, Londra’ya 70 kilometre mesafedeki Aylesbury kentinde Stoke Mandeville Rehabilitasyon Merkezi’nde Dr. Ludwig Guttmann tarafından II. Dünya Savaşı’nda şarapnel parçaları ile çeşitli şekillerde yaralanmış “parapleji” hastalarının rehabilitasyonu için spor kullanılmaya başlanmıştır.

Parapleji;  insan vücudunun bel kısmından aşağısının tutmama durumuna verilen isimdir. Her iki bacakta, karında ve gövdede güç, his, kuvvet kaybı vardır. Böylesine zor bir biyolojik hastalığın tedavisinde bile 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Dr. Ludwig Guttmann’ın yürütmüş olduğu spor odaklı rehabilitasyon uygulamaları olumlu sonuçlar vermiş bu ise ilgililerin o günden günümüze disiplinler arası ekip çalışmasına dayalı uzun dönemli sportif rehabilitasyon çalışmalarına ağırlık vermelerine yol açmıştır.

Bu çalışmalar, yaşanan bütün olumsuzlukların etkilerini en aza indirgemek, sosyal entegrasyonu sağlamak amacı ile engellilerde spor çalışmalarının sistematik olarak yapılması düşüncesini gündeme getirmiştir. Bu doğrultuda ilk olarak Stokmandoville’de “engelliler olimpiyatları” hazırlanmış. Bu süreç, gerek dünya sağlık örgütü(WHO), gerekse de Uluslararası Olimpiyat Komitesi ( International Olympic Committee, IOC,) tarafından da, desteklenmiştir.

Bugün, olimpiyat oyunlarına talip olan ülkelerin yerine getirmesi gereken şartlar arasında, engellilerin çalışmalarını esas alacak şekilde, engellilerde olimpiyat organizasyonu için belirlenen standartlar uygun tesis, araç ve gerecin bulunması olarak kabul edilmesi, engellilik ve spor olgusunun ciddiye alınması, aynı zamanda sosyal hizmetin işlerlik kazanması bakımından büyük bir önem taşımaktadır.

Sporu, sosyal sorumluluk ve sosyal hizmet boyutu ile ele aldığımızda, bireyin sağlıklı bir birey olarak yaşamını sürdürmesi, içinde yaşadığı sosyal topluluğun aidiyet duygusu bakımından toplumsal farkındalığının gelişmesi, bu minvalde kendine yetebilen bir özgüvene, iyi duruş alışkanlığı ile de, sağlığını koruma bilincine ulaşmış olması, belirlenen hedeflerin başında yer almaktadır

Spor disiplini, kendi içinde farklı alanlar oluşturmuştur, Beden eğitimi ve spor öğretmenliği, Antrenörlük alanı, spor yöneticiliği ve rekreasyon alanlarından oluşmaktadır. Sosyal hizmetlerin amacı ile örtüşebilen alan ise rekreasyon alanıdır. Zira serbest zaman etkinlikleri olaraktan ifade edilen bu alan, kendi içinde, eğitim rekreasyonu, sağlık ve terapi rekreasyonu, sanayi rekreasyonu, spor rekreasyonu olarak değerlendirilmektedir.

Rekreasyon bütün dünyada ve sosyal hayatta kabul görmektedir. Sosyal yaşamın hemen hemen bütün boyutlarını kapsayan rekreasyon süreçlerini farklı boyutları ile ele almamız mümkündür. Bu boyutları aşağıdaki gibi ifade edebiliriz;

Ticari rekreasyon; bireylere ürün olarak sunarak kazanç sağlamaya yönelik, Sosyal rekreasyon; bireylerin yemek yeme gibi çeşitli ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik, Uluslararası rekreasyon; farklı ülkelere seyahate yönelik Estetik rekreasyon; sanatsal ve kültürel etkinliklere yönelik Fiziksel rekreasyon; bedensel efor gerektiren faaliyetlere yönelik rekreasyon, Orman rekreasyonu; doğaya yönelik rekreasyonlardır.

Rekreasyon, başta gönüllülük esas olmak üzere yenilenme ve yeniden yaratılma, yeniden yapılanma anlamına gelen Latince “recreatio” kelimesinden gelmektedir. Türkçe anlamı olarak genel ve yaygın bir anlamıyla serbest zamanlarını değerlendirme olarak kullanılmaktadır.

Rekreasyon, yeniden yaratma anlamındaki klasik yaklaşımına göre kişiyi zorunlu iş ve faaliyetlerden sonra yenileyen, dinlenmesini sağlayan ve gönüllü olarak yapılan faaliyetlerdir. Bu tanıma göre insan normal işi dışında ve farklı bir ortam içerisinde boş zamanını isteyerek katıldığı etkinliklerle değerlendirmek suretiyle, bu etkinliklerden kazandığı davranışlarla yenileyebilmektedir. İnsan hayatında süre gelen tekdüzelik ve rutin bir çalışma ortamının oluşturacağı sıkıntı, genellikle rekreatif faaliyetlerle bir değişim, yenilenim meydana getirilerek giderilebilmektedir.

Serbest zamanların aksine, rekreasyon yalnızca bireye değil aynı zamanda bir bütün olarak topluma da katkı sağlamaktadır.

Sosyal hizmet alanı, doğası gereği dezavantajlı vatandaşların kendi olanakları ile ulaşmada güçlük çektikleri sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında, anayasamızın 60 ve 61. Maddelerinden mülhem, sosyal hizmet kanunu; Bu Kanunun adı "Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu" iken, 3/6/2011 tarihli ve 633 sayılı KHK’nin 35 inci maddesiyle "Sosyal Hizmetler Kanunu" olarak değiştirilmiştir. Yani 2828 sayılı sosyal hizmet yasasıdır.

Bu Kanunun amacı; korunmaya, bakıma veya yardıma ihtiyacı olan aile, çocuk, engelli, yaşlı ve diğer kişilere götürülen sosyal hizmetlere ve bu hizmetleri yürütmek üzere kurulan teşkilatın kuruluş, görev, yetki ve sorumlulukları ile faaliyet ve gelirlerine ait esas ve usulleri düzenlemektir.

Anayasamızın 58 ve 59. Maddeleri ile devletin yükümlülükleri olan vatandaşların ruh ve beden sağlığını korumayı esas alır. Bu anayasadan mülhem, 3289 sayılı Türk spor teşkilatı görev ve sorumluluklarını ihtiva eden kanun ile de gerek federasyonlar marifet ile gerekse de doğrudan eğitmen, çalıştırıcı ve monitörler vasıtası ile spor etkinlikleri yapılmak sureti ile hizmet birliğine imkân veren bir devlet mekanizmamız da mevcuttur.

Sporun sosyal gelişmeyi sağlayan özelliğine bakıldığında, iletişim sosyal, entegrasyon ıslah edilmiş çevre, bireyin kendisini yetenekleri ile sunabilmesi, sportif ve rekreatif oyunlarla; yardımlaşma, dayanışma, birlikte iş yapmak sureti ile organizasyon yeteneğine ulaşılması söz konusudur. Bireyler dayanışmaya dayalı mutluluk ve haz verici pozitif etkilerinden yararlanabilmektedirler.

Sporun fizyolojik boyutunda, bireyin kalp- damar sistemi ile vücudu meydana getiren fizyolojik sistemin gelişme içinde sağlığını koruyabilmesi özelliğinin olması sebebiyle, Tıp ve sağlık sektörünün modern dünyada egzersizi alternatif tedavi yöntemi olarak tavsiye etmeleri bu gerekçe iledir. Daha da önemlisi, spor ve egzersiz ile özgüven duygusuna ulaşan birey, kendine yetebilecek fiziksel özelliğe ulaşabilmek, toplumsal ilişki süreçlerine entegre olabilmek için sporun teröpatik etkilerinden yararlanabilmektedir.

Sonuç olarak, insan hareket etmek üzere yaratılmış bir varlıktır. Hareket ise, fonksiyonel canlılığın ifadesidir. Spor ise, insan metabolizmasının yapabildiği her türlü hareket olduğu gerçeğiyle kabul edilen bir olgudur. O halde bireyin fizyolojisinde ve psikolojisinde gelişmesine sağladığı imkân ile toplum yapısı içinde birey olarak kendine yetebilmesi, öz bakım, öz güven gibi toplumdan kopmadan yaşama prensiplerine bağlı davranışları kalıcı olarak yaşamını oluşturacağı için sosyal hizmet alanının birey ve dezavantajlı vatandaşların hedeflerine de uygun düşmektedir.

Sosyal hizmet alanı ile spor hizmet alanının birlikte hareket planlamaları ile sosyal hizmet davranışları geliştirmeleri, hem ekonomik, hem de hedeflenen neticeye ulaşması kolay olacaktır.

Sportif etkinliklerin iyileştirici doğası hastalık ve hastalıkla ilgili engellilik riskini azaltmakta, yüksek bilişsel ve fiziksel kapasitenin sürdürülmesine katkıda bulunmakta ve bireyin yaşamla aktif etkileşim kurmasına olanak sağlamaktadır. Bu doğrultuda mottomuz “kullan ya da kaybet” (use it or lose it) olmalıdır. Bireylerin kullanmadıkları kapasiteleri zamanla ortadan kalkabilmektedir, bunun önüne geçmek için belirli bir zaman dilimi ve performans etkinlikleri doğrultusunda sporun rehabilite edici, teröpatik ve rekreatif boyuttaki olumlu özelliklerinden yararlanılması belirli müracaatçı gruplarıyla çalışırken sosyal hizmet açısından kaçınılmaz olarak görülmektedir. Nesim Yalvarıcı

Not: sosyal hizmet dergisinde yayımlanmıştır.

YORUMLAR

Ad

Makale,131,Şiir,12,
ltr
item
Nesim Yalvarıcı Blog: SOSYAL HİZMETLERDE SPORDAN YARARLANMA
SOSYAL HİZMETLERDE SPORDAN YARARLANMA
Nesim Yalvarıcı Blog
https://www.nesimyalvarici.com/2025/08/sosyal-hizmetlerde-spordan-yararlanma.html
https://www.nesimyalvarici.com/
https://www.nesimyalvarici.com/
https://www.nesimyalvarici.com/2025/08/sosyal-hizmetlerde-spordan-yararlanma.html
true
4680738629484459283
UTF-8
Tüm Yazılar Görüntülendi Hiç yazı bulunamadı TÜMÜNÜ GÖSTER Devamını oku Cevapla Cevabı iptal et Sil Yazar: Anasayfa SAYFALAR GÖNDERİLER Hepsini gör SİZİN İÇİN TAVSİYE EDİLEN ETİKET ARŞİV SEARCH TÜM GÖNDERİLER İsteğinizle eşleşen bir yayın bulunamadı Anasayfaya Dön Pazar Pazartesi Salı Çarşamba Perşembe Cuma Cumartesi Paz Pzt Sal Çar Per Cum Cmt Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Oca Şub Mar Nis Mayıs Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Ara şimdi 1 dakika önce $$1$$ minutes ago 1 saat önce $$1$$ hours ago Dün $$1$$ days ago $$1$$ weeks ago 5 haftadan daha önce Takipçiler Takip et BU PREMIUM İÇERİK KİLİTLENDİ ADIM 1: Bir sosyal ağda paylaşın 2. ADIM: Sosyal ağınızdaki bağlantıyı tıklayın Tüm Kodu Kopyala Tüm Kodu Seç Tüm kodlar panonuza kopyalandı Kodlar / metinler kopyalanamıyor, lütfen kopyalamak için [CTRL] + [C] (veya Mac ile CMD + C) tuşlarına basın İçerik Tablosu