Sayın Cumhurbaşkanı, Hatay’da seçim çalışmalarına endekslenerek planlanan anahtar dağıtım programında yaptığı konuşmasına; “bana güvenin...
Sayın Cumhurbaşkanı, Hatay’da
seçim çalışmalarına endekslenerek planlanan anahtar dağıtım programında yaptığı
konuşmasına; “bana güvenin” dedi.
Sayın Cumhurbaşkanı Hataylı sana
nasıl güvensin?
Depremde iki gün unuttuğunuz için
mi güvensin. Bir saniye erken müdahale ile nice canların kurtulabileceği bir
durumda, kırk sekiz saat sonra Hatay aklınıza geldiği için mi güvensin. Şahsi
gayretleri ile giden vatandaşların engellenmesi için mi güvensin.
Enkazda feryatların yeri göğü
inlettiği, çaresizliğin pençesine bıraktığın Hataylı sana nasıl güvensin.
Depremden birkaç zaman önce “imar
affı” vermiş olan sizin hükümetinize nasıl güvensin.
Devletin imkânları ile aziz milletimizin
ve devletin, Allah’ın himmet ile yapılan yardımları Hataylıların başına
kakarcasına ağdalı bir dille anlatırken sanki görevin değilmişçesine seçim
propaganda malzemesi yapmana mı güvensinler.
Bilesiniz ki, dünya sizin
ekseninizde dönmüyor. Siz bir fanisiniz. Hakkı görüp hakkı söyleyip hakkı
yapmalısınız. Yaptıklarınız devletin size verdiği yükümlülüktür.
Yapamadıklarınızı da söyleyecek öz güvene sahip misiniz ki Hataylılar size
güvensin.
Kaldı ki, ne dediyseniz tersi
çıkmadı mı? Faiz meselesi, rahibin serbest bırakılması meselesi, enflasyon
meselesi, İsveç’in NATO’ya girme meselesi ortadayken iddialı konuşmalarınız
bizleri yanıltmadı mı? Kaldı ki, bölücülerle lahmacunlu ziyafetleriniz, Feto’nun
devletin sırlarına ifşa etmek üzere, mahrem bilgilere ulaşmasında, “devlet;
bağırsaklarını temizliyor” demediniz mi?
Güven zedeleyen daha sayılacak
yüzlerce yaşanmış hadise, bütün tazeliği ile hem hafızalarımızda, hem de
internet sayfalarında dolaşımdadır. Onun için güven meselesinde, düşündüğünüz
gibi, çaresizlerin suskunluğunu “güven” olarak değerlendirmeyin.
Göreceksiniz, güvenilmediğinizi sessiz
çığlıklarla ifade edileceği bir anı yaşayacaksınız.
NESİM Yalvarıcı
YORUMLAR