Osmanlı Devleti’nde görev almış dört gayrimüslim Hariciye Nazır’ından biri Aleksander Karateodori Paşadır, İSTANBULDA yaşadığı semte adı...
Osmanlı Devleti’nde görev almış dört gayrimüslim Hariciye Nazır’ından
biri Aleksander Karateodori Paşadır, İSTANBULDA yaşadığı semte adını
vermişlerdir. Fatih ilçesi içindedir.
Türkiye’de ölüm yıldönümü mütemadiyen kutlanır. Ayrıca, büyük
İskender’den mülhem, Hristiyan milletler içinde, doğan her erkek çocuğun göbek
adıdır Aleksander…
Aleksander Karateodori
Paşa’nın (1833-1906) Osmanlı’nın dış ilişkilerindeki rolü çok önemlidir. Bu
sebeple de, hariciyemizde neler yapıldığına dair, bazı çalışmalar
yapılmaktadır. Çalışmalara, Fener Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos, Avusturya
Başkonsolosu Christine Wendl, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, , Prof. Dr.
Ekmeleddin İhsanoğlu ve Yeniköy Vakfı Başkanı Laki Vingas gibi şahsiyetler
katılmıştır.
Neden bu hususu dile getirdiğim merak edilebilir. Bu zatın
ismi ile bir muhitimiz var, eyvallah… biz kadirşinas bir milletiz… Ancak bu ad
ile adlandırılan birde dini cemaat var. Yani bu isim hayatımızda, bir dini
cemaate ad olarak canlı tutulmaktadır. Acaba bir vefa mı sergilenmektedir? Onu
bilmiyorum…
Cemaatlerin bağlantılarına ışık tutan ve geçtiğimiz sene
Yahudilerin baş hahamlarını seçiminde, hesap ibrası yapılırken, sarfiyatlarının
büyük yekûnunun Türkiye’deki cemaatlere sarf edilmesi ifadesi son derece
manidardır.
İskender paşa adıyla adlandırılan cemaatin bunlarla ilgi
düzeyleri var mı? Var ise irtibat seviyeleri nedir? bu konu milli istihbaratın
meselesidir. Bu aynı zamanda güvenlik meselesidir. Güvenlikçiler bu hususu
irdelemelidirler. Ancak oryantalist siyasetin Türk Milletine çektirdiği
acılardan ders almış olmamız gerekir ki, bir cemaat İskender paşa (Aleksader
Paşa) adıyla yaşatılıyor ise aramıza mesafe koymak şuurlu her vatandaşa
düşmektedir.
Cemaatin yapılanmasına ve faaliyet alanına göz attığımızda,
feto’nun boşalttığı alanları doldurma gayreti içinde, mevcut AKP hükümeti
içinde etkin, Kamusal alanlara egemendirler. Özellikle üniversite
yapılanmalarında…
Hatta kendi eğilimlerinde olan ve atanan bir valiyi kendi
ritüellerine uygun bir merasimle karşılamışlardır. Bunlar herkesin gözü önünde
cereyan etmiş, hiçbir merciden de tepki almamışlardır.
Devlette kadrolaşma, iktisadi yapılanmaları, tıpkı Feto
Yapılanması gibi…
Yarın bir gün, devlete paralel bir yapılanma olmamaları
garantisini kim verebilir? Yine devletin en olumsuz vaktinde kıyama kalkmaları
halinde bugünden tedbir almayanlar, o gün ne diyecekler merak ediyoruz.
Bunun mümkün olmadığını diyenlere, feto örneği bütün tazeliği
ile karşımızda değil mi? Diyebiliyoruz.
“Türkleri asla savaşarak, asker silah kullanarak
yenemezsiniz. Türkleri, sadece din adamlarını elde ederseniz, onlar devleti
yıkar.” (Vinston Çhurçhill İngiliz devlet adamı…)
YORUMLAR