Yıl 1030, Belh’te yani bu günkü adıyla, “”Mezarı şerifte” bir çocuk dünyaya gelir. Çocuk, Muhammed Alpaslan adını alır. Babası, Horasa...
Yıl 1030, Belh’te yani bu günkü adıyla, “”Mezarı şerifte”
bir çocuk dünyaya gelir. Çocuk, Muhammed
Alpaslan adını alır. Babası, Horasan Meliki Muhammed Çağrı beydir.
Selçuklu devletinin başında Tuğrul Bey vardır. Tuğrul Bey,
yeğeninin doğumu için Tebriz’den Belhe gider… Yeğenini kundakta sevdiği sırada,
haberciler acı bir haber ulaştırırlar Tuğrul beye…
Haberi işitince, kundakta sevdiği yeğenini beşiğe
bırakırken, ona tarihin en büyük sorumluluğunu da verir.
Haber şudur; Pasinos, bu günkü Pasinler ya da, bilinen
adıyla Erzurum-Hasan kale de Selçuklu devletinin uç beyi olan Hasan paşayı,
Bizans ve Gürcü ittifakı ile katletmişlerdir. Katiller, Bizans askerleri olsa
da, Gürcü prenslerinin bir toplantıya davet etmeleri ve akabinde dönüş yolunda
pusuya düşürülen Hasan Paşa maiyeti ile birlikte şehit edilmiştir.
Sessizliğini haykırarak ve öfkeyle dile getiren Tuğrul Bey:
“Allah’a ant olsun ki, bu beşikteki bu bebek, hasan paşanın intikamını almak
üzere yetiştirilecektir.”
Yıl 1071, amcasının ahdini yerine getiren sultan Alpaslan,
amcasının ruhuna Fatiha okuyarak, “verdiğin sözü yerine getirmeyi nasip ettiği
için Allah’a hamt olsun, ruhun şad, mekanın cennet olsun” der.
Peki, bu Hasan Paşa kimdir biliyor muyuz? Onun bakiyeleri ve
terekeleri kimlerdir?
Hasan paşa; Selçuklu devletinin uç beyi olarak, Erzurum’dan,
Zap bölgesine kadar hâkimiyet alanına sahiptir. Ve bu gün “Hasanan aşireti”
mensuplarının dedeleridir. Bu aileye Malazgirt ve Ahlat hediye edilir. Zaten
Ahlat, ”armağan” demektir.
Bu gün Malazgirt’in ve civarının en büyük aşireti, Hasananlı
aşiretidir. Ve tanıdığım en güzel insanlardan ibaret bir aşirettir. Hatta Muş
ceza evinde Derslere girdiğimde, o aşiretin lideri Olan Fesih Kaya amca ile tanıştım
ve bu meseleyi konuştum.
Allah rahmet etsin. Kendisinden nezaket hususunda çok şey
öğrendim. Oturup kalkmak, ikram ağırlama, hususunda örnek alınacak bir asalet
örneğiydi. Çok nezaketli, çok seçkin ve çok seviyeli bir insanı tanımış olmanın
hazzını yaşamıştım. Dayılarımla dostlukları çok iyiydi.
Hasananlı aşireti bir
Türkmen aşiretidir. Ve günümüzde, ülkemizin her yerinde yaşamalarına rağmen
kahir ekseriyetleri, Malazgirt’tedirler. Ancak Hakkâri’ye kadar olan bölgeye
tarihin derinliği gibi kök saldıklarını biliyor muyuz?
Burada alacağımız önemli dersler vardır. İntikam insanı diri
tutar ve hedefe vardır. İntikam soğutularak yenilen bir yemeğe onun için
benzetilir. Kırk bir sene bekleyip intikam almak, o intikam stratejini yönetmek,
bir devlet adamlığı dehasıdır. Atasının sözünü yerine getirme iradesi de, iman
meselesidir.
Malazgirt ve Ahlat’ın, Hasan paşanın maiyetine hediye
edilmesi de “vefadır”.
Anadolu’yu ebediyen Türk’e yurt yapan, bu uğurda can veren
şehit ve gazileri saygı minnet ve şükranla anıyorum. Bu vesile ile aynı ruhla hareket eden Büyük
komutan, Gazi Mustafa kemal ve büyük taarruzun bütün gazi ve şehitlerini de,
Rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun, mekânları cennet olsun. Nesim
Yalvarıcı
YORUMLAR