Hz. Ömer’in 635 yılında,İranlılarla(sasaniler) yapılan ve Nemarık denilen yerde İslam ordusunun zaferi ile sonuçlandı. Sasani imparatorl...
Hz. Ömer’in 635 yılında,İranlılarla(sasaniler) yapılan ve Nemarık
denilen yerde İslam ordusunun zaferi ile sonuçlandı. Sasani imparatorluğunun
450 yıllık saltanatının sonu bu savaşla başladı. Ancak Hz. Ömer’in tarihi bir
sözü, İran hakkında bir hüküm vermemize yardımcı olmaktadır. İran fethi
akabinde;” keşke ateşten dağlar olaydı aramızda, dağlardan ateş olsaydı da bu
fesat kumkuması millete bulaşmasaydık.”
İran denilen ülke,
geçmişten günümüze gelen bir süreci, tarihe kayıt düştüğü şekliyle, hep huzura
barışa kast ederek sürdürmektedir. Bölge ülkeleri ile güvenlik problemi yaratan
geleneksel fars siyasetini, hem “şahlık rejiminde, hem de imam iye Şia sının hâkimiyetinde”
yani “molla rejiminde de” sürdürmektedir. Küresel emperyalistlerle iş tutup
varlığını sürdürürken, bölgeyi tehlikeli bir iklime mahkûm etmektedir.
Emperyalistlerin bölgede
enerji kaynaklarına göz diktiği, geliştirdikleri jeopolitik stratejilerde,
“zamansız havlayan köpeğin sürüye kurdu çağırması” politikasını
sürdürmektedirler. Vekâlet savaşlarında, Irakta, Suriye de, Yemen de, kontrol
ettikleri güçleri, zamansız ve etkisiz hamlelerle, küresel emperyalistlerin üstüne
sürerek, onların karşı hareketlerine meşruiyet imkânı vermektedirler. Bu
çerçeveden bakıldığında, gelinen noktada, gerek istihbarat zaafları, gerekse,
yapılan hamleler, bölgede Küresel emperyalistlerin hedeflerine ulaşabileceği
bir seyir içine girilmektedir.
İran ile ilgili yazmaya
başladığım bu yazı serisi, İran’da gelişen sıcak olayların gelişmesinin de
değerlendirilmesi, son derece önemlidir.
Amerika’nın karakol
devleti hükmündeki İsrail ile savaşır görünmesine rağmen, İsrail devletinin ideallerinde
belirtilen “büyük İsrail Devleti’ni temel alan çalışmalarla, adeta İsrail
devletinin hedeflerine paralel öncü birlikler gibi çalıştıklarını özellikle,
güney Azerbaycan’da, yaptıkları faaliyetlerden anlayabiliyoruz. Zira ABD ve
İsrail hedeflerini; bölgede kurulabilecek Kürt devleti ile sürdürmektedirler.
Gerek lojistik, gerekse siyasi destekleri bunu göstermektedir.
Bu meyanda, güney Azerbaycan’da,
konuşlandırılan Kürtler, İran’ın Kürtlere tanıdığı imtiyazlar ve bölgedeki
Türklere yapılan kötü muamele, Urmiye gölü civarında yapılan projelerde Urmiye
gölü kaynaklarını diğer bölgelere aktarmaktadırlar. güney Azerbaycan-Tahran
ulaşım ağının Kürtlere verilmesi, Kürtlerin silahlandırılması, Ermenistan ile
ilişkiler, Irak ve Suriye’deki Kürt yapılanması ile sağlayacağı bütünlük, güya
büyük Kürdistanın kurulmasına imkân tanımayı hedeflemektedir. Lakin bu BOP ve
İsrail’in, arzı mevut ideali ile örtüştüğü gün gibi açık görünmektedir.
Esasında, Gazze
olaylarının başlangıcında, Hamas’ı hareketlendirip geri çekilen iran;
Süleymaninin öldürmesinde de danışıklı saldırısını, ABD’nin o dönem başkanı
olan TRUMP, ironik bir şekilde açıklaması, bir tirajı-komik olaydır. Iraktaki ABD
üstleri bombalanmadan önce vurulacak hedef ve birliklerin insansız aştırılması
talep edilmiş, neticede boş bir alan vurulmak sureti ile İran’da kamuoyunu
rahatlatmaya dönük bir oyun oynanmıştır. Daha sonra generallerinin Şam büyükelçiliğinde
vurulması ve gösterilen göstermelik İsrail saldırısı, Yemende, ABD ile yapılan
petrol nakliyesi ile anlaşmalar, İran’ın kaypak ve ikiyüzlü bir siyaseti takip
ettiğini görebilmekteyiz.
Eminin Bizim
hariciyecilerimiz, bu durumu gereği gibi fark etmişlerdir. Tedbirlerini de ona
göre almışlardır.
Görünen o ki, Küresel
emperyalistler, BOP ve bölgede ki yapılacak operasyonlarda, ülkemizi hedef alan
bir yaklaşımla, zamana ve sürece bağlı oyunlarını İran ile uygulamaya sokmaya
çalışmaktadırlar. Seçimlerin getirdiği yeni psikolojik ortamda, devlet
yönetiminde sorumluluğun paylaşılmasını sağlayan seçim neticesi, iç barışın
sağlanacağı bir döneme everilmesini işaret ederken, bölge meselelerini ve
gelişmelerini iktidarın muhalefetle de paylaşması, geleceğimiz bakımından
önemlidir. Aynı zamanda Güney Azerbaycan ve Ermenistan’daki, hareketlenmenin an
be an takip edilmesi, hayati önem taşımaktadır.
Nesim Yalvarıcı
YORUMLAR